Eleştiri Gülüş'ün Köşesi Kitap

İstatistiklerin söylediği (1): Ebeveynler risk değerlendirmeyi bilmiyor!

Eşimin bir sohbet içinde “Ekonomiden anlayabilmeyi isterdim” demesi üzerine ona “Görünmeyen Ekonomi” kitabını hediye etmiştim. Kitapta benim için de bir sürpriz varmış: Ekonomist gözüyle ebeveynlik sektörünü inceleyen iki koca bölüm! Ekonomiden anlamayı ben de isterdim ama sayısala olan ilgisizliğim işimi kolaylaştırmıyor. Buna mukabil, içine annelik konusunu kattığınız zaman bana çapraz kuru da anlatabilirsiniz, swap sözleşmelerini de!

Yıllardır psikologlar ve pedagoglarla çocuk yetiştirmenin inceliklerini konuşan biri olarak bir ekonomistin bu konudaki çıkarımlarını okumak, saf istatistiklerle düşünen bir robotla karşılaşmak gibi hissettirdi bana. Matematiksel zekânın önünüze serdiği görüntünün netliği sizi şaşırtır çünkü onca düşünsel debelenmeye rağmen konuyu o şekilde görememişsinizdir. Ama hayalleriniz de çöpü boylayabilir. Önünüzdeki görüntü görmek istediğiniz değil, gerçekte olandır. Bu kitapta ebeveynler görmek istediklerini değil, sadece olanı görebilirler.


sproutling-baby-monitorRisk değerlendirmede sınıfta kalıyoruz!

Levitt ve Dubner, piyasaya çıkacak bir ürünün satış hazırlıklarının, ebeveynlerin yumuşak karınlarıyla oynanarak yapıldığını açıklıyorlar: Onları korkutarak!
Şimdi bir düşünün: Bebeğinize aldığınız o monitör, size kaça kaç risk karşılığında satıldı? Çocuk güvenliği alanındaki yeniliklerin çoğu, pazara sunulacak yeni bir ürünle ilişkilendirilirmiş.
Formül şöyle:

Risk = Tehlike* + Dehşet**

freakonomics_1500472c* Tehlike, gerçekten yaşamınıza kastedendir.
**Dehşet, sadece hissettiğiniz korkudur.
Tehlike büyükse ama dehşet seviyeniz azsa az tepki verirsiniz.
Tehlike küçükse ama dehşet seviyeniz yükseltilmişse çok tepki verirsiniz.

Bu ürünlerin satılması, formülde gördüğünüz “dehşet”in “tehlike”yi aşması ile mümkün.

Peki bu zemin nasıl hazırlanıyor? Ticari kaygı güden, TV’de ve sosyal medyada bol bol boy gösterip meşhur olmaya aday uzmanların yardımıyla mesela. Hepiniz, kendinden aşırı emin konuşarak fikir beyan eden uzmanlar görmüş olmalısınız. “Hiç kimse bir uzmanın korku satıcılığından bir ebeveyn kadar etkilenmeye müsait olamaz” diyor yazarlar ve nüans vererek açıklama yapan bir uzmanın fazla ilgi görmediğini not ederek, ortak aklın neden geri planda kaldığını açıklamış oluyorlar.
Sorun şu ki, korku satıcıları bizi yanlış şeylerden korkutuyorlar.

Örneğin: Kızınız Ece’nin iki arkadaşı var, Ayşe ve Fatma. Ayşe’lerin evinde bir silah bulunduruluyor, Fatma’ların bahçesinde havuz var. Çocuğunuz birinden biriyle oynamaya gidecek, kime gitsin? Ayşe’ye mi, Fatma’ya mı?
Doğru cevap, “Ayşe” olmalıydı. Neden? Çünkü havuzlu evlerde boğulma oranı 1/11.000 iken, kurşun isabet etmesi sonucu ölen çocuk oranı 1/1.000.000.

raw-milk-iowa-500x289Belki hemen kabul etmeyeceksiniz ama “Anneler bilir” gibi klişeler ve “Annelik İçgüdüsü” gibi romantik yüceltmelerle kavrulan biz anneler, bence de risk değerlendirmekte gerçekten başarısız olabiliyoruz.

Aynı sebepten UHT süt yerine çiğ süt alıp evde kaynatarak tüketme riskini alıyor, otizm söylentisinden korkarak çocuğumuza aşı yaptırmayıp onu kızamıktan kaybedebiliyor, deli dana haberiyle deliye dönerken mutfağımızda bizi her gün zehirleyen kirliliği küçümseyebiliyoruz. Oysa bizi korkutan risklerle bizi öldüren riskler, farklı!

(Yazının ikinci bölümü: Başarılı Çocuk Olunmaz, Doğulur!)

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız