Alternatif Baba Kategorisiz

Baba olmak bir araç mı?

Baba’nın memeleri olsaydı emzirirdi bile! Çünkü onun yapacağı işlerinin anneden farkı yok. Peki, sizin ailenizde baba neler yapar?

ilovemydadİşte en zor, en keyifli, en sıkıntılı, en eğlenceli, en çıldırtıcı, en mutluluk verici zamanlar başlıyor. Bebek doğdu. Aileye yeni bir birey katıldı. Anne ve baba için artık yepyeni bir hayat başlıyor. Hem kişisel olarak anne ve baba için hem de aile olarak her şey değişecek. Tüm hayat değişecek. Tüm alışılagelen davranışlar, hayat tarzı, yaşam stili değişecek ve tüm bunlar yeni doğan bebek odaklı olarak ona göre yeniden şekillenecek.

Bebek doğduğunda
Bebek doğduğu andan itibaren annenin göğsünde hayata başlıyor. Dış dünyada ilk besinini anneden alıyor, ilk şefkati anneden görüyor, ilk öpülüp koklanmasını annesi ile yaşıyor.
Peki baba nerelerde? O bebek sadece anne sayesinde olmadı, babanın da çok büyük katkıları var mutlaka. Baba, annenin hemen ardından eğer cesareti varsa veya güzel şekilde öğretildiyse bebeğini kucağına alıp şöyle bir koklayıp öper. Cesareti varsa diyorum çünkü her erkek yeni doğan bir bebeği kucağına almaya cesaret edemez, korkar, çekinir. Kısa bir bebekle haşır neşir olma faslından sonra baba diğer işlere koşturmaya başlar. Doğum hastanede olduysa ki bu zamanda artık neredeyse hemen hemen tüm doğumlar hastanede oluyor, mutlaka yapılması gereken işler vardır. O işlere koşturur baba. Hemşirelerle konuşur, doktorla konuşur.

Doğumdan sonraki ilk günler
Arada gene bebeğini sever, koklar, okşar sonra gene mutlaka bir iş çıkar. Kesinlikle eksik olan, alınması veya getirilmesi gereken bir şey vardır. Hadi bakalım bu sefer de baba bu işlere koşar. Ama daha bebeğine doyamamıştır, kokusu burnundadır. Ama baba olmak kolay değil, koşturmak işleri halletmek lâzım.
Hastaneden çıkıp eve giderken yapılması gereken bir çok işlem vardır. Baba bunları da halleder. Sonra eve transfer olma işi de ayrı bir iştir. Otomobil varsa baba kullanır yoksa ya birinin otomobili ile veya taksi ile eve ulaşılır. Bu kısımda başka birinin arabası veya taksi ile gidiliyorsa babanın bebeğini biraz daha görme, sevme, koklama şansı olur.
Eve gidildiğinde babanın işi gene bitmez. Hele ki bir de izinliyse. Evde de alınacak, getirilecek bir çok eksiklik vardır. Eksiklik olmasa bile mutlaka bir şeyler eksiliyor zaten tamamlamak lâzım. Bunların peşinde de koşturacak baba. Tabii bu arada anne de yeni doğum yapmış bir halde ve çok şaşkın durumda. Ona da destek ve moral vermek, onun ihtiyaçlarına da cevap vermek babanın işi. Anne su ister, ilk zamanlarda kendi kendine kalkamayacağı için yardım ister, yiyecek bir şeyler ister, canı hiç olmadık bir şey ister. Bu durumlarda da baba koşturur.
Doğumu takip eden birkaç gün içinde bebeğin nüfus kayıtlarının yapılması lazımdır ve baba bu işi yapacak en ideal kişidir tabii ki. Hemen o işlerde halledilir.
Üç saatte bir bebek acıkarak meme ister. Gecenin bir körü bile olsa baba da ister istemez uyanır. Tabii bu durumda istememek olmaz ve gecenin 3’ünde bile bebeğin sesi ile uyanmak ayrı bir zevk. En azından benim için öyleydi. Uyanınca mutlaka yapacak bir şeyler olur. Mesela altı değişecekse bebeğin ya baba değiştirir ya da gerekli malzemeyi hazırlayıp getirir.

Bebek büyürken
Zaman ilerledikçe bebeğin ihtiyaçları da biraz artar. Ek besinler, hazır mamalar zamanı gelir. Bez ihtiyacı zaten hep vardır. Ama öyle bir şeydir ki o hazır mama hiç olmasa 3-5 kere gecenin bir köründe biter. Diğer işlere koşturmaktan ve bebekle ilgilenmekten bazen mamanın azalmış olduğu fark edilmeyebilir. Bu durumda baba gece gece dışarı çıkıp nöbetçi eczane arayıp bulur ve mama alıp gelir.
Baba işe başladıktan sonra her gün anneden bir telefon gelir tam çıkma saatine yakın bir saatte ve bebeğin ihtiyaçları sıralanır. Vitamin bitti, bezi azaldı, maması bitmek üzere, bodyleri küçülmüş yeni body almak lazım falan filan. Sonuçta haftanın birkaç günü baba akşam eve gelirken eli kolu dolu bebek için alışveriş yapmış olarak gelir.
Ya da eve erken gelebilirse o gün olmazsa takip eden ilk hafta sonu bebek için alışverişe çıkılır. Aslında hemen her hafta sonu bebek için alış veriş kaçınılmaz bir iştir. Baba, anneyi ve bebeği alır götürür, dolaştırır, alışveriş yapılır eve gelinir.
Evde iş daha bitmez. Bebeğin anneye daha çok ihtiyacı var ve anne zamanın büyük kısmını bebekle ilgilenerek ve kalan zamanında uyuyarak geçiriyor. Bu durumda ev işleri de babaya düşer. Elinden geldiği kadar temizlik yapmak, yiyecek bir şeyler hazırlamak, çamaşır yıkayıp asmak, ütü yapmak gibi. Gerçi büyük ihtimalle evde yardım eden anneanne veya babaanne ilk aylarda mutlaka vardır ama olmaya da bilir. Olsa da devamlı evde kalmadığından gene de babaya iş mutlaka düşer.
Tüm bu işlerin arasında baba bebeğini de sever, ilgilenir, onunla oynar, öpüp koklar…

Peki babalık bir araç mı?

Bu anlattıklarımdan sanki babalığın bir “araç” olduğu hissedilebilir. Sadece koşturma işlerini yapmak için baba olunuyormuş gibi. Ama babalık kesinlikle bir “araç” değildir. Sadece bu süreçte bu rolü üstlenmesi gereken ailenin bir bireyidir. Hiçbir şeyle ilgilenmeyip sadece canı istediğinde bebeğini seven diğer zamanlarda kendi keyfine bakacak değildir baba. Ona düşen görevleri lâyıkıyla yerine getirmesi lâzım. Alış veriş yapılacağı zaman, anneye “Bebeği anneme bırak gidip sen al” demek kesinlikle olmaz. Eve gelmeden önce telefon edip tüm gün bebekle uğraşmaktan tuvalete gitmeye bile fırsatı olmayan anneye “Akşam bana şu yemeği yap hanım” denemez. Nüfus kağıdı çıkacak olan bebeğine “Bana ne? 18 yaşına geldiğinde gitsin kendisi çıkartsın” hiç denemez.
Baba için tüm bu anlattıklarım olması gereken, her babanın yapması gereken şeyler. Yani kesinlikle eziyet değil aksine büyük bir zevk. Esas olarak anne işin en büyüğünü yapıp bebeği ile ilgileniyor. Emziriyor, bakımını yapıyor ve daha birçok şey. Baba da tabii ki bu işleri yapacak. Daha önceki bir yazımda da özellikle belirtmiştim. Baba’nın yapacağı işler konusunda anneden tek farkı emziremeyecek olmasıdır. Geri kalan her türlü işi yapabilir ve bu şekilde anneye en büyük desteği verebilir.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 10 Ocak 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Benim kocam tek sanıyordum 🙂 Demek ki bazı babalar bu kadar muhteşem babalarmış!!! Baba kelimesini hakkını verir, çocukları için anneler kadar fedakar olurlarmış 🙂 Baba araç değil.. Baba bebeğimizin diğer yarısı..