Gülüş'ün Köşesi Kitap

Umut varsa, güleriz ağlanacak halimize!

Nasıl oluyor da her sayfada hüngür hüngür ağlamak yerine, gözümden yaş gelene kadar gülüyorum?

ahhkalbim1Bebeğini emzirdiği aylarda kocası ona, bir başka kadına âşık olduğunu ve boşanmak istediğini söyledi. Rakibi genç, güzel, incecik yabancı bir kadındı. Boşandı, kucağında kızıyla anne evine döndü. Kendisine cehennem azabı çektiren bir patrondan şirket arabasına verdiği hasarları ve yetiştiremediği işleri saklayarak işten kovulmamaya, hayatta kalmaya çalıştı. Başkasına güzel görünmek uğruna kendini olmadığı gibi göstermek zorunda hissetti. Ödünç aldığı ayakkabının topuğunu kırdı, küpenin tekini düşürdü. Yemekten şişen vücuduna hazır giyim mağazalarında giysi bulamaz oldu. Kızına yeterince annelik yapmadığı için kendi annesinden azar işitti.
Kulağa komik geliyor mu?

ahhkalbim2

Çocuklu bir kadının özel hayatında yaşayabileceği her tür trajediyi yaşayıp dibi gören Aylin, Allah’ın sevgili kulu olmaktan fersah fersah uzakta. Üstelik beceriksiz, talihsiz, bahtsız. Hepsinden kötüsü, bu hikâye kurgu değil, gerçek! Peki, o zaman nasıl oluyor da her sayfada hüngür hüngür ağlamak yerine, gözümden yaş gelene kadar gülüyorum?

Meriç Mekik kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak yazmış romanını. Aylin arkadaşlarının kendisine bulduğu eş adaylarını kaçırmayı başaran, oturduğu sandalyeden bile yere düşebilen bir anti-kahraman olmuş. En kötü zamanlarınızdaki haliniz! Korumak, yardım etmek istiyorsunuz ama neresinden tutacaksınız? Onu sevmenize rağmen içinizden Aylin’le eşzamanlı söyleniyorsunuz: Şaşkın Aylin. Aptal Aylin.

Okurken arada bir “Acaba ben olsam intihar eder miydim?” diyor fakat yüksek sesle gülmekten de kendimi alamayıp, kendimden şüphe eder oluyorum. İçim sızlıyor diyeceğim ama hayır, sızlayamıyor, çok komik, çok!

ahhkalbim3

ahhkalbim4Bir romanı iyi yapan üç şeyden ikisi dil ve hikâye ve ise, üçüncüsü de kurgudur ve işte bu noktada pek çok okur aradığını bulamaz. Ama Meriç Mekik işin sırrını çözmüş. Roman ilk sayfasından itibaren sizi içine çekiyor ve soluksuz ilerliyorsunuz. 450 küsur sayfayı ne ara okuduğumu bilmiyorum ama bu kadar güldükten sonra son sayfada ağlamama şaşırıyorum. Bu roman beni etkilemiş.

Kurgudaki başarısını aldığı ekonomi eğitimine borçlu olduğunu bana fısıldayan Meriç Mekik’in bana kitabı imzalarken yazdığı şu satırlarla sözümü bitirip, kitabı boşanan bütün annelere can-ı gönülden tavsiye etmek istiyorum:

… ve benim gibi sakar, tombul ve çocuklu bir kadın aşık olabiliyorsa, bu dünyada herkes için umut var!

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız