Dünyadan Esintiler Gülüş'ün Köşesi

Eşitlikler ülkesinde anne olmak

Büyükelçi Nina Vaskunlahti ile "Anne Paketi"ne bakarken
Büyükelçi Nina Vaskunlahti ile “Anne Paketi”ne bakıyoruz

Bir ülke düşünün, Güney Kore ile birlikte dünyanın en iyi eğitim veren ülkesi olarak anılıyor. Bir ülke düşünün ki, “Save The Children” sosyal toplum kuruluşu tarafından annelik yapmak için en iyi ülke ilan edilmiş… İşte bu iki veri, Ankara’daki Finlandiya Büyükelçiliği’ne koşar adımlarla gitmem için yeterli sebeplerdi. 3 Mart Salı günü Büyükelçi Nina Vaskunlahti, beni Finlandiya’nın bir özelliği olan “ücretsiz okul yemeği” çerçevesinde çocuk yetiştirme yaklaşımlarını konuşmaya davet etti. Benim için çok özel olan bu sohbetin detaylarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

5,2 milyon nüfusuyla Finlandiya’yı Ankara’dan biraz daha kalabalık bir yerleşke olarak düşünebilirsiniz. Büyükelçi, “Bu sayıya ayrı yaşayanları, evlenmeden birlikte yaşayanları ve eşcinselleri de dâhil ettik” diyerek şaşırtıyor beni. Türkiye’de “eşcinsel” kelimesini neredeyse bir ayıp, gizlenmesi gereken bir tabu olarak görmeye meyletmişiz. 16 yıl Belçika’da yaşamış olmama rağmen ben bile kanıksamışım…

“Geldiğimiz yere çabayla geldik”

Finlandiya’yı herkesin lüks içinde yüzdüğü bir yer olarak hayal ediyorsanız yanılıyorsunuz. Vaskunlahti, dünyanın her yerinde olduğu gibi yoksulluğun Finlandiya’da da mevcut olduğunu bildiriyor: “30’larda ve 40’larda biz fakir bir toplumduk. İyiye doğru gitmek için çok çalışmak gerekti ve biz de çalıştık. Bugün çok daha iyi durumdayız ama hala her çocuğun evde yeterince beslenip beslenmediğinden emin değiliz. Belki biri, sadece sandviç yiyordur.” İşte bu yüzden ücretsiz okul yemeklerini diyetisyenler ve son zamanlarda ünlü şeflerin de fikirleri eşliğinde geliştirmeye karar vermişler. “Eskiden böyle değildi” diyor Büyükelçi ve kendi çocukluğunu hatırlıyor: “Sıcak süt dökülmüş bir kap yulaf yediğimi de bilirim, bana sıkıcı gelirdi”.

finland3Ücretsiz okul yemeği

Öğle yemeğim, tipik Fin okul yemeklerinden biri. Nina’nın “bezelye çorbası” diye tanıttığı, bol etli, tadı tuzu gayet yerinde, çok da doyurucu bir bezelye yemeği aslında. İri boy kurutulmuş bezelyelerden yapılıyormuş. Yanında salata niyetine rendelenmiş havuç ve rendelenmiş pancar var. Egzotik olan, her ikisinin içindeki portakal parçacıkları. Nasıl da lezzetli! Tatlı olarak fırında pişmiş bir tür krep ve sos niyetine IKEA’lardan aşina olduğunuz “lingon” reçeli var.

finland4Okul yemeği, herkesin tercihlerine saygı gösterilen bir toplumda kolay proje değil! Kimi aileler Müslüman, kimi Hıristiyan, kimi vejetaryen olduğundan farklı yiyecek talepleri oluyor. Yönetim bu talepleri karşılamak için vejetaryen seçenekler yaratıyor, bazı kısıtlamalarla elinden geleni yapıyor. Zorluklara rağmen ücretsiz okul yemeğinin iyi bir fikir olduğu inancıyla uygulamaya devam ediliyor.

Ücretsiz okul yemeği, ücretsiz eğitim verilen ücretsiz okullarda yeniyor. Eğitimciler ince düşünüyorlar: “Okulda çocukları yeni yiyeceklerle tanıştırmak için emek veriyoruz, okul yemeğini onlara yemek adabını öğretmek için fırsat olarak görüyoruz ve tabii, okul yemeği cinsiyet eşitliği sağlıyor” diyor Nina. O nasıl oluyor? “Anneler evde çocuklarına yemek pişirmek zorunda değiller, işlerine, kariyerlerine devam edebilirler” diyor…

finland50-17 yaş arası ücretsiz eğitim

Okul hayatı ücretsiz! Üstelik ilkokul sonuna kadar değil, 17 yaşına kadar. Sonrasında, diyelim ki hukuk ya da müzik okumaya karar verdiniz ama imkânlarınız el vermiyor. Hükümete bildirim yapıyorsunuz, hemen destek sağlıyor size. “Biz küçük, ücra köşede kalan bir ülkeyiz, fazla bir özelliğimiz yok, garip de bir dilimiz var. Eğitimin güçlü bir toplumun yapıtaşı olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden önceliğimiz, herkese eşit kalitede eğitim sağlamak” diyor Nina.

finland6Şeffaf yönetim

Peki, bu değirmenin suyu nereden geliyor? “Vergilerden” diyor Nina. Finlandiya’nın vergi oranları %60’lara varabiliyor ve evet, bu çok yüksek. “Ama vatandaş buna itiraz etmiyor çünkü biliyor ki her kuruşu kendisine geri dönüyor”. Finlandiya yönetimi şeffaflık ilkesini benimsemiş: Nereye ne kadar masraf yapılıyor, herkes biliyor. Ama bir kural daha var: Yardımlar zenginden fakire herkese eşit ölçüde yapılıyor. Örneğin “O zengin, onun ücretsiz yemeğe ihtiyacı yok!” gibi düşüncelere geçit yok. “Böyle düşünmeye başlarsak iş dallanıp budaklanır ve yeniden eşitsizliğe yol açılır. Yardımlar herkes için”.

Eğitimdeki başarı bir başka yazının konusu olsun, biz politikaları konuşmaya devam edelim. Doğum izni deyince, sadece annelere yönelik bir izinden bahsetmediğimizi yine Nina fark ettiriyor bana: Babaların izni tam 54 iş günü.

Yazının bu bölümüne kadar hangi değer en çok telaffuz edildi, dikkatinizi çekti mi?

Kadın-erkek farkının göze batmadığı bir dünya

Eşitlik, Fin toplumunun en çok üzerine titrediği kavram. Eşitlik deyince de “kadın-erkek eşitliği” geliyor akıllarına. “Gender-neutral” denilen, cinsiyet-etkisiz yaklaşım Fin mantığının özünü oluşturuyor. Bana verilen broşürlerde çiçekli, böcekli, kurdeleli ve seksi kadın fotoğrafları arıyorum nafile. Kadınların seçtikleri renk tonları cinsiyet-etkisiz. Bu zevk, bu alışkanlık, beşikte öğretilmeye başlanıyor bebeğe. Nasıl mı? Fin Sosyal Sigorta Kurumunun gönderdiği ücretsiz doğum destek paketlerine bakalım…

finland7
Bu kutunun içinden çıkanları aşağıda görebilirsiniz ama esas kutunun kendisinin bir beşik olarak tasarlandığına inanabiliyor musunuz? Döşeği, nevresim takımları, her şeyi ile hediye ediliyor aileye…

finland8Her bebek için ücretsiz “Annelik paketi”

“Annelik Paketi” diye adlandırılan doğum destek paketlerinde öyle güzel, öyle şık, öyle “tarz” bebek kıyafetleri var ki, alışverişe gitseniz bu kadar zevkli seçimler yapamazsınız! İngiltere veliahtı Prens William ve Kate Middleton’ın oğulları Prens George’a da aynı kutudan bir örnek hediye gönderilmiş. Kutuda bebeğin her tür giysi ve bakım malzemelerinin yanı sıra annelere süt pedleri ve hijyenik pedler, babalara prezervatif bile düşünülmüş! 1938 yılından bu yana Fin bebekleri, Nina dâhil, devletin sağladığı bu ilk malzemeler ile büyümüş. En çarpıcı olanı, bu eşyaların yenidoğan beşiği niyetine kullanılmak üzere tasarlanmış bir kutuda gönderilmesi. Kutu kartondan ama öyle sağlam ki! Altında döşeği ve nevresim takımları ile birlikte geliyor. Kutuda anneyi ekolojik düşünmeye davet etmek için yıkanabilir bebek bezleri var.

"Anne Paketi"nden çıkan çocuk kitabının görselleri bile ayrı bir itinayla tasarlanmış...
“Anne Paketi”nden çıkan çocuk kitabının görselleri bile ayrı bir itinayla tasarlanmış…

Eğitim, eşitlik ve bilgi

Büyükelçilikten ayrılırken aklım ne bu güzelim pakette, ne de yediğim lezzetli yemekte idi. Tadı damağımda kalan bir eşitlik duygusu vardı. İlerlemek için kadına ve erkeğe eşitlik sağlamak, eşit fırsatlar yaratmak gerekiyor. Nina’nın dediği gibi  “Eğitim, eşit fırsat ve bilgiye erişim”. İşte bu üçü, çocuklarımıza sağlamamız gereken değerler.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız