escort bayan istanbul escort mersin escort mecidiyekoy escort halkali escort bahcesehir escort beylikduzu escort bakirkoy escort porno izle porno sex hikayeleri

Eğitim Gülüş'ün Köşesi Kategorisiz Röportaj

“Moral” öğretmenimle sohbet

morale01
“İster Belçikalı ol ister başka bir ülkeden, ister neşeli ol ister hüzünlü, moral dersleri senin için düşünüldü. Burada kendini ifade etmek, düşündüklerini söylemek için bir alan bulacaksın”
“Dayanışma içindeyiz, hoşgörülüyüz”

Belçika’daki okullarda da din dersi vardır, ama mecburi değildir. Mecburi olmaması, öğrencilerin ahlak-sız kaldığı anlamına gelmez: Müslüman, Katolik, Protestan, Yahudi dinlerinden birine mensup değilseniz ve bu derslerden birine girmeyecekseniz, o zaman “Moral” dersi seçeneğiniz vardır. Bu, bir nev-i din öğretisinden arınmış Ahlak Bilgisi dersidir. Ama çok daha fazlasıdır!

Daha önce yazdım ama sanırım önemini asla yeterince vurgulayamayacağım. Bu derslerin hayatımı etkilemesinin en önemli sebebi, öğretmenin bana bilgi yüklemesi değil, benim içimdeki bilgiyi çıkarıp işlemesiydi. Öğretmenlerimden biri, Madam Devillé idi. Onu “Ölü Ozanlar Derneği”ndeki Mr. Keaton’a benzetebilirdiniz: Sınıfa şarkı söyleyerek girer, çantasını sandalyenin üzerine koyup kendisi de masanın kenarına otururdu. Öğrencilerin kendisini dinlemeye başlaması için taktiği çok başkaydı: Önceki gece Yunan restoranında nasıl eğlendiğini, dansettiğini, tabak kırma sırasında nasıl saklanacak yer aradığını anlatır, sonra da “Eee, bugün ne konuşmak istersiniz?” diye sorabilirdi. Her zaman rahat, sakin ve keyifliydi.
morale02Zannetmeyin ki dersleri boş geçerdi; Aksine, sohbet havasında ilerleyen ve notları asla karneye yansımayan bu derslerde hayata dair bütün diğer derslerden fazlasını öğrenirdik. Burada nasıl biriyle evlenmek istediğimizden tutun, hangi işi yapmak istediğimizden geçin, idam, kürtaj, yönetim biçimimiz gibi ağır konularda birer düşünceye sahip olurduk. Herkesin edindiği fikir birbirinden farklı olurdu. Bu derste kural başkasını haksız çıkarmak değil, onu anlamaya çalışmaktı.

Yıllar sonra Moral öğretmenim Madam Devillé’ye sosyal medyadan ulaşıp, ona birkaç soru sordum:

Moral derslerinde öğrencilere vermek istediğiniz nedir?
Benim için bu dersin en önemli amacı, öğrencilerimin okuldan birer koyun gibi değil, düşünmeyi öğrenmiş bireyler olarak çıkmalarıdır. Bunu onlara bu şekilde asla söylemem ama sonuçta Platon’u, Sokrates’i akıllarında tutsalar ne olur, tutmasalar ne olur. Sorumlu birey vatandaşa dönüşmeleri, esas önemli olan. Moral derslerinin amaçlarından biri de bu zaten.

morale03
– Örtmenim, örtmenim!
– Laik moral dersleri alacağımız doğru mudur?
– Tanrı bilir!

Diğer amaçları neler?
Moral dersleri başkalarının fikrine saygı göstermeyi ve tahammül etmeyi, gerektiğinde de tahammül etmemeyi öğretir! Özgürlüğün kanatlarını kesen her şeye karşı uyanık olmaya teşvik eder.

Derslerde neler konuşuluyor?
Orta 1 ve 2’de amaç, kendine ve başkalarına saygı göstermeyi öğrenmek. Bunun için farklı temalar işleniyor: Barış, Kişilik, Basın, Önyargılar, Ayrımcılık… Orta 3’te bütün konular Kişisel Sorumluluk üzerine kurgulanıyor. Öğrenciler “Hayır” demeyi öğreniyorlar. Biliyorsun ergenlik dönemi başkaları gibi yapma ve çoğunluğa uyma ihtiyacı duyulan bir dönem, riskli yaşlar bunlar. Milgram deneyimini konuşuyoruz, bilgisayar oyunlarını ve TV yarışmalarını tartışıyoruz. Demokrasi konusunu kişisel sorgulamalar ve grup çalışmalarıyla işliyoruz. Sonra AIDS’i, değer yargılarımızı, güncel olayları Yunan felsefesine kadar dayandırarak işleriz. Lise sonda birkaç senedir öğrencilerimle sıkça okul dışına çıkıyoruz. Sergileri, ibadethaneleri, demokratik düşünceyi temsil eden mekânları (meclis, adalet sarayı gibi) geziyoruz. Bazen de sınıfa önemli kişiler davet ediyoruz, en son ötanazi konusunu işlerken bunu yaptık. Neticede ders programı çağdaş felsefelerin ve fikirlerin işlenmesini sağlıyor. Öğrencinin dünyaya açılmasını, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmesini sağlıyor.

morale04
Madam Devillé, öğrencileri ile gezide

Yaptığınız son gezilerden birinden bahseder misiniz?
2010’de sene sonuna doğru tarih öğretmeniyle birlikte Lise 2’leri Auschwitz’e götürdük. Bütün eğitim yılı boyunca çocukları bu seyahate hazırladık. Bir sonraki yıl, gördüklerimizi ifade eden bir sergi kurguladık. Bütün lise öğrencileri bu sergiyi ziyarete geldiler. Unutulmayacak bir deneyimdi, kuşkusuz zorlayıcıydı ama çok zenginleştiriciydi ve hepimizi büyüttü.

Belçika eğitim sisteminde gördüğünüz sorunlar var mı?
Artık kariyerimin sonuna geldim. Bunu öğrencilerime söylemiyorum, yaşımı bilmesinler diye (gülüyor)! Mesleğimi hala çok seviyorum, bu yüzden emekliye ayrılmak bana zor geliyor. Ama eğitim sisteminde idari işlerin ve genel kararnamelerin seviyeyi yukarı değil, aşağı çektiğini düşünüyorum.

 

 

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız