Kategorisiz

Yaşam boyu annelik

Kendi alternatif yolu nubulmuş 4 çocuk annesi:

IMG_0051Annelik dediğimizde aklımıza genellikle küçük çocuklar ve anneleri geliyor çoğunlukla. Annelik tarzımızı ve kimliğimizi, çocuklarımızın erken çocukluk döneminde yapılandırıyoruz, belki de bu yüzden.

Halbuki, insan hayatı tek düze değil. Hiç beklenmedik olaylar, durumlarla karşılaşılabiliyor. Annelik de, yaşamın bu değişime açık yönlerinden etkilenebiliyor.

Uzun zamandır yazma fırsatı bulamadığım Alternatif Anne’de alternatif bir anneden bahsetmek istiyorum bugün. Kendisi 50 yaşında, Psikoloji (İngilizce) lisans öğrencisi.

Şule Abla ile ilk karşılaştığımda, yaşam öyküsünü anlatıyordu bir arkadaş ortamında. Dikkatimi çeken ilk şey, öyküyü yeniden yaşıyor gibi anlatışı idi. Bu öykü, pek çok kadının dile getirmeye cesaret edemeyeceği ama çoğunun bir şekilde tanıdığı türden öykülerdendi.

Şule ablayı “kendi” yapan şey, varoluş cesareti bence. Hayatına, yukarıdan bakıp; onu büyük bir bütün olarak görebilmeyi başarmış ve kendi öyküsünün kahramanı olmayı seçmiş. Yolun ne kadar uzun olduğunun, onun geçmişte ne kadar yol yürüdüğünün bir önemi yok artık. Çünkü o ideallerini keşfetmiş ve harekete geçmiş…

IMG_95404 çocuk annesi, genç kızken sempati kraliçesi, eşinin sevgilisi ve aslında bizi buluşturan yönüyle de Mustafa Merter’in öğrencisi. Nefs Psikolojisi kuramının, akademideki temsilcilerinden biri olmayı planlıyor.

Bahçesinde yaptığımız toplantılarda, yardımcısı ile birlikte mayaladıkları ekmeğin ve peynirin öyküsünü, reçellerin tarifini, son Avrupa seyahatini, tasavvufa göre aşkı ve deneysel psikolojide araştırma yöntemlerini aynı anda konuşabiliyoruz onunla.

İlim ve bilimin, akıl ve kalbin, erilliğin ve dişilliğin bir arada nasıl ahenkle akabildiğini görüyorum ben aslında ona bakınca.

Ve anneliğin, emekliliği olmayan yegane vasıf olduğunu…

Aslına bakılırsa, annelik ve kadınlıkla ilgili her türlü deneyimden çıkardığı sonuca bakıp, kendi olabilmenin benzersiz lezzetine erişmiş bir bilgelik görüyorum.

Sevgili Alternatif Anne okurları, demem o ki; alternatiflerinizi bilin, kendinizi bulun! Çünkü ancak kendi olabilmiş bir anne, çocuklarının kendi olabilmelerinin yolunu açabilir…

Görüşmek üzere!

 

Psk. R. Berin Tuncel

Lisans eğitimimi 2006 yılında tamamladım. Annelik süreciyle birlikte iç dünyama yöneldim. Montessori Felsefesi eğitimleri aldım. Dr. Maria Montessori’nin “annenin yapması gereken eşlik etmektir” düşüncesini benimsedim. Bu süreç beni psiko-analiz ile tanıştırdı. Batılı psikoloji kuramlarının annelik psikolojisini anlamak ve anlatmakta yetersiz olduğunu hissederek, Nefs Psikolojisi ekolünün kurucusu Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter ile öğrenim analizine başladım.

Öğrenim analizine paralel olarak 2012 yılında Üsküdar Üniversitesinde Klinik Psikoloji master programına başlayarak 2014 yılında mezun oldum. Master tezimi nöropsikoloji alanında yazarak beyin-davranış ilişkisi alanında yetkinlik kazandım ve insanın zihin-beden-ruh bütünselliğine yoğunlaştım.

Mustafa Merter ile başladığım öğrenim analizini 2015 yılında tamamlayarak bu alanda yetkili terapist ve rüya analisti oldum. Nefs Psikolojisi eğitimim sırasında grup terapi ve sanat terapisi eğitimleri aldım. Bu alanda uygulama yapma yetkinliği kazandım.

Son dönemde Annelik ve Nefs Psikolojisi üzerine temellenen kitabımı yazıyorum. Aynı zamanda Kadınlık Psikolojisi alanına da yoğunlaşıyor, 2015 Haziran ayından bu yana Aysha kadın dergisinde köşe yazarlığı yapıyorum.

İki çocuk annesi olarak, her çocukla bir de annenin doğduğuna inanıyor ve kadınları güçlerinin asıl kaynağı olan iç dünyalarına, sezgisel fıtratlarını keşfetmeye davet ediyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız