Gülüş'ün Köşesi

Seni doğurdum çünkü…

Her anne çocuğu bu soruyu hiç sormayacak zannederek büyütür onu.

01Sevgili oğlum, kızım,

Bazı anlar olur ki, insan anne babasına dönüp “Beni niye doğurdun?” diye sormak isteyebilir. O anlarda hayat seni boğacakmış gibi durur. Yere düşmüş, yaralanmış olursun ve yeniden ayağa kalkacak, yaralarını saracak gücü bulamadığını düşünebilirsin. Nefes almak bile zor gelebilir… İşte o zaman bilmek isteyebilirsin, annen ve baban hangi akla hizmet edip de doğurmuştur seni?

  • Bu dünyaya çocuk getirilir miymiş?
  • Anneyle babanın kafaları mı iyiymiş?
  • Bir anın şehvetine mi kapılmışlar, ötesini düşünmemişler mi?
  • Mahalle baskısına mı yenik düşmüşler? Hani, ne zaman evleneceksiniz, ne zaman çocuk yapacaksınız, kardeş yapmayacak mısınız diye sürüp giden o sorulara cevaben mi yapmışlar seni?
  • Yoksa bir bebek yaparak evliliklerini güvence altına alacaklarını mı düşünmüşler?

Sana bir cevap borçluyum. Çünkü seni doğurmak zorunda değildim. Hayata gelmeyi sen seçmedin, bu seçimi senin için ben yaptım ve bunun bir açıklaması olmalı.

Öncelikle bilmeni isterim ki yukarıdaki seçeneklerden hiçbiri benim seni doğurma sebebim değil.

  • Hayatımı çoluk çocuğun egemenliğine bırakmak istemeyecek kadar kendime saygım var. Çocukları tarafından yönetilen koca koca insanların da, akvaryumda dönen balık gibi yaşayan koca koca çocukların da hayranı değilim!
  • Anlık şehvetlerimin kâbusla sonuçlanmaması için kendimi nasıl korumam gerektiğini -çok şükür- biliyorum. İstemeden, hazır olmadan çocuk sahibi olmak sadece çocuk için değil, anne için de çok kötü bir başlangıç.
  • Mahalle baskısı bir sinek vızıltısı ise, ben de çevremi düzenli ilaçlamayla susturmayı bilirim!
  • Hayatını 20’li yaşlarında silbaştan kurma deneyimi edinmiş bir kadın olarak, evliliğimi güvence altına almaya pek vakit harcamam. Ben mutlu olduğum ve eşimi mutlu ettiğimi düşündüğüm sürece evliliğim sürer. Bebeğim de bir amaca hizmet eden bir araç olarak değil, karşılıklı saygı ve sevginin bir sonucu olarak doğmuştur.

02Gelelim seni doğurma sebeplerime:

  • Seni doğurdum çünkü “0 ya da 2” çocuk annesi olmak, çocukluk hayalimdi.
  • Seni doğurdum çünkü kendi küçük hayatımda istediğim pek çok şeyi yaptım, merak ettiğim pek çok şeyi deneyimledim, sana hazır olduğumu düşündüm.
  • Seni doğurdum çünkü yumurtadan çıkacak sürprizi kabul etmeye hazırdım.
  • Seni doğurdum çünkü hakkın olan ilgiyi, sevgiyi ve korumayı sana vermeye niyet ettim.
  • Seni doğurdum çünkü yeterince iyi bir anne olmak için değişmeye, gelişmeye niyet ettim.
  • Seni doğurdum çünkü “Bu dünyaya çocuk getirilmez” sözünün bir ütopya olduğunu, yaşamın her zaman bir yol bulduğunu fark ettim.
  • Seni doğurdum çünkü bu dünyada senin bir yerin olduğunu anladım.
  • Seni doğurdum çünkü sana inandım. Bazı şeyleri benden daha iyi yapacağına, bazı şeyleri senden öğreneceğime, sana ihtiyacım olduğuna inandım. Haklı da çıktım.
  • Seni doğurdum çünkü baban baba olmak istiyordu, babalık yapabilecek kadar sevgi doluydu ve hayatına, evliliğine sahip çıkmıştı.
  • Bugün bana “Hayatının hangi dönemine dönmek istersin” diye sorsalar, seni doğurduktan sonraki yıllarımı isterim. O seni üzen hatalarımı yapmamak için de bir fırsatım olur! Ama sensiz bir hayat istemem.

03“Anne, beni neden doğurdun?” diye soracak olursan, işte bunları söylerim sana.

Gerçi anneler çocuklarının bu soruyu soracak duruma düşmelerini istemezler. Her anne, kendi çocuğu bu soruyu hiç sormayacak zannederek büyütür onu. Buna o kadar inanırlar ki, bazen yardım çığlıklarını bile duymazlar. Ama hiçbir anne çocuğunu hayattan koruyamaz ki. Hayat, iyisiyle kötüsüyle gelecektir, hepimize geldiği gibi. Bu soruyu sormaya yeltendiğin gün, cevabı hatırlayıp gülümseyecek gücü bulmandır benim dileğim. Bu gücü sana vermiş olmam dileğiyle. Seni seviyorum…

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

3 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız