Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Fit Anne » İşyerinde yükselmek için fit olmak

İşyerinde yükselmek için fit olmak

İyi eğitim görmüşsün, akıllsın, çalışkansın. Bir de güzelsen, yürü ya kulum! İş hayatında basamakları hızla çıkmaman için hiçbir sebep yok! Nereden çıktı bunlar derseniz Harvard Business Review’da “Hot or not” adlı makaleyi referans olarak verebilirim.

Makalenin yazarı Alison Beard’in, Catherine Hakim’in “Erotik Sermaye” adlı kitabından esinlenerek yazdığı makalede sadece yüz güzelliğinin değil, fit bir vücuda sahip olmanın, bakımlı bir görünümün de insanların bilinçaltını etkileyip, rekabet koşullarını belirlediğini belirtiyor.

 

İşte size fit olmak için bir sebep daha! Ne demiştik şimdiye kadar? Fit olmalıyız; sağlık için, kendimize saygı için… İşte size yeni sebebimiz: Terfi ve maaşımızda zam için:-)

Helena Rubinstein demiş ki: “Çirkin kadın yoktur, sadece tembel kadın vardır!”

Bu arada yukarıda bahsi geçen “Erotik Sermaye”, orjinal ismi “Erotic Capital” kitabının ya Kindle ya i-pad versiyonunu alıp derhal okumaya başlayacağım. Kulağıma çok ilginç geliyor. Bitince de her zamanki gibi sizlerle paylaşacağım.

Yazar Hakkında

Şeniz Tarımcan

1975’te doğdu. Büyüyünce psikolog olmayı isterdi ama işletme lisansı ve finans yüksek lisansı okuyup şirketlerin finans departmanlarını yönetmeye başladı. En çok okumayı ve öğrenmeyi seviyor; insan doğasını anlamasına yardımcı olacak kitapları tercih ediyor. 31 yaşındayken bir Alman ile evlendi. Eşi kendisinden 10 yaş büyük olduğu için “çocuk istiyorsa 1 sene içinde yapması gerektiği, veya çocuğu hayatı boyunca unutması” salık verilince, apar topar hamile kaldı. Çok da iyi yaptı; şimdi 5 yaşında Melis isimli bir kızı var. Çocuğuyla olmayı keyif haline getirebilen, stressiz ve kendini toplum dayatmalarından koruyabilen anneleri örnek alıyor.

Yazı sayısı: : 35

Yorumlar (10)

  • hulyacins

    karacanların tv kanallarında (number one falan) şişman ve çirkin kadın çalıştırılmaz. patron ali ve ömer karacan binadaki kızları çevirip “bu ne biçim kıyafet, ne şişkosun git biraz kilo ver ” falan derler rahatça. orda çalışan arkadaşlarımdan dolayı bunun bir şehir efsansei olmadıgın biliyorum.
    medyada (gorselliğin önemli olmasından dolayı) artık olağan sayılan bu durum anlaşıldıgı kadarıyla diğer sektorlere de sirayet etmiş. dahası boyle bir yazıyla bunu kadınların bile rasyonalize ettiğini gormek, bedenlerinin birer “rekabet metası” olarak kullanılmasından rahatsız olmamak, hatta bunu bir motivasyon aracı olarak gormek (Terfi ve maaşımızda zam için:-)) bir kadın olarak çok uzucu. zira “terfi için fit olun”un bir tık otesi “terfi için mudurle flort edin, zam için patronla fingirdeyin” dir.
    acımasız iş hayatında bence alternatif olan akıl gucunle one çıkmaktır, zira öteki yol zaten genelgeçer yoldur gunumuzde.

  • burcuadiguzel

    topulmdaki ,iş yerlerindeki genel kanıya bakarsak tespit doğru olabilir ancak bunu onaylayan buna yandaş bir yazı yazmak hele hele bu yazının bir kadının elinden çıktığına inanmak istemiyorum.
    iş yerlerinde çalışan şey insanların beyinleridir,elleridir…manken,fotomodel vs.. değilsen fit olmanın insanın kendi sağlığı ve dış görünümüne önem vermesi dışında yaptığı bir işe nasıl katkısı olabilir?bu nasıl desteklenebilir?
    kaldı ki sadece kendine bakmayan değil bakamayan kadın da vardır.çoğunluğun asgari ücretle geçinmeye çabaladığı bir ülkede kadınlar kendine bakamıyor gibi bir mesaj vermek de ayrıca düşündürücü.

  • deryaze

    Alternatif Anne noluyor sana? Bir süredir acayip şaşırtan yazılar okuyorum bu sitede. Alternatif falan değil bildiğin ortalama bakış açısını yansıtıp duruyorsunuz.

  • DrEsmaMS

    Bir kadin boyle bir durumu nasil onaylar. Biz kadinlar hep guzel ve estetik olup erkeklerin gozune mi hizmet etmeliyiz? Tabi ki bakimli olmak, spor yapmak saglik icin gerekli. Ama bu zaman icinde bircok insanda takinti haline gelmis durumda. Bu dusunce yuzunden Daha ergenlige girmeden genc kizlarimiz surekli diet yapma pesinde kosuyor sonra da yeterli beslenemiyor ve anoreksia oluyorlar; vucutlarini ve yuzlerini begenmedikleri icin estetik cerrahlarin kapisinda dolasiyorlar. Vucud sagligindan once akil ve ruh sagligi onemlidir, insanin kendi ile barisik olmasi gereklidir. Onemli olan sey bakimli ve kendiyle barisik saglikli beslenen ve spor yapan bireyler olmaktir. “fit olmak”diyince benim aklima “0″ beden kadinlar geliyor nedense. Fit olmak adina hamile kalmayi reddeden kadinlar bile var, bu baski insanlari kotu noktalara getiriyor lutfen buna alet olmayalim.

  • Şeniz Tarımcan

    Şeniz Tarımcan

    Tabii bu yorumların üzerine takdir edersiniz ki bana cevap hakkı doğuyor. Öncelikle “Erotic Capital” kitabını okumanın hepinize iyi geleceğini hissediyorum, bir okuyun farklı dünya görüşlerine kendinizi açabilmek için. Burada yazarın verdiği görüş açısı, sadece benim naçizhane tanıtımım üzerine yorumlar gönderip tü-kaka yapılacak kadar basit değil.

    Ben bu kitabı okumadan önce “feminist” görüşün tam da yukarıdaki yorumları gerektirdiğini düşünürdüm. Ama bir ayrım varmış. Bu görüş Anglo-Saxon feminizmiymiş. Nedir Anglo-Saxon feminizmi? Keşke sayfalarca yazabilsem ama ben özet geçeyim ve konuyla ilgili tarafına odaklanayım: Anglo-Saxon feminizmi kadının erkekle eşitliğini savunur, kadının erkeklere cazip gözükmek için kendine bakmasını ve süslenip püslenmesini eleştirir. Ataerkil dünya görüşüne karşı olarak gibi ortaya çıkıp tam da bu tuzağa düşer. Ekeklerin bizim kadınlığımızı-dişiliğimizi-doğurganlığımızı yüzyıllardır küçümsediği, seksiliği “o biçim kadın olmak”la nitelendirdiği dünya görüşüne saplanıp kalır. Halbuki Fransız-Alman kadınlarının feminizminde durum bundan çok daha uzak. Her ne kadar dünyayı avucuna almış olan femist düşünce “erkekler için güzel görünmeye, diyet yapmaya son” diye bağırıp “kadın ve erkek eşittir, iş gücünde herşey yarıyarıya paylaşılmalıdır” derken, bir de Fransız-Alman ekolününe kulak kabartmak lazım. Bu feministler kadınlığı, dişiliği, seksiliği, güzel görünmeyi ikinci sınıf görmüyorlar. Tam tersi, kadının kadın gibi, erkeğin erkek gibi olmasını destekliyorlar. Bizim uzak olduğumuz bu feminizm kolu, kadınların cinsellikleriyle barışık olmaları güzel görünme dürtülerinden utanmamaları gerektiğini yaymaya çalışıyor.

    Yukarıda okuduğum yorumların tam da yazarın biz kadınların “cumburlop” diye içine düştüğümüz tuzağa işaret ettiğini görüyorum. Güzel kadının “aptal” olarak nitelendirildiği, iş hayatında başarılı kadınının ise güzel ise “acaba patronla ne haltlar karıştırıyor??” diye binbir türlü kuşkuya gark edildiği dünya erkeklerin dünyası!

    Ben kız çocuklarını “anoreksik edin”i anlamıyorum tüm bunlardan. Siz onu alıyorsanız, bilemem. Sağlıklı olan güzellik güzeldir benim için. Siz güzel olmaktan ne anlyorsunuz?

    Ben bu kitabı okumayı bitirmedim. Şimdilik iyi gidiyor. Hoşuma giden birçok şey okuyorum. Kitap benim hiç hoşuma gitmeyen şeylerle devam ediyor da olabilir ama ben en azından bana farklı bir görüş kazandırdığı için iyi ki okudum diyorum. Fark ediyorum ki uzun süredir feminist takılarak (aslında aglo-saxon feminist demeliyim!) dişil tarafımı unutmaya çalışmışım.Ve evet, sebepleri çeşitli olmakla beraber fit olmaya ve fit kalmaya sonuna kadar EVETTT diyorum! Fit olmaya çalışmakta, güzel olmakta bir zarar yok, ne zaman kendi cinsiyetimizle barışacağız?

    • hulyacins

      “Fit olmaya çalışmakta, güzel olmakta bir zarar yok”
      Tamamen katılıyorum. Mesele bunu işyerinde yukselmek için bedensel guzelliğinizi kullanın onerisinde. Burda ben dahil kimse bakımsız olun, feminist olun, dişiliginizi unutun çağrısı yapmıyor ki. İşyerinde her anne, her kadın sadece kadın oldugu için zaten negatif ayrıma maruz kalırken, bir de hadi dişiliğinizi kullanın mesajınaydı benim tepkim.

  • Banu Conker

    banuconker

    merhaba,

    Şeniz’in kitabı bitirip bir an önce bizimle paylaşmasını sabırsızlıkla bekliyorum açıkçası. ben de ilk çalıştığım şirkette şişmanlık değil, ama giyim tarzımdan dolayı işten çıkartılacağımı duyduğumda şoka girmiş, kimse beni işten çıkartamaz, ben istifa ederim diye istifa etmiştim. bu arada giyim tarzımın spor olduğunu ve yıllardır değişmediğini de söyleyeyim. genelde kot pantalon ve üstüne gömlek ya da t-shirtten oluşan standart bir tarzım var ve çalıştığım şirket de tekstil şirketi olduğu için aslında hiç de göze batmayan ve rahatsızlık vermeyen bir tarzdı. her neyse, bu kadar yoruma karşılık ben de fikrimi söylemek istiyorum.
    1. Alternatif Anne yazı işleri yönetmeni kişiliğimle aslında Alternatif Anne’ye bir şey olmadığını söylemek istiyorum. Alternatif olmak marjinal olmak anlamına gelmek zorunda değil. Biz her ay dosya konularımızda bir konuyu değişik açılardan ele almaya çalışıyor, yorumlar getirmeye çalışıyor, uzmanlara danışıyoruz. Amacımız farklı bakış açılarına yer vermek, kendimizi bir adım ileriye götürmek, farkedemediklerimizi farketmek, bilemediklerimizi öğrenmek ve hem anne hem de kadın olarak kendimize daha kolay bir hayatı sağlamak. O yüzden Alternatif Anne ‘yi takip etmek için her zaman bir neden var (biraz da reklam yapalım:-))

    2. Banu Conker olarak ise ben bu yazının fit olmanın maaşa zammı rasyonel hale getirdiğini düşünmüyorum, çünkü sadece varolan bir durum yazılmış. eğer gök maviyse ve bunu biri dile getiriyorsa bu rasyonellik olamaz, ancak bir durumun gerçekliğini ortaya koymak olur ya da bir şirkette bir mobbing durumu varsa ve bu dile getiriliyorsa bu da olayın düzgün bir olay olduğunu göstermez, aksine bir durum açığa çıkarılmış olur. Şeniz’in bu yazısı da aslında hepimizin yaşadığı ya da yaşayabileceği bir durumu ortaya koyuyor. aslında bana kalırsa olması gereken işaret edene ok atmak yerine işaret edilene bakıp, neler yapabiliriz, biz bunu nasıl değiştirebiliriz’i tartışmak olabilse çok daha iyi olurdu. Biz de bu çarkın içinde değil miyiz? çalışanlar işe yağlı saçlarla mı gidiyor? iş ilanlarındaki şartlardan biri prezantabl olmak değil mi? yerine ve zamanına göre giyinmiyor ya da davranmıyor muyuz? nasıl ki iş yerindeki müdürümüzle eşimizle konuştuğumuz gibi konuşmuyorsak, şirkete bir partiye gider gibi de giyinerek gitmiyoruz. hangimizde estetik kaygı yok, giydiklerimizin yakışmasını istemiyoruz? estetik kaygılar son dönemlerde bu kadar yoğunlaştı, artık estetik ameliyat yaptırma yaşı 18lere kadar indi ve henüz bu yaştakiler hiçbir şirkette terfi peşinde değil. yani yapılması gereken içimizdeki kaygıları çocuklarımıza kopyalatmak yerine önce kendimizi iyileştirmekten geçiyor. medyadaki reklamlara bakın, özellikle krem reklamlarına…genç kızları 30 yaş üstü kremlerin nasıl cildi iyi hale getirdiğini göstermek için kullanıyorlar. artistlere bakın, hangisi yaşını gösteriyor? rağbet görebilmek için bu kadar ameliyat olmak zorundalar, çünkü çark bunu gerektiriyor.
    Şeniz’in yazısı tümüyle bu çarka işaret ediyor bana göre, kendimizi nasıl koruyabiliriz, bu çarkı biz değiştirebilir miyiz, çocuklarımızı nasıl eğitmeliyiz ki, bu çark bir şekilde dursun, nasıl daha bilinçli bir toplum oluruz? ben bu soruların cevaplarını merak ediyorum.
    ayrıca fit olmak sadece 0 beden mi olmaktır? enerjik olan, rahat hareket eden, bir güne yığınlarca iş sığdırabilen biri için de fit denmez mi? fit beden sadece göbeği olmamak demek değildir, koltuktan kalkarken rahat olmak, devrilen dosyayı kaldırırken sıkıntı çekmemek demektir aynı zamanda. sağlıklı olan da bu değil midir zaten?

  • Şeniz Tarımcan

    Şeniz Tarımcan

    Hakkında yazdığım kitabı konuya dair bir makale yayınlayan Harvard Business Review’da okuduktan sonra satın aldım. HBR’ın doğruluk payı olmayan konular hakkında yazdığına henüz şahit olmadım. Kabul etsek de etmezsek birçok kadın sahip olduğu tüm özelliklerine görüntüsünü de katıp kendini pazarlıyor. Bilinçli ya da bilinçsiz. Buna katılırsınız katılmazsınız; beğenirsiniz beğenmezsiniz; bu veriyi kullanırsınız kullanmazsınız. Gerçek budur. Durum tespiti yapan ve içinde çok fazla araştırmayı ihtiva eden bir kitabı paylaşıyorum. Bence kitabı bitirip tam bir resmi görmemi bekleyin. Çünkü ben de şu anda kitabın nereye gideceğini kestiremiyorum. @Hülya, yaptığımı söylediğin tavsiyeye gelecek olursam… Eğer sağlıklı ve güzel gözükmek size “zarar vermeden” sizi pozitif etkileyecekse,ne ala demekten ötesi yok, daha fazlasını arama.

  • deniz..

    İşte size fit olmak için bir sebep daha! Ne demiştik şimdiye kadar? Fit olmalıyız; sağlık için, kendimize saygı için… İşte size yeni sebebimiz: Terfi ve maaşımızda zam için:-)

    bu yazdıgınız bence gayette kadın karşıtı bi yorum..bence ılk yorumlar gayet haklı.bakımlı,sağlıklı olmak gereklı tabi.ama maaşa zam için yapılacakların sonu yok(!)
    içinde bulundugumuz ülkede,ortamda zaten kadınlar her şekılde itilip kakılıyorken sizin de bu görüşlerle buna destek olmanız çirkin.alternatıf marjinal demek değildir evet,ama biz burda hala çalışan annenın yasal hakları,emzırme sorunlarını fılan tartışıyoruz..kaç tane anne kendını feda etmeden büyütebılıyor bebegını,devletın bu konuda sağladıgı şeyler neler??

    kadın istatıstıklerde bı değer değildir,hala temel haklarını alamıyorken,bı de böyle bi bakış açısı gereksız bence..
    not:feministleri bakımsız,erkek karşıtı bol kedili klişe kadın gibi gören erkek egemen bakış açınızı da gözden geçirin derim.

  • ozguranne

    “Çirkin kadın yoktur, sadece tembel kadın vardır!”
    Açıkcası beni çok rahatsız eden bir yazı ve gerçekten standart ana akım bir kadın dergisi okur gibi hissettim kendimi. Güzel görünmek nedir? Tembellik nedir?

    Seksi kadın olmayı, dişi olmayı kim tanımlıyor? Kültüre ve zamana göre farklılıklar gösteren bir kavram. Fit olmak bundan yüz yıl önce güzellik tanımı değildi. Evet kapitalist dünyada yaşıyoruz ve onun kurallarına göre fit olmak için para harcayıp, kıyafetlere para harcayıp işyerinde süzülerek yürüyebilir ve para da kazanabiliriz. Pragmatik duruş bu olabilir. Ancak bunun “gerçek” alternatifleri de var. İnsanın kafasını kullanması gibi, üretmesi gibi.

    Harvard Business Review okurum, bu makale bugünün düzenine uygun bir yazı olabilir ama ben kimseye tavsiye etmek istemezdim.

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.