Yankı Yazgan ile Çocuklu Yaşamda Mutluluğun Formülü – Röportaj

Yankı YazganÇocuklu Yaşam Merkezi kurucusu, Ebeveyn koçu ve Oyun terapisti İlkiz Özcan Sönmez anne babaların en çok yaşadığı sorunları, Prof. Dr.Yankı Yazgan‘a sordu…

Yoğun programı arasında zaman ayıran, çocuklu yaşamın farklı alanlarından sorularımı ayrıntılı bir şekilde yanıtlayan Yankı Yazgan’a müthiş keyif alarak yaptığım bu röportaj için çok teşekkür ediyorum.  

Mümkün olduğunca farklı soruya yer verebilmek için yanıtları biraz kısa tuttum. İlgilendiğiniz konuya ilişkin “Yazının devamı” linkine tıklayarak, blogumda tamamına yer verdiğim yanıtlara ulaşabilir, daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Üstelik tamamı bu değil, emzirmeye tamam mı devam mı, aşılar ve süt tartışmaları gibi sağlık konuları ile anne baba eğitiminin topluma katkıları ve çocuklarımızın ölüm, maneviyat gibi soyut sorularını nasıl yanıtlayabileceğimize yer verdiğim ikinci bölümü de önümüzdeki günlerde yayınlayacağım.

Biraz Özel Yaşam…

İlkiz Özcan Sönmez: Öncelikle izin verirseniz özel yaşamınızla başlamak istiyorum. İki doktorun çocuk yetiştirmesi nasıl oluyor?  Eşinizle farklı fikirlerde olduğunuzda çatışmalar yaşıyor musunuz, nasıl çözümlüyorsunuz? Anne babalarla paylaşacağınız çocuklu yaşamda mutluluk formülünüz var mı?

Yankı Yazgan: Baba olduğumda kendimi henüz doktorlukta işimin ehli olarak görmüyordum. Çocuk yetiştirme pratiğine bilginin elbette katkısı olabilir; ama biliyorsunuz ki dünyada çocuklarını en iyi şekilde yetiştiren insanların hemen hemen hiçbirinin bu tür diplomaları yok. Bu nedenle burada bir sezgisel yan var. Esnek düşünme yanı güçlü olan insanlar, bilgi de olduğunda daha iyi anne baba oluyorlar. Kişilik yapınız, içinde büyüdüğünüz ortam da etkilidir. O yüzden bizim başkalarına göre işimiz daha kolay değildi.

Fikir ayrılıklarında kendi doğrularınız dışında doğrular olduğunu ya da her zaman sizin doğrunuzun uygulanmayabileceğini kabul etmek önemli, bu da eşler arasında karşılıklı güvenle oluyor. Karşınızdakine güveniyorsanız, bazen “Senin dediğin olsun” diyebiliyorsunuz. Güvenmediğiniz insanla çocuk sahibi olmamak mühim.

Yazının devamı

Anne Baba Tutumları…

İ.Ö.S: Çocuk yetiştirme tarzı ve disiplin açısından anne babalar arasında önemli farklılıklar varsa, çocuğa karşı tutarlı davranmakta zorlanan bu anne babalara  öneriniz ne olur?

Y.Y: Tabi ki insanlar arasında fikir farklılıkları oluyor, bir durumu birçok erkek daha eylem ağırlıklı değerlendirebiliyor. Erkeklerin ve  kadınların önemsediği şeyler farklı. Burada çocuğun cinsiyeti ve mizacı önemli. Çocuğun niteliklerini bilmek işin bir parçası, bunu birçoğumuz sezgilerimizle fark ediyoruz zaten ve o çocuğa uyanı yapmaya çalışıyoruz.

Çocuğa uyanı tutarlı ve disiplinli bir şekilde yapmak, kendi kafamızdakini değil. Disiplinli olmak çok önemli, bence işin sırlarından biri bu. Disiplin, kendi koyduğunuz düzene ve kurala sadık olmaktır.  Ama bu kuralı ve düzeni koyarken, kendi kafanızdaki ideal bir düzenden ziyade, o çocuğun ritmini, özelliklerini, yapısını tanıyarak, gerektiğinde kendi kafanızda idealize ettiğiniz durumdan vazgeçerek hareket etmek. Bunu yapan herkes bu işi beceriyor.

Evinize gelen misafire yemeyeceği yemeği pişirir misiniz? Çocuk konusunda böyle söylediğimde, birçok kişi buna itiraz edebilir. Zararlı birşeyi pişirir misiniz? Çocuğun ağzına doymadı diye çikolata sokanlar var. Orada iki prensip var, çocuğa uyacak ve zararlı olmayacak. Bu iki prensibi uygulayan birçok kişi sonuç alıyor. Evindeki misafiri ağırlar gibi çocuğa yaklaşsa genellikle başarılı oluyor.

Yazının devamı

Çocuktan Sonra Evlilik…

İ.Ö.S: Anne babalar çocuktan sonra, kendi ilişkilerini sağlıklı devam ettirebilmek için neler yapabilirler? 

Y.Y: Araştırma verilerine bakıldığında, evlilikle çocuk doğumu arasındaki sürenin kısaldığı ölçüde, çocuk büyütülme sırasında problem çıkma ihtimali artıyor.  Çünkü beraberlikle birbirini tanıyan çiftler ve artık ilişkide birbirine doymuş birbiriyle beraber olmanın tadını çıkarmış ve bu beraberliği bir adım ileriye taşıyarak ortak bir çocuk sahibi olmaya karar vermiş çiftler, genellikle daha az sorun yaşıyorlar. Çünkü herkes birbirini seviyor da, bu çiftler birbirlerine daha çok yardımcı oluyorlar. Yeni evlenenlerin çocuk sahibi olmakta çok acele etmemesinin kritik olduğunu düşünüyorum.

Kadının ilk 1 yıl içinde ilgisinin çok büyük bölümünü çocuğa vermesi biraz kaçınılmaz bir süreç gibi görünüyor. Araştırmalara göre erkekler de 3-6 ay arasında kadına benzeyen tipte bir değişim geçiriyorlar. Erkekte de oksitosin gibi bağlılıkla ilgili hormonlar salgılanıyor. Fakat kadında otomatik olarak, daha hamileliğin 8.ayından itibaren bu hormonlar salgılanmaya başlarken, erkeklerde bu 3-6 ay arasında gerçekleşiyor.

Çocuk bakımına destek olan babaların, bu biyolojik değişimi daha hızlı yaşamakla birlikte, çocuklarına şiddet uygulama, taciz vs. yapma ihtimali çok düşük. Başka insanlara karşı da davranışlarında olumlu değişiklikler olduğunu, daha barışçıl ve ılımlı olduklarını görüyoruz.

Yazının devamı 

Boşanma…

İ.Ö.S: “Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?” kitabınızda boşanmaya da geniş yer vermişsiniz. Boşanma öncesi, boşanma aşaması ve çocukların tepkileri gibi konuları açıklamışsınız. İki konuyu okuyucularımızla paylaşırsanız çok sevinirim:

İlki, boşanmaya karar verdik, evleri ayırmadan ne kadar zaman önce çocuğumuzu karşımıza alıp konuşmalıyız ve tam olarak nasıl söylemeliyiz? İkincisi ise etrafımızda gözlemliyoruz, çift evliliği son erdirmiş, ama sık sık görüşüyorlar, hatta birlikte çalışmaya devam ediyorlar, birlikte tatile çıkıyorlar, ya da haftasonları hep birlikte aktiviteler düzenliyorlar. Bu ilişki biçimi sağlıklı mıdır, çocuğa ne mesajı veriyor? Çocuk için bunun doğrusu nedir?

Y.Y: Hepimiz reçete istiyoruz. Bazı şeylerin hazır bir çözümü yok, herkese uyan bir çözüm bulmak çok zor. O yüzden insanların kendilerinin düşünmelerini ve kendi sentezlerini yapmalarını çok önemsiyorum.

Ayrılığın gerçekleştiğini adeta yadsıyan, öyle birşey yokmuş gibi davranan bir yaklaşım çocuğa çok uymayabilir. Çocuğun anne babanın tekrar bir araya geleceği ümidini aşırı besleyebilir, özellikle ayrılığın ilk başlarında. Diğer yandan karı koca ayrılsa da, hatta düşman ilişkiler içinde de olsa, çocukları kanalıyla akrabadırlar. O nedenle çocuklar barışçıl şekilde bir ilişki sürmesini, anne babanın birbirine düşman değil,  daha ılımlı yaklaşıyor olmalarını da çok iyi yaşıyorlar. Anne babaların çocukları için biraraya gelebildiklerini ve aralarındaki çelişkileri arka plana atabildiklerini gösterebilmeleri olumludur. Ama bu evlilik devam ediyor mu şüphesi uyandıracak şekilde olmamalı.

Yazının devamı

İlk bölümünü yayınladığım röportajın ikinci bölümünü ise önümüzdeki günlerde yayınlayacağım.

İlkiz Özcan Sönmez

 

 

İlkiz Özcan Sönmez

Yazar:

İlkiz Özcan Sönmez, Academy for Coaching Parents International’da Ebeveyn ve Aile Koçluğu eğitimini tamamladıktan sonra Çocuklu Yaşam Merkezi’ni kurmuştur. Gelişim Psikolojisi Yüksek Lisansına devam etmektedir. Birebir ebeveyn görüşmeleri ve anne-baba eğitimleri yolu ile bir ömür boyu sürecek ebeveynlik yolculuğunu tüm aile bireyleri için daha keyifli hale getirmek için çalışmaktadır. Aynı zamanda, oyun ve oyuncaklar kullanılarak çocuklar ile iletişim kurmaya, sorunları çözmelerine ve olumsuz davranışlarını değiştirmelerine yardımcı olan Çocuk Merkezli Oyun Terapistidir. Çocuklar, yaşadıkları içsel çatışmaları çözmeyi, sorumluluk almayı ve doğru seçimler yapmayı öğrenir. Ayrıca problem çözme becerilerini geliştirmelerine, olumsuz davranışlarını azaltmalarına, anne babalarına karşı duydukları güvenin artmasına, kendi özgüven ve öz saygılarını geliştirmelerine de yardımcı olmaktadır. Play Therapy Center tarafından onaylı Filial Aile Terapistidir. Oyun terapisi becerilerinin anne babaya öğretilerek, aile içi ilişkileri güçlendirme yöntemidir. Ayrıca Gestalt Psikoloji eğitim programına devam etmektedir. 3 yaşında Ada’nın annesidir. annebabaokulum.blogspot.com blogunda, aile içi iletişim, çocuk gelişimi, özgüven, özsaygı, okul, disiplin, oyun terapisi ile davranış problemlerini çözme ve kendi çocuklu yaşamına dair yazılarını paylaşmanın yanısıra birçok farklı aile portalı ve dergilerde yazıları yayınlanmaktadır. İki yıldır yazılarıyla yer aldığı Alternatif Anne kadın ve aile portalında Yönetim Grubu’ndadır.

"Yankı Yazgan ile Çocuklu Yaşamda Mutluluğun Formülü – Röportaj" için gelen yorumlar

Geri izleme | Yorum RSS Beslemesi

Yorum Yaz


altı + 3 =