Alternatif Baba Kategorisiz

Babalığa hazır olmak ya da olmamak

Haydi bakalım bir de çocuğumuz olsun! diyen genelde ilk kadın olur. Ve yine de genelde kocası bu kıvamda değildir.

535450_10150674586688509_1571473234_n Her erkek ve kadın evlendikten sonra aile olduğunu anlar ve birçoğu aileyi genişletmek için de bir bebeklerinin olmasını isterler. Hatta bebek yapma heyecanı ile evlilik kararını erken alıp bu heyecanla evlenen ve çocuk sahibi olan çiftler bile var.

Ama her evlilikte durum bu kadar neşeli, keyifli ve kararlı olamayabiliyor. Tamam büyük bir aşkla evleniliyor, hadi bir süre baş başa evliliğin tadını çıkartmak için vur patlasın çal oynasın şeklinde yaşanabiliyor. Ama eninde sonunda öyle bir zaman geliyor ki “Haydi bakalım bir de çocuğumuz olsun!” denilebiliyor. Fakat bazı durumlarda bu cümleyi önce kadın söyler. Çünkü kadın annelik içgüdüleriyle bu fikre ve hayata daha yatkındır. Zaten büyük ihtimalle gençlik yıllarından beri aklında “Bir gün anne olacağım” fikri devamlı olmuştur ve gelişmiştir.

Ama genelde kocası bu kıvamda değildir. Onda durum şu şekilde olabilir;
– Biraz daha hayatımızı yaşayalım. Bebek bizi bağlamasın.
– Kendimi babalığa hazır hissetmiyorum
– Psikolojim bebekli bir hayat şekline hazır değil
– İş durumum belli değil. Ne olacağını bilmiyorum ve bu durumda bir de bebeğimiz olursa çok zorlaşır hayatımız.
– Gelirimiz yeterli değil. Bir de bebek olursa nasıl geçiniriz?

Bu tip durumlar erkeklerde çok sık karşılaşılan hallerdir. Belki erkek de bir bebeği çok istiyordur ve gerçekçi davranarak bunları söylüyordur; belki de gerçekten bebek istemediği için bu tip bahaneler buluyordur. Ama her iki sebep de sonuçta etkinliğini kaybeder ve kadının istediği olur. Erkek bir gün bakar ki eşi hamile ve bir bebek geliyor. Buna klasik düşünceyle “Sonuçta kadının istediği olur!” da denilebilir. Hani pek hoşuma gitmeyen ve yazmak da istemeyebileceğim bir düşünce belki ama biraz da kandırmaca ile de bu duruma gelinebilir. Mesela kadın korunduğunu söyler ve erkek buna güvenir fakat durum hiç de öyle değildir. Sonuçta bir de bakılır ki kadın hamile. Bu verdiğim örnek belki çok uç bir örnek ama gerçekliği de olan, yaşanmış bir örnek aynı zamanda. Sadece bu gerçekliğinden dolayı örnek olarak yazdım.

Tabii ki daha hafif ve güzel örneklerde verilebilir. Mesela erkek, sadece eşini kırmamak ve üzmemek için bebek fikrini kabul edebilir. Burada amacım kesinlikle erkeği haklı çıkartmak, kadını suçlu duruma düşürmek değil. Hatta esas anlatmak istediğim böyle durumda erkeği suçlu çıkartmak.

Sonuç?

Aileye bir bebek geliyor. Ama baba adayının henüz istemediği bir zamanda, sadece kadın istedi diye. Baba adayı hiç mi hiç babalığa hazır değil ama geliyor işte bebek. Artık baba adayının yapması gereken bu duruma göre hayatını düzenlemek ve her şekilde anne adayının yanında olarak bebeği beklemek. Artık yapacak bir şey yok. Aslında yapacak bir şey var ama bunu düşünmek bile istemiyorum.

Baba adayı kendini babalığa hazırlamadığı takdirde işler çok daha zorlaşacaktır. Hatta bebeğin doğumunu beklemeye de gerek yok. Henüz hamilelik sürecinde başlar bu zorluklar. Anne adayı bu zamanlarda en büyük desteği eşinden görmek ister. Göremediği takdirde bu en keyifli ve zor zamanları yalnız geçirmesi sağlıklı bir hamileliği ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesini etkileyebilir. Hamileyken bile huzur ve mutluluk olmalı ki bebek daha fetüs halinde bile bu huzuru, mutluluğu alarak dünyaya gelsin.

Bebek dünyaya geldikten sonra esas sorunlar başlayacaktır. Babalığa kendini hazır hissetmeyen birinin bebeği olmak o bebek için gerçekten çok kötü bir durum. Demek istediğim böyle bir baba çocuğunu kabul etmeyecek, dışlayacak, yokmuş gibi davranacak değil. Böyle örnekler maalesef var ama konusunu bile etmek istemiyorum.

Tabii ki baba evladının kıymetini anlayacak, sevecek ama “babalığa hazır olmadan” baba olduğu için gerektiği gibi olmayabilir. Kendini sadece evin erkeği, eve para getiren kişi, sadece koşturmaları yapacak kişi vb. durumda görebilir. İlerleyen zamanlarda yani çocuğu büyüdükçe de bu davranışlar devam edebilir. O çocuk babasını sadece evdeki otorite, bir meta olarak görecektir. Kendisine para veren, sadece zor zamanlarda babalığını göstermeye çalışan, okul zamanında velisi olan bir kişi olarak görecektir babasını.

Sonuçta baba sevgisini yeteri kadar alamayan, babalığı sadece “evdeki üçüncü kişi” olarak gören bir çocuk yetişecek. Ama babalığa hazır, babalığı benimseyen bir “baba modeli” çocuğun gelişimi için çok daha önemlidir ve faydalıdır. Bir baba emzirmek haricinde annenin yaptığı hemen her şeyi yapabilir. Bebeğini kucağına alıp “Seni seviyorum” demesi, gazlı zamanlarda göğsünde sıcaklığını ve sevgisini en içten şekilde hissettirerek uyutması, ağladığında sarılarak sakinleştirmeye çalışması, kucağına alıp biberonundan sütünü içirmesi, altını değiştirmesi, banyosunu yaptırması, oyunlar oynaması, baş başa parka gitmesi, onunla zaman geçirmesi o bebek için çok ama çok önemlidir. Büyüdükçe o sevginin ve sıcaklığın etkisi çok daha fazla görülür. Çocuğun annenin yanısıra aynı güveni ve sıcaklığı da hissedeceği bir babasının olduğunu bilmesi hayata daha iyi tutunmasını, kendini daha güvende hissetmesini sağlayacaktır.

Eğer bir erkek baba olacaksa kendini babalığa en iyi şekilde hazırlamalı, hem eşine hem bebeğine “işte benim kocam” veya “işte benim babam” dedirtebilmelidir. Lütfen hiçbir baba, çocuğunu “işte benim babam” diyebilme mutluluğundan mahrum etmesin!

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 21 Aralık 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

Resmin tüm hakları yazarımıza aittir.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız