Hobi Kategorisiz Röportaj

Zeynep’in sıcacık ve ödüllü evi

Turkcell Blog Ödülleri’nde bu yıl hobi kategorisinde ödül alan blogların ortak özelliğinin fotoğraf sanatı olduğunu yazı dizimizin ilk yazısında dile getirmiştik. Bu yazımızda, yarışmada üçüncülük ödülünü “Zeynep’in Evi” isimli bloguyla alan Zeynep Özyazıcı’yı konuk ediyoruz.

Turkcell Blog Ödülleri’nde bu yıl hobi kategorisinde ödül alan blogların ortak özelliğinin fotoğraf sanatı olduğunu yazı dizimizin ilk yazısında dile getirmiştik. Bu yazımızda, yarışmada üçüncülük ödülünü “Zeynep’in Evi” isimli bloguyla alan Zeynep Özyazıcı’yı konuk ediyoruz.

Çeşitli fotoğraf atölyelerine katılarak fotoğraf eğitimini teknik anlamda tamamladıktan sonra doğum ve düğün fotoğrafları çekerek yoluna devam eden Özyazıcı’nın blogunda gezi, düğün, doğum ve mutfak hikayeleri, evlilik hazırlıkları, dekorasyon konularında yazılar ve fotoğraflar yer alıyor. Zeynep Özyazıcı aynı bloguyla geçtiğimiz yıl aynı yarışmada ikincilik ödülünü almıştı. Kendisiyle yaptığımız keyifli söyleşide, ikinci kez bu ödüle layık görülmesinin sebeplerini kendisine sorduğumuzda yanıtlamayı kendisi istemedi ama bunun yanıtı aslında söyleşimize verdiği diğer yanıtlarda saklı!

İşte karşınızda sıcak, samimi, başarılı bir blogger ve ödül alan blogu!

A.A: Blog tutmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Z.Ö: Yapımında zorlandığım bir yemek tarifi arıyordum, bir blog gördüm sonra; blog tutan kişi bir yazısında Cihangir’de bir pastanenin milföy pastasından bahsediyordu. İstanbul’da yeni yaşamaya başladığım dönemdi, dediği adresi not aldım gittim. Bir de baktım ki bir bloglar kılavuzum olmaya başlamış! Ben de yazmak, anlatmak istedim ve blog başladı. İki yıl oluyor Zeynep’in Evi’ni yazmaya başlayalı.

A.A: Blog tutarken içerik ve tasarım konusunda bir destek alıyor musunuz? Blog tutanlara neler önerirsiniz?

Z.Ö: Hayır, yardım almıyorum. Blog yazmaya başladığında insan herşeyi yazmak, deneyimlediği herşeyi paylaşmak istiyor; ama ben her blogun bir konu etrafında dönmesinden yanayım. Her telden yazarak dikiş tutturabilen az sayıda zengin içerikli blog tanıyorum. Bu biraz cesaret işi. Bir de bloga koyulan fotoğrafların kalitesine dikkat ediyorum. Blog tutan kişinin zaman zaman bloguna başka insanların gözüyle de bakabilmesi gerektiğini düşünüyorum.

A.A: Blog dışında sosyal ağları etkin kullanıyor musunuz?

Z.Ö: Facebooktan hoşlanmıyorum, bu yüzden yalnızca fotoğraflarımı depolamak için kullandığım bir Facebook hesabım var. Çok yeni bir twitter kullanıcısı olduğumu söyleyebilirim. Bloguma ayırdığım zaman daha uzun.

A.A: Fotoğraf sizin için nasıl böylesi bir tutkuya dönüştü? Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız?

Z.Ö: Fotoğrafa merakımı blog tetikledi diyebilirim. İlk makinemi aldığımda da bu işin eğitimini almak, elimdekinin hakkını vermek istedim. İki ayrı kursa gittim, halen imkan ve vakit bulabilsem giderim.

A.A: Blogunuzun günlük ve aylık ziyaretçi sayısı ile ziyaretçi profilinden bahsedebilir misiniz?

Z.Ö: Günlük ziyaret sayısı ortalama 1200-1500 arasında değişiyor. Ama ziyaretçi profili hakkında takip ettiğim herhangi bir sayaç yok.

A.A: Henüz yeni evlisiniz ama, ilerde çocuğunuzun olmasını istiyor musunuz?

Z.Ö: Çok sık tekrar ettiğim bir cümle var; ‘’ben daha kendi arkamı toplayamazken, kendime, eşime, evime vaktimi yetiremezken çocuk olduktan sonra nasıl yaparım!’’ Ama çocuklu arkadaşlarım bana hiçbir şeyi yetiştiremiyorum dediğimde kızıyor, sen çocuktan sonra ‘’benim vaktim ne kadar bolmuş’’ diyeceksin diyorlar, hak veriyorum. Bir de çocuğumu kendim büyütmek, ona kendim bakmak istiyorum ama bir işim var ve çalışıyorum. Bunlar benim çocukla ilgili çekincelerim. Ama istiyor muyum? Tabii istiyorum.

 A.A: Sizce nasıl bir anne olursunuz? Korumacı, rahat, kendini adayan, kendini unutmayan, kendi eğitimine düşkün, çalışan ya da çalışmayan? Bunları şimdiden düşünebiliyor musunuz?

Z:Ö: Bir tahminim yok aslında bununla ilgili. Sanki rahat bir anne olamam gibi geliyor.

A.A: Fotoğraf çekmenin dışında bir hobiniz var mı? Hayatında hobisini işe dönüştürebilmiş bir kadın olarak anne olduktan sonra da bir hobinizin olmasını planlıyor musunuz?

Asıl mesleğim sınıf öğretmenliği. Ama fotoğraf çekmeyi de en az mesleğim kadar seviyorum. Anne olduktan sonra iki işimi de devam ettirmeyi çok isterim, ama bu eğer çocuğuma vakit ayırmama engel olacaksa devam etmem diye düşünüyorum. Anne olduktan sonrası hakkında net kararlarım yok aslında.

 

Bu söyleşiden sonra sevgili Zeynep Özyazıcı annelik konusu üzerine düşünüyor mudur, ne dersiniz? 🙂

Turkcell Blog Ödülleri’nde bu yıl birincilik ödülünü alan Tahir Yıldız ve ödül alan blogu Fotografium ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Tülay Sarı

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Mayıs 2012-Şubat 2014 tarihleri arasında Alternatif Anne’nin içerik yöneciliği ve editörlüğünü yürüttü. Evli ve Kartal isminde bir oğlan annesi. Bebeğinin dünyaya gelmesiyle ara verdiği çalışma hayatının yerini bebeği, kişisel gelişimi ve hobileriyle doldurdu, ardından önceliklerini ve farklı ilgi alanlarını keşfederek kendine bambaşka iş dalları yarattı. Bebeğinin hayatına kattığı ışıltıyla değişen hayata bakış açısı, dünyasını zenginleştirdi. Hayat koşturmasında göremediği kendini, bebeğinin doğumuyla keşfettiğini ve anne olmanın, kişilik gelişimi, hayatı anlama, doğayı fark etme ve yaratıcılık konusunda paha biçilmez bir öğreti olduğunu düşünüyor. Altın çağda çocuklarla olmak istiyor! Çocuk nefes koçu. Halkla ilişkiler yapıyor, eğitim ve etkinlikler organize ediyor, yazı yazıyor.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız