Eleştiri Gülüş'ün Köşesi

Ağlayan çocuğunun videosunu yayınlamak

aglayancocuk1Sizin anneniz ya da babanız, hiç siz ağlarken fotoğrafınızı çekti mi? Mesela benimki çekti. 11 yaşımdaydım, bir doğum günü daveti öncesinde, babam beni hiç sevmediğim bir kıyafeti giymeye zorladı. Civciv renkli bir etek ve fırfırlı bir gömlekle kurdeleli hediye paketi gibi göründüğümü anlatmaya çalıştım. Babam kıyafetimi çıkarmama müsaade etmedi. Ağlamaya başladım. Babam beni ikna etmek için kendince esprili bir yöntem buldu: Gitti, fotoğraf makinesini aldı ve gelip benden poz vermemi istedi. Ben sinir içinde ağlayadurayım, babam kıkır kıkır kıkırdayarak fotoğraflarımı çekmeye başladı. Ne kadar kötü hissettiğimi hiç unutamadım. Ama şimdi düşünüyorum da, hiç olmazsa bunu sosyal medyada paylaşma imkânı olmadı. Olsaydı da yayınlamazdı, diye düşünmek istiyorum…

Sosyal medyada annelerin çekip yayınladığı kayıtlar var. “Mario oynayan kız cinnet geçiriyor” bunlardan biri. Bilgisayar oyunu kazanamamak küçük kızı perişan ediyor, travma geçiriyor.
Bu sırada annesi ne yapıyor?
Kızını videoya çekiyor.
Neden?
Sosyal medyaya koyacak.
Neden?
Şuna bakın ne şirin” diyecek, ya da “Şuna bakın ne manyak!”.
Hangisi acaba…

aglayancocuk2Ödev yaparken ağlayan kız bir diğeri. Bir anne, ödev yapmaya çalışırken sinirlenip ağlayan kızını kaydediyor. “Biraz da anneler ödev yapsın, niye bana veriyorlar?” diyor küçük kız ve kitaplardan nefret ettiğini ilan ediyor.
Annesi ne yapıyor?
Kızını videoya çekiyor.
Neden?
Kızımın şu haline bakın” demek için.
Neden?

Çocuğa zarar veren el, kimin eli?

Açık konuşayım, ben eğitim sistemini savunan biri değilim. Ama anne olunca okulun iyisini kötüsünü araştırmak, uzmanlardan destek almak durumunda kaldım ve anladım ki eğitim meselesini bir hayat mücadelesi haline getirmemek biz anne babaların elinde. Bir sorun olduğunda sistemi suçlamadan önce kendime dönüp bakmak zorundayım.

Ağlayan çocuk videoları hakkında Alternatif Anne ekibi olarak söylemek istediğimiz çok şey var.

Onları izleyen ve altına yorumlar yazanlardan başlayalım. İleride o çocuklar, çoğaltılmış videolarının altındaki yorumları okuyacaklar.
“Kıza bak ya harbi manyak!”,
“Ay kıyamam nasıl da üzülüyor!”…

Dikkatimi çekti de, bir tek aklıselim çıkıp “Ne yapıyorsunuz siz? Çocuğunuza kendi ellerinizle zarar veriyorsunuz!” diye yazmamış.
Bu da bizi söylemek istediğimiz ikinci söze getiriyor:

Yardıma ihtiyacınız var!

Bu çocukları videoya çeken anneler çocuklarına kendi elleriyle yaptıkları istismarı göremeyecek kadar kör bir çevrenin içindeler. Yardıma ihtiyaçları var, kimbilir belki de videoyu paylaşmalarının sebebi yardım istiyor olmaları (çok mu iyimserim?).

Evet, o çocukların kendilerine has kişilikleri olduğu kesin. “Birçok çocuğun az ya da çok bir sorunu vardır” diyor pedagog Belgin Temur, “ancak anne babanın yaklaşımı o sorunu daha belirgin hale getirir ya da azaltır.” Yani o çocuklar, yarı yarıya anne babalarının tutumlarını yansıtıyorlar.

Yorumlarda tek bir kişinin dahi anneyi uyarmaması, yaptığı şeyin çocuk istismarı olduğundan bahsetmemesi ise en acı nokta. Biz toplumca bu kadar mı körüz? Toplumca mı terapiye ihtiyacımız var?

Alternatif Anne uzmanlarınca bu videolar, bu tür çocukların ebeveynleri hakkında şunları söylüyor:

  • Muhtemelen mükemmeliyetçisiniz ve bu yaklaşımınız çocuğunuzda büyük bir baskıya sebep oluyor, dürtülerini kontrol etme sorununa yol açıyor.
  • Mükemmeliyetçiliğinize rağmen evde sağlıklı bir disiplin sağlayamıyorsunuz.
  • Çocuğunuzu ihtiyacı olan ebeveyn ilgisinden mahrum bırakıyor olabilirsiniz.
  • Bir bilgisayar oyununu böyle bir hırsla oynamasının, ödevini böylesine zorlanarak yapmasının sebebi sizce çocuğunuzun huyu mu? O halde aşağıdaki sorulardan çoğuna “evet” demelisiniz. “Hayır” diyorsanız sorun çocuk değil, anne baba görevini yapamayan sizlersiniz:
  1. Çocuğunuz İlkokul 1 olana kadar hiç sorumluluk aldı mı?
  2. Kendi kendine giyinmek, kendi kahvaltısını yapmak, çöpleri boşaltmak, odasını toplu tutmak gibi görevleri oldu mu?
  3. Onu düzenli olarak vaktinde yatırdınız mı?
  4. Becerilerini geliştirmeyi, kitap okumayı, konuşanı dinlemeyi öğrettiniz mi?
  5. Çocuğu ödevlerini yapmaya motive edebiliyor musunuz?
  6. Odasındaki çalışma masası ve sandalyesi, çalışmaya uygun mu? Yoksa ödevlerini TV karşısında ya da sehpa üzerinde mi yapıyor? Evet, ödevler ideal biçimde çocuklara sunulmuyorlar.

“Hayır” dediğiniz konularda sorun olduğunu kabul edip, yardım aradınız mı? Yoksa çocuk sizi en çok elinizde kumanda ya da akıllı telefonla mı görüyor?

Evet, eğitim sistemimizde ciddi sorunlar var. Evet, başarı odaklılık bütün çocuklarda olumsuz etkiler yapıyor. Ama bizler, bu eleştirdiğimiz başarı odaklı sistemden ne kadar farklıyız? Ona ne kadar kafa tutuyoruz? El yazısıydı, ödevlerdi, sınavlardı, eleştirdikçe eleştiriyoruz ama çuvaldızı kendimize ne zaman batıracağız?

Çocukların aşırı istekleri, aşırı davranış ve tutumları olabilir. Onları sınırlandırmak anne babanın görevidir. Ama burada tam tersine aşırı davranışlar pekiştirilmiş, videoya çekilmiş keyifle izleniyor. Ve tek bir yorumcu “kral çıplak” demiyor!

Ezcümle, sevgili ağlayan çocuklarının videolarını sosyal medyaya koyan ebeveynler, çocuğunuzun sağlığı için yardım almalısınız. Dönüp kendimize bakmadan hiçbir problemi çözemeyiz.

Bu yazı Uzm. Ped. Belgin Temur Yağlıtaş, Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk ve Eğitim uzmanı Elif Kalkan’ın yardımlarıyla hazırlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız