Gülüş'ün Köşesi

Zeki anne babalar daha mı iyi çocuk yetiştirir?

Analiz yeteneği düşük olan ebeveynleri çocuklarının yöneteceğini söylemek doğru olmasa da, bunu kolaylaştıracağı bir gerçek…

Muhtemelen hemen bir kanaate varacaksınız. “Evet, zeki ebeveynler daha kolay çözüm bulur” diyeceksiniz ya da “Hayır, sevgisini gösteremeyen iyi çocuk yetiştiremez”… Sahi, hangisini dediniz?

Ben bu soruyu kendi kendime ilk kez ciddi ciddi sorduğumda, “Çocuğumla Nasıl Konuşursam Beni Dinler” atölyesini vermekteydim. Islak havlusunu yatağının üzerinde bırakmış bir çocuğa, çocuğun kişiliğine gönderme yapmadan problemi ifade etmek gerekiyordu. Çalışma buydu. Kurulacak cümle ise sözlü değil, yazılı olarak ifade edilecekti, yani katılımcıların düşünmek için epeyce zamanları vardı! Kimileri doğru ifade biçimlerine üçer beşer örnekler buldu, kimileri ise tek bir örnek çıkarabildi, onu da yanlış yaptılar! “Yine ıslak havluyu yatağın üzerinde bırakmışsın!” diyordu mesela. Bu cümlede suçlayıcı bir ton olduğunu anlamaları için biraz zaman harcamak, grup tartışması yapmak gerekiyordu. Nihayet tüm ebeveynler aynı noktaya geliyorlardı ama kimileri için öğrenme süreci daha uzundu.

Yüksek IQ, doğru analiz yapma şansını arttırıyor

Bazı ebeveynlerin yararlı ve zararlı metotları ayırt etmekte zorlanmalarına pek çok sebep gösterebiliriz: Alışkanlıklarımızın sağlamlığı, kültürel kalıpları kırmanın zorluğu ya da yeniliklere kapalı kişilikler… Ama bunların hiçbiri şu gerçeği örtemez: Hepimiz farklı analitik zekâ seviyelerine sahibiz. Ve evet, IQ’su daha yüksek ebeveynler -“IQ” dediğimiz şeyin tanımı itibarıyla- sorunu daha hızlı analiz edip, daha hızlı çözüm seçenekleri üretme becerisine sahiptir. Ancak…

Hisler, doğru seçime yönelmeyi sağlıyor!

Eğer zeki ebeveynler her daim sağlıklı seçimler yapsalardı, mutluluğun anahtarı kesinlikle “zekâ” olurdu. Oysa zekâ, olsa olsa kolaylaştırıcı bir unsur olabiliyor. Hatta gerekli seviyenin üstünde zekânın iyi ebeveynliğe herhangi bir ek getirisi olduğunu sanmıyorum (sen kimsin ki bunu savunuyorsun derseniz, epey yüksek IQ’ya sahip olduğunu yeni öğrenmiş bir arkadaşınız, derim).

Ebeveynlikte sayısal ve analitik zekadan daha fazla kullanılan, duyguları okuma ve uygun tepki verme becerileridir. Ne de olsa anne babanın notu çocuklarının akademik başarısından okunmuyor, öyle değil mi?! Çocuğun yaşadığı sıkıntının kaynağını –yani yüzeyde görünenin altındakileri- görmek ve yardımcı olabilmek, daha değerli.

Şimdi çok sevdiğim bir örneğe gelelim: Uyku eğitimine. Çok uykusu olan ama yatağa bırakılınca yaygarayı basan 8 aylık bebeğiniz, alarm vermekte. Bu alarmın sizde yarattığı hislerin farkında olmak, sesin tonundan bebeğin ihtiyacını okuyabilmek, onu kendi yatağında uyumaya alıştırma sürecinde iken doğru tepkiye karar verip, kendinize duygusal olarak gereken çeki düzeni verebilmek ve o sağlıklı duyguları doğru eylemlerle bebeğinize yansıtabilmek… “Tatlım, ben buralardayım, uyku saatinde böyle odadan çıkarım, her şey yolunda, uyuyabilirsin” hissini kazanmak ve bebeğe kazandırmak… İşte IQ ve EQ’yu birlikte çalıştırmanız gereken son derece karmaşık bir an… Bu anın içinden alnının akıyla çıkabilen ebeveynlerde her iki zeka biçiminin de belli bir oranda işliyor olması şart.
Bitti mi? Hayır bitmedi. Bir “ancak” daha var…

Her şeyin başı ruh sağlığı!

Hep zekadan bahsediyoruz. Oysa ruh sağlığının -hiç olmazsa sağlıksızlığının- da ölçümleri var. Ve bu, çok daha fazla dikkati hak ediyor. Çünkü eğer herhangi bir kişilik bozukluğunuz varsa zekanız düzgün iş yapmaz. Ve sağlıksız bir beyinde IQ da, EQ da yükseldikçe ters etki yaratabilir! Örneğin paranoyak bir ebeveyn yüksek IQ ya da EQ’ya sahip ise, çocuğunu da kendisine benzetmekte bir o kadar becerikli olur. Ortoreksiya, alkolizm gibi aşırılık içeren pek çok sıkıntı, aşırı takıntılı bir ebeveynin çocuğuna aktarabileceği sıkıntılar arasında sayılabilir…

Yazımı, IQ ve EQ’nun çalışarak arttırılabilen değerler olduğunu söyleyerek bitireyim. Ebeveynlik bir nev-i yöneticilik işidir. Ebeveynliğe hazırlanmak, bir takım stratejiler geliştirmeyi öğrenmeyi gerektirir. Analiz yeteneği düşük olan ebeveynleri çocuklarının yöneteceğini söylemek doğru olmasa da, bunu kolaylaştıracağı bir gerçektir…

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız