escort bayan istanbul escort mersin escort mecidiyekoy escort halkali escort bahcesehir escort beylikduzu escort bakirkoy escort porno izle porno sex hikayeleri

Eğitim Eleştiri

Belçika’dan alınacak bir dersimiz var

morale02Belçika eğitim sisteminin bir özelliği, ilkokuldan liseye uzanan süreç boyunca öğrencilerine bir «felsefe sınıfı » sunmasıdır. Hükümetin tüm okulları, reşit olmayan çocukların ebeveynleriyle reşit öğrencilere her sene bir seçmeli ders sunar: Hükümetin tanıdığı dinlerden birinin (roman ve ortodoks katoliklik, protestanlık, musevilik ve islam) dersine, veya « âdet ve ahlak dersi *»ne girmek. 1958’den beri sunulan bu seçenek, aslında her laik devletin vatandaşına vermesi gereken bir hizmet. Fransız eğitim sisteminde karşılığı « yurttaşlık » ve « felsefe » dersleri. Türkiye’de verilen « din ve ahlak dersi »nin, « din dersi » ve « ahlak dersi » diye ikiye ayrıldığını hayal edin: « Âdet ve ahlak dersi », ayrılan bu ikinci branşla benzeşecektir.

İlkokul beşinci sınıftayken gittiğim Brüksel’de bu sınıfa ilk girdiğim günü daha dün gibi hatırlıyorum. Orayı din dersinden muaf tutulan çocukların dört duvar arasında teneffüs yaptıkları bir sınıf zannetmiştim. Oysa sekiz-on öğrenci yuvarlak bir masada yaşlı, sevimli bir kadının etrafında oturmuş ilgiyle onu dinliyor, merakla sorular soruyor, keyifle tartışıyorlardı. Onlara iştirak edebilmek için Fransızcamın ilerlemesini beklemem gerekti. Sonra, lise son sınıfa kadar okul hayatımın en komik, en absürd, en anlamsız anlarını bu derste yaşadım. Evet ama, hayatımın en can alıcı, en hayati ve en derin mevzularını da bu derste konuştum !

« Adet ve ahlak dersi »nde okul dışında olmadığım kadar söz sahibi ve özgürdüm! Neleri konuşmuyorduk ki?

UFO’lar var mıdır, yok mudur ?
Ötanazi etik midir, değil midir ?
Homoseksüeller neden toplum tarafından dışlanır ?
Esrarın bize verdiği ve bizden aldığı nedir ?
Okul gerekli midir ?
İdam uygulanmalı mıdır, uygulanmamalı mıdır ?

Hiç kolay değil ! Bir kere öğretmenin sabırsız tepkileri zaptedebilmesi, anlamlı-anlamsız, sıralı-sırasız konuşmaları dinleyip kabullenmesi için sinirlerinin neredeyse alınmış olması gerekir. Ama sadece öğretmen mi ? Öğrenciler de ağır bir sınavdan geçiyorlar: Sınıf arkadaşlarının konuyu saptıran, hafifleten yorumlarını dinlemek, akıllı-akılsız her cevaba saygı göstermek için bazen peygamber sabrı gerekiyor. Toparlayalım :

– Bu ders sayesinde öğrenciler eleştirel bir bakış açısı ediniyor, medyadan edindikleri bilgileri nasıl süzmeleri, nasıl okumaları gerektiğini öğreniyorlar.
– Bu derste insanlar, farklı fikirlere kulak vermeyi öğreniyorlar. Onları eleştirebiliyor, çürütmeye çalışabiliyorlar. Ama tepkiyi dinlemek, saygı duymak kaydıyla. Eleştiriyi akılcı ve terbiyeli bir şekilde yaparak!
– Herkes birbirine dürüstçe fikrini söylediği, sansürsüzce tartışabildiği için ikiyüzlülük yaşanmıyor.
– Bu ders çocuklara barış ve hoşgörünün ortak bir çalışma sonucu doğduğunu gösteriyor.
– Bu ders, size tutunmanız için bir kesinlik, bir hakikat, bir dogma veya tabu sunmadan karar almayı öğretiyor !

İşte bu can alıcı nokta, ülkemiz gençlerindede yok olmaya yüz tuttuğunu üzülerek gördüğüm bir yetenek. Ha, bu arada, bu dersten alınan notlar (ki her daim yüksekler ) karneye yansımıyor ! Öğrencilik yıllarımda bana nefes aldıran bir « hafiflik» zannettiğim bu sınıf, yıllar içinde hayatımı en çok şekillendiren sınıf oldu: Daha iyi bir insan olmayı orada öğrendim. Bugün çocuklarımı eğitirken temel aldığım düşüncelerden biri, bana bu «âdet ve ahlak dersleri »nden yadigardır : Bir kişinin özgürlüğü, bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.

Bir gün ülkemin, çocuklarımıza bu vizyonu verebilmesi dileğiyle.

*Asıl adı Fransızca « morale », yani « ahlak» dersi. Ben «âdet ve ahlak dersi » tercümesini yaşadığım tecrübelere dayanarak daha uygun buldum.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız