Dünyadan Esintiler Ebeveyn Koçu Kategorisiz

Rahat bir ebeveyn olmanın yolu

Birçok anne baba ebeveynliği olması gerektiğinden fazla yorucu hale getiriyor.

mother-937038_640Herkes kendisine yakın hissettiği, düşüncesini destekleyen uzmanın söylediklerine inanmayı yeğler. Son zamanlarda Avrupa’da ses getiren Danimarkalı uzman Juul ise benim favorimdir. Çünkü 67 yaşındaki aile terapisti düşündüklerimi doğruluyor gibi. Ebeveynlik türleri ve teorilerinin devasa denizinde, kocaman, sakin, huzurlu bir ada gibi duruyor Jesper Juul.

Gerçi onun da kitaplarını okumadım ve tam da bu nedenle bana hitap ediyor. Okuduğum üç söyleyişisinden düşüncesinin tam bana göre olduğunu anladım. Neden kitaplarını okuyayım ki o halde? Adam aklımdakilerini söylüyor! Üstelik ebeveynliği tüm dertleri ve endişelerden arındırarak kolay hale getiriyor. Nasıl mı? İçgüdülerimize güvenirsek en iyisini yapmış oluruz diyerek!

Jesper Juul çocukları, ceza, yasak ve talimatlarla şekillendirmeye ihtiyacı olmayan, eş değerli insanlar olarak görüyor. Çocuklar için önemli olan ebeveynlerinin birbirine ve başkalarına nasıl davrandıkları, tartışma ve sorunları nasıl çözdükleri.

“Sağlam bir ebeveyn-çocuk ilişkisini kurmanın tek yolu, çocuğun bir davranışını açıklamaya çalışmak yerine çocuğun kim olduğunu öğrenmektir.”

Juul’a göre ebeveynin yanlış veya doğru davranışı yoktur. Önemli olan sadece gerçekçi, otantik davranmamızdır. “Olmaz ama, davranışımızın çocuğumuza psikolojik etkileri yok mu?” diyeceksiniz şimdi. Evet, var tabi ki, bunu biliyoruz. Ancak Juul’e göre “çocuk yetiştirmek” olarak düşündüğümüz şeyleri çocuklarımızın gelişimini pek etkilemiyormuş. 20 yaşına geldiğinde nasıl biri olacağı, bizim yetiştirme çabalarımız değil, aile olarak çocuğumuza sergilediğimiz otantik davranışlarımızın sonucudur. Yani biz ebeveyn olarak çocuklarımıza örnek teşkil ediyoruz, iyi veya kötü, ama 7 gün 24 saat. Peki, çoğumuz şüphesiz “iyi örnek” olma çabasında, değil mi? İşte Juul’a göre bu boşa kürek çekmeye benziyor. Ona göre bu çaba “romantik” bir düşünceden ibaret ve gerçeklikten çok uzak. Ona göre biz sadece birer örneğiz. Doğru veya yalnış örnek yok. Sadece örnek. Bu o kadar basit.

Bunun üzerinden biraz düşünürsek haklı olduğunu anlayabiliriz. Birlikte düşünelim. Diyelim çocuğumuz bizi bilerek kızdırmaya çalışıyor. Birimiz sakince bunun yanlış olduğunu çocuğa izah eder. Başka birisi ampül gibi parlar. Sakin kalması mümkün değil. Çünkü kendine yakın hissettiği birinde bu davranışı hep görmüştür ve ondan dolayı hassaslaşmıştır. Sakin kalmak belki daha güzel olur ama elinde değil. Konuyla ilgili kendi sorunu halletmediği sürece parlayacak. Sakin kalması için neler yapabilir? Derin nefesler mi? Odayı terk etmek mi? Çocuk ne görecek peki? Çocuklarımız sadece otantik davranışlarımız benimseyeceği için yapmacık bir mutluluk veya sakinliğini zaten önemsemeyecek. Boş verin, uğraşmayın diyor Juul. Siz siz olun, bu çocuğunuz için en iyi olanıdır.

“Çocuklar çok ilgi ister ama istedikleri kadar ilgiye ihtiyaçları yok!”

“Biraz rahat olun!” diyor Juul. Çocuklarımızla yaşadığımız stresin kaynağı genelde hep kendimiz oluyoruz. Çünkü daha “iyi”  daha “başarılı” bir ebeveyn olmak için uğraşıyoruz. Buna hiç gerek yok diyor Juul. Ona göre çocuklar sadece anne babasıyla vakit geçirmek istiyor. “Çocuklar sadece ebeveynlerle birlikte şimdi ve burada olmak istiyorlar.” diyor Juul. Yani birlikte tramboline binelim diyen çocuk sadece seni seviyorum der aslında. Trambolin ya da başka bir oyun oynamak tabi ki güzel ama bu onun seni seviyorum demesinin aracıdır.

“Çocuğu olunca insan kendisiyle pek ilgilenmiyor. Bence bize zor gelen aslında budur. Üstelik birçok anne baba için ebeveynlik olması gerektiğinden fazla yorucu hale geliyor.”

Zamanınızın yetersiz olduğu fikrine kapılmışsanız bilin ki çocuğunuza fazla odaklanıyorsunuz. Ne güzel bir cümle, değil mi? Kendimize vakit ayırmak adına çocuğumuzla daha az zaman geçirelim. İçinizdeki “kötü anne” endişesinin nasıl tırmandığını adeta hissedebiliyorum! Endişelenmeyin diyor Juul. Eğer kendinize vakit ayıramıyorsanız, bir çift olarak eşinizle keyifli vakit geçiremiyorsanız, çocuklarınıza kesinlikle fazla vakit ayırmış oluyorsunuz diyor. Bu ne size ne de çocuğunuza iyi gelir. Çünkü çocuğunuz sizinle aktivite, faaliyet vs yapmak istemiyor. Bunu zaten yetirince kreş ve okulda yapıyor. Orada “çocuk olmak” hakkında fazlasıyla öğreniyor. Onun sizden istediği ve ihtiyacı olan şey sizinle birer yetişkin olarak “normal” ve “yetişkin” zaman geçirmektir. Yoğun okul öncesi ve okul dönemlerinde çocuklar bolca hayal kırıklığı ve stres tadıyor. Bunlarla başa çıkmasını orada öğrenmiyor ama. Bunun için yetişkin örnekler lazım, çünkü bunlarla başa çıkmayı evde ailesinden öğreniyor.

Juul’e göre sürekli bir programa tabi tutulan ve yetişkinlerle normal vakit geçiremeyen çocukların temel etkilerini artık bugünkü gençlerde görmeye başlıyoruz. Çocukların yaşamakla ilgili bilgisi sıfır. Hayatın nasıl işlediğini bilmiyorlar. Hayal kırıklığıyla nasıl başa çıkıldığını bilmedikleri için depresif oluyorlar.

Siz siz olun!

Biz ve büyüklerimizin içinde yetiştiği disiplin, düzen ve saygı odaklı dönemlerin ardından ebeveynlik metodlarımızı sorgulamak şüphesiz çok faydalıdır. Ama lütfen abartmayalım da. “Daha iyi bir ebeveyn” olmak için çocuğumuza gerçekçi davranmamız ve eşimize ve kendimize ya da sevdiğimiz şeylere vakit ayırıp mutlu olmamız esastır. Çünkü ancak mutlu ebeveynlerin mutlu çocukları olur. Korkmadan, endişelenmeden bir aile olarak nasıl mutlu olacağımıza odaklanalım! Yolda yaptığımız hatalardan çocuklarımız zarar görmez diyor Juul. Yeter ki yaptığımız hatalar için sorumluluk alalım, sınırlarımızın arkasında durup şaşkınlıklarımızı inkar etmeyelim! Yoksa çocuk kendini suçlayacak.

“Anne baba tabi ki bağırabilir, ağlayabilir vs. Çocukların birer vitrin mankenine değil, yaşayan ebeveynlerine ihtiyacı var!”

Bunlar kulağa hoş geliyor, değil mi? Ancak uygulamak hiç kolay olmuyor! Benim çok benimsediğim bir görüş olmasına karşı hala her konuda rahat olamıyorum. Az da olsa endişe veya vicdan azabı çekiyor anne işte. O kadar da olacak sanırım. Konu kendimizi değiştirmeye gelirse otantik olmak daha önemli, değil mi!

 

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız