Yazan: 15 Haziran 2011 Yorumlar Devamı →

Yünden bebekler

Şimdiki çocuklar ne kadar şanslı diyoruz, oyuncak bolluğunda yaşıyorlar. Neredeyse on çocuk daha büyür kızımın odasındaki oyuncaklarla. Ama hakikaten de şanslılar mı yoksa o bizim küçüklüğümüzde annemizin yaratıcılığıyla yaptığı bebeklerle oynayamadıkları için çok şeyden mahrumlar mı bilemiyorum hakikaten.

 


Bizler küçükken çamurdan çanak çömlek yapardık, evcilik malzemelerimiz olurdu onlar. Dut yapraklarını toplar içine kıyma niyetine çamur koyar sarma dolmalar yapardık sözüm ona. Şimdi rengarenk hamurlar hazır alınıyor, çanak çömlek kalıpları da içinde. Aslında hazıra alışıyorlar daha çok küçükken. Almasanız olmuyor, o kadar çok aklı kalıyor ki çocukların o reklamlarda, oyuncakçılarda resmen vicdanınızla mantığınız kapışıyor. Ama herhalde bunu dengelemek gerek, dışarıdan alınan oyuncaklar kadar evde, eldeki imkanlarla da bir şeyler yapmak gerek. Üstelik beraber yapılınca bu oyuncaklar bir de kıymetli oluyor ki, para verip aldığınız o cicili bicili ambalajlardakinden çok daha önemli oluyor.

 


Kızım olduğu için bebek yaparak başladık biz yünden bebeklere ama sonra gördük ki, erkek arkadaşları da bu bebeklerin erkek versiyonlarına çok ilgi gösterdi. Hele bir de onlara isim koyup biraz süsleyince o kadar benimsediler ki, şimdi arkadaşlarına giderken boyalı şeker, sakız, çikolata yerine yün bebek götürüyoruz. Herkes bizi bekliyor bu bebeklerle dört gözle, üstelik yapımı da çok kolay ve masrafsız.

 


Hepimizin evinde birikmiş artık yünlerimiz vardır, tabi ben örgü meraklısı olduğumdan belki de evimde çok bol var ama sizde yoksa bile mutlaka annenizde konu komşunuzda bulunur. Hem de örgü örenler için çoğu zaman derttir bu artık yünler, “ne yapacağım bunları, nereye koyacağım” diye düşünür insan. İşte siz istediğinizde onları da bu dertten kurtarmış olacaksınız. Aynı renk ya da kalınlıkta olması hiç fark etmez yünlerin tamamen sizin zevkinize kalmış.Ama yünün çok ince olması pek iyi olmuyor yine de. En zevklisi futbol takımlarının renklerinde yapılan bebekler, özellikle erkek çocukları bayılıyor.

Evinizde bulunan bir kitaba ya da keseceğiniz kalın kartona ihtiyacınız olacak yünleri dolamak için. Bebeğin gövdesini oluşturacağınız yünü sarmak için kullanacaksınız kitap ya da kartonu. 14X18 ebatları bunun için iyi bir ölçü. Yünü alıp kitabın üzerine dolama işini çocuğunuz çok rahatlıkla yapacaktır. Yünün kalınlığına göre 80 ile 100 arası dolama işini yapabilirsiniz tabi yününüz çok ince ise bu sayı biraz artabilir. Aynı yünden 10 cm kadar bir parça kesip kitabın arasından geçirerek bağlayın ve bağlı yünleri kitaptan çıkarın. Bu bebeğin gövdesi. Bebeğin saçı için de aynı işlemi tekrarlayacaksınız ama tabi istediğiniz saç rengi bir yünle. Bu kez bağladığınız kısmı tutarak alttan kestikten sonra gövdenin bağlı kısmı üzerine yerleştirerek sabitliyorsunuz. Elinizle saç kısmı üstte kalacak şekilde iyice kafayı gerip yine 10 cm kadar bir iple sıkıca bağlayın. İşte kafası saçı ve gövdesi oluştu. Şimdi gövdeyi masaya koyun ve kenarlardan kol ayırın, dilerseniz erkek bebek için bacak ayırın ve bunu takım renkleriyle sarın. Bu konu tamamen sizin ve çocuğunuzun zevkine ve yaratıcılığına kalmış. Kolları ayırıp saç örgüsü yapabilir ya da değişik renk bir iple sıkıca sarabilirsiniz. Boynun ve kolların biraz altından yine bir parça yün ile bel kısmını bağlayabilirsiniz. Renkli ojelerinizle ya da küçük boncuk veya düğmelerle göz kulak ağız burun yapabilir ya da değişik malzemelerle bebeğinizi daha da süsleyebilirsiniz.

 


Bu sevimli yün bebekleri yaparken çok keyif alacağınıza emin olabilirsiniz, üstelik çok da eğleneceksiniz. Bu bebekleri anahtarlık, ağaç süsü, biblo olarak hediye etmeniz de mümkün.

 

 

Sevgili okurlar,
Bu kitap Banu Özkan Tozluyurt’un “Hayat Çocuklar Güzel” isimli kitabında sunduğu çocuklu aktivitelerden biridir.
Bize info@alternatifanne.com adresine bu yazının başlığını taşıyan bir e-mail gönderen ilk okurumuza bu kitaptan imzalı bir adet hediye ediyoruz!

Kategoriler: Hobi
Banu Özkan Tozluyurt

Yazar:

İktisat Fakültesinde okudu ama sayılarla arası hiç iyi olmadı. Konuşmayı seviyordu, eğitimci oldu, çok sayıda şirkete eğitim verip danışmanlık yapıyor. Dinlemeyi çok seviyordu, kişisel gelişim uzmanı oldu, koçluk yapıyor. Ama en çok yazmayı seviyordu, önce blogger oldu; seyahate, yemeğe, hobiye, çocuğa kısacası yaşama dair herşeyi yedi yıldır yazıyor.Sonra yazar oldu 'HAYAT ÇOCUKLA GÜZEL' adlı kitabı yazdı, kızıyla yaptıkları aktiviteleri hikaye şeklinde anlatan. Sosyal medya tutkunu,çok okur çok yazar çok konuşur ama en çok da dinler. Ailesi en kıymetlileridir.

Yorum Yaz


5 × üç =