escort bayan istanbul escort mersin escort mecidiyekoy escort halkali escort bahcesehir escort beylikduzu escort bakirkoy escort porno izle porno sex hikayeleri

Gülüş'ün Köşesi Hamilelik & Doğum Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik

Sevgili anne olmak isteyen takipçim…

Bu anne adayına verdiğim cevabı beğendiniz mi? Ne eklemek, ne değiştirmek istersiniz? Yorumlarınızı beklerim.

Bu mail’i bana atmış olduğunuz için, size arkadaş sıfatıyla cevap vermeye çalışayım. Zira böyle bir sorunun uzmanlığı olmaz herhalde.

Çocuk istiyor olmak, bir çocuğa sahip olmak için en güzel sebep. Artıları ve eksileri tartıyor olmanız ise, onu en iyi koşullarda büyütmeye ne kadar duyarlı olduğunuzun göstergesi. Bu açıdan bakınca cevap “evet” olmalı zaten.

Bundan yıllar önce hamile kalıp kalmamayı tartarken ben de sizinle aynı tünelden geçtim. Maddi durumumuz anca iki kişiyi geçindiriyordu. Ama “çocuk” demek düzenli muayene masrafları, doğum masrafı, eşten dosttan gelecek kılık kıyafete rağmen bir yığın alışveriş demekti. Sonrasını yani okul masraflarını falan saymayalım bile. Yoksa bu işe hiç giremeyiz!

Modern hayat öyle bir hayat ki, çocuğa verecek yeterince zamanınız olsa paranız olmuyor, paranız olsa, bu kez zamanınız olmuyor. Dengeyi tutturmak şanslı bir azınlığa mahsus.

Önce para meselesine bakalım.

Açıkçası pek çok aile için maddi açıdan beklenen o “yeterince uygun” zaman asla gelmiyor. Çünkü hep daha fazlasını, daha iyisini istiyoruz.

Bu açıdan bakarak; En şık bebek arabasında, en güzel tulum içinde, en şaşaalı doğum günleriyle büyüyen bebek fikrine ve parıltılı bir çocuklu hayat görüşünüze veda etmeye hazır mısınız?

Hazırsanız, o halde şimdi de iş hayatından vazgeçip evde çocuğuna bakmayı seçen annelere bakalım. Haberiniz var mıydı: Bazı anneler, bebeğin doğumunu izleyen birkaç hafta içinde depresyona girebiliyorlar. Kim derdi ki canından çok sevdiğin bebeğine nefes almadan bakmak bu kadar zor olsun! Sabahın altısında başlayan emzirme, alt değiştirme, kusmuk temizleme ve sevgi gösterileri yapma mesaileri, hiç durmadan (aslında 24 saat) devam ediyor. Monotonluk üzerine tez yazacak hale geliyorsunuz. Eh, para da olmayınca, gezmeler de az, tuvalete girdiğinizde ona göz kulak olacak biri bulmak da zor. O günlerin nasıl gelip geçtiğini hatırlayamayabilirsiniz…

Parıltılı bir bebek ve harika görünen annesinin hayaline veda edebildiyseniz, şimdi;

Gelelim zaman meselesine.

Bilmenizi isterim ki annelerin yarısından fazlası işe gittikleri ve çocuklarına yeterince vakit ayıramadıkları için suçluluk duygusu içinde yaşıyorlar. Bu duygu onları çocuklarına abartılı sevgi gösterileri yapmaya yönlendirebiliyor. Örneğin eve gelir gelmez kucağa alıp hiç indirmemeye, her gece birlikte uyumaya, ağlamasına kıyamamaya, bir dediğini iki etmemeye ve her istediğini almaya. Tahmin edersiniz ki bolca şımarık, üstelik tatminsiz ve mutsuz bireyler çıkıyor ortaya.

Tüm bunlar size karanlık bir tablo gibi görünmüş olabilir. Aslında değil. Görmenizi istediğim, “bir bebeğim olsun” isteğinizin size sunduğu tozpembe madalyonun diğer yüzü. Bilirsiniz;

Davulun sesi uzaktan güzel gelir. Yakınlaştığı zaman ise ancak ne beklediğini öğrenmiş ve ona göre hazırlığını yapmış olana güzel gelir.

Şimdi artık bir A ve B planınız var.

Her şeyin yolunda gittiği bir hamilelik, doğum ve bebeklik A planınız olsun. Uyku sorunlarının bile az olduğu, sakin bebeğinizin size, ona mama hazırlamak, banyonuzu yapmak, evi toparlamak için yeterince zaman bıraktığını düşünelim. Hamileliğiniz boyunca doğru uzmanlara danışmış, doğru bir-iki kitabı bulmuş olduğunuzu varsayalım (bu can alıcı derecede önemli). Çocuk bakımı ve çocuklarla iletişim konusunda donanımlı bir annesiniz artık. Yine de yorulacaksınız, bazen daralacaksınız. Ama çocuğunuzla geliştireceğiniz muhteşem sevgi ve ilgi dolu ilişkinin yanında yorgunluğun lafı bile olmayacak!

Çocuk büyürken (benimki 1,5 yaşından itibaren arkadaşa ihtiyaç duymaya başlamıştı) önce yarım zamanlı, sonra tam zamanlı kreşe verebilirseniz, sonrası daha kolay.
İşte size güzel plan!

Şimdi B planına bakalım. Aslında B planı dediğim, her annenin düzenli olarak üçer beşer günlük yaşadıkları süreçler: Hastalık. Huysuzluk süreçleri. Bir kış günü kaloriferlerin bozulması ya da eşinizle kavga etmiş olmanız (sinirler gergin, moraller sıfır).

Her koşula rağmen önce bebeği düşünecek, onun yanında onun yaşına uygun davranacak gücünüz var mı? Bu bir.
Dışarıdan destek alma şansınız nedir? (anneanne, babaanne, teyze nerede?) Bu iki.

Bu iki soruya evet dediyseniz, bundan sonrasında lütfen müsterih olun.

Bazen tüm çabalarınıza rağmen yine de işler istediğiniz gibi gitmez. El kadar çocuğa bağırıverirsiniz. Ya da bir bakarsınız düşmüş, kolunu incitmiş. O zaman kendinizi suçlamayın çünkü siz, bir anne olarak olabileceğinizin en iyisisiniz. Kendinizi affedin ve elinizden geleni yapma çabanıza devam edin. Çocuğunuz sevgi dolu bir yetişkin olacak!

Başa dönerek bitirelim: Siz ve eşiniz, birlikte bir çocuğunuz olsun istiyorsanız eğer, bu, bir çocuğa sahip olmak için en güzel sebep.

Yolunuz açık olsun, her şeyin hayırlısı olsun.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Taze bir ikiz annesi olarak davulun sesinin uzaktan hoş geldiğini söylemden edemeyeceğim ben de 🙂 Kesinlikle doğru zamanda, çok geciktirmeden ve mental/fiziksel hazırlık yaptıktan bebek sahibi olmak çok önemli. Faydalı yazınız için teşekkürler…

  • Gülüş her zamanki gibi o kadar güzel anlatmışsın ki ekleyecek birşey yok. Anne senin önerdiğin bebek-anne-çocuk gelişim kitapları ile donanımlı olursa çok daha güçlü olacaktır. Sevgiler.