Çocuk Psikolojisi Pedagog

Uyumaktan korkuyorum anne!

Basit bir gece ağlamasından gece terörüne dek çocuğumuzun karşılaşabileceği korku anları:

korku1Çocuklar bazen yataklarında huzur bulamazlar. Basit bir gece ağlamasından gece terörüne dek çocuğumuzun karşılaşabileceği korku anlarını uzman pedagoğumuz Belgin Temur anlatıyor…

–              Karanlık Korkusu

Çocuklarda en sık rastlanan korkuların başında karanlık korkusu yer alır. Bu korku türü belki de anne-babaların en sık pekiştirdikleri korkudur. Özellikle gece ışıkla uyumayı alışkanlık haline getirmek çocukların karanlıktan tedirgin olmalarına neden olmaktadır. Bu tedirginlik başka korkularla birleştiğinde ya da başka kaygılar ve sorunlar eklendiğinde daha yoğun bir karanlık korkusuna dönüşebilmektedir. Tüm korku türlerinde olduğu gibi bu korku türünün gelişiminde de model olmak önemlidir. Yakınları, özellikle de anne-babasından birinin karanlık korkusu yaşadığını bilen, bu korkuya tanık olan çocuklar ister istemez karanlığın korkutucu bir şey olduğu kognisyonunu geliştirmektedirler ve ardından da benzer korku tepkisi ortaya çıkmaktadır. Özellikle 3-5 yaş arasında doğal olarak kendiliğinden ortaya çıkan karanlık korkusu anne-baba tarafından pekiştirilmediğinde ve uygun bir şekilde yaklaşıldığında yine kendiliğinden kaybolmaktadır. Karanlık korkusunun en tedirgin edici yanı karanlık olan mekânda ne olduğunu görememek ve her türlü potansiyel tehlike ile baş etmek zorunda kalmak duygusudur.

korku2–              Kâbuslar ve gece korkuları

Hemen her çocuk kâbus görebilir. Ancak haftada bir iki gibi bir sıklıkta görülüyorsa, bu bir sorun olarak düşünülmelidir. Kâbuslar gündüz yaşantısıyla çok bağlantılıdır. Çocuğun içinde bulunduğu olumsuz koşullar, kardeşleriyle, anne-babasıyla ve arkadaşlarıyla yaşadığı çatışmalar, korkulu rüyalar görmesine neden olabilir. Ayrıca bir çok endişe kâbusa neden olabilmektedir. Televizyonda izlenen şiddet görüntüleri, çocuğun kendi çevresinde izlediği çatışmalar, tehditkâr yaşantılar, travmatik yaşantılar ve şiddete, kazaya tanıklık etmek de kâbuslara neden olabilir. Çocukların disipline edilmeleri için kültürümüzde sık kullanılan değişik kişilerden (örneğin; öcüden, doktordan, öğretmenden vb), hayvanlardan ve durumlardan korkutma eğilimi, özellikle okul öncesi yaşlardaki çocukların, anlatılan korku objesini doğru değerlendirememesine ve bu korkuları uykularına taşımalarına neden olmaktadır.

–              Gece Terörü

Korku kaynaklı olabilecek bir uyku bozukluğu, gece terörü denen gece korkusudur. Yine okul öncesi yaşlarda sık rastlanır. Çocuk büyük bir korku ve çığlıkla uyanır. Kendinde değildir, panik içindedir ve anlamsız hareketler yapar. Uyandırılırsa da hiçbir şey hatırlamaz. Bu durum uykunun ilk saatlerinde gerçekleşir.  6-12 yaşlar arasında görülen bir başka uyku bozukluğu da uykunun ilk evresinde çocuğun kalkıp oturması, kendi kendine konuşması, bazen gezmesi, dolaşması şeklinde olur. Sabah uyandığında da hiçbir şey hatırlamaz.

Her iki durum da psikolojik etkenlere bağlı olabileceği gibi nörolojik temelli bir bozukluğun belirtisi de olabilir. Eğer anne-babalar bu tip uyku bozukluklarını çocuklarında sık gözlemliyorlarsa, bir uzman yardımıyla bu durumun tipik bir gece korkusu mu, yoksa nörolojik kaynaklı (epileptik bir nöbetin belirtisi olabilir) mı olduğunu ayırt etmelidirler.

korku3Anne-babalar nasıl davranmalı?

– Korkusunun çocuğun gelişim dönemiyle ilgili olup olmadığını, hangi korkuların hangi gelişim dönemlerinde normal olduğunu öğrenin.

– Korkunun belli bir olaydan sonra mı, bu olayla bağlantılı mı ortaya çıktığını saptayın.

– Korkuların bazı zamanlarda ya da bazı durumlarda artıp artmadığını gözlemleyin.

– Duygularını dinleyin; onu anlamaya ve ona güven vermeye çalışın.

– Korkularından dolayı çocuğunuzu asla aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın, çevrede alay konusu olmasına engel olun.

– Korkusuyla ilgili olarak onu zorlamayın. Örneğin; karanlıktan korkan çocuğunuzu karanlık bir yere gitmesi konusunda zorlamayın.

– Çocuğu utandırmadan korkusunu ortadan kaldırmaya çalışın. Örneğin; “Erkek adam korkar mı?” gibi sözler söyleyerek, onu utandırmayın.

– Mümkün olduğunca erken yaşında onu kendi odasında yatırmaya alıştırmalısınız. (Bebekler 6 aylık olmadan önce kendi odalarında tek başlarına uyumaya alışmalıdırlar)

– Korkusuyla aşamalı şekilde baş etmesi konusunda yardımcı olun.

– Korktuğu şeyle ilgili onu bilgilendirin, bu konuda güven kazanmasına yardımcı olun. Örneğin; hırsızdan korkan çocuğun kapıyı kendisinin kilitlemesine izin verin, hırsızın girme olasılığı olan kapı ve pencereleri her gün ona kontrol ettirin.

– Çocuğunuzla iletişiminizi arttırın, birbirinize duygularınızı anlatmanız için ortam hazırlayın.

– Onunla oyun oynayın, resim yapmasını sağlayın. Uygun oyun ortamlarında çocuklar duygularını ifade etmek için fırsat bulurlar. Olumsuz duyguların ifade edilebilmesi korkunun gelişimini de engeller.

– Uyku öncesinde birlikte daha fazla vakit geçirin; onu rahatlatacak şeyler konuşun, hoş hikayeler anlatın.

– Korkusunu çağrıştıracak objeleri odasından kaldırın.

– Korkularıyla ilgili ona yalan söylemeyin; bu size olan güveninin azalmasına neden olur.

– Çocuğunuz korkuyla uyanmışsa ve yanınıza gelmek istiyorsa, mümkün olduğunca onu yatağına geri götürün ve kendi yatağınıza almayın. Gerekirse başucunda 10-15 dakika geçirin ve uykuya sakince dalması için yardımcı olun. Onu gece yanınıza almanız “Korkmakta haklısın, korkulacak bir şey var” mesajını almasına neden olabilir, bunun yerine yatağına yatırdığınızda onu öpüp sakinleştirin. O anda ilgi ve şefkat ihtiyacının artmış olduğunu gözden kaçırmayın.

– Korkuları olan tüm çocukların uykularıyla ilgili problem yaşama olasılığının yüksek olduğu düşünülerek uyku öncesi hazırlığı önem verilmelidir. Örneğin; yatma öncesi temizlik birlikte yapılabilir, sakin bir ortamda bir öykü okunabilir; birlikte sakin bir müzik dinlenebilir…

– Çocuğunuzun korkuları ile ilgili belirtiler sıklıkla karşınıza çıkıyorsa, tüm çabanıza rağmen azalmıyorsa bir uzmandan yardım alın.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 2 Mayıs 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Uzm.Ped. Belgin Temur

Uzm.Ped. Belgin Temur

ALTERNATİF ANNE UZMANI | İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Pedagoji Bölümü Mezunudur (1989). İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamıştır (2002). Mesleğe özel eğitimci olarak başlamış, zihinsel özürlü ve otistik çocuklarla özel eğitim çalışmaları yapmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve özel öğrenme bozukluğu konularında araştırmalar yaparak bu konuda deneyim kazanmıştır. Çocuklardaki ruhsal-davranışsal sorunlarla ilgili bireysel çalışmalarının yanı sıra anne-baba danışmanlığı ve anne-baba eğitim grupları yapmaktadır. Öğretmenlerle ve anne-babalarla “çocuklarla etkili iletişim” ve “aile içi etkili iletişim” konusunda grup çalışmalarının liderliğini yapmaktadır. 1999 Marmara depremi sonrasında yürütülen büyük ölçekli bir sosyal proje olan “çocukların ruhsal-davranışsal sorunlarını sınıf içinde tanıma ve uygun sınıf içi müdahale teknikleri” projesinde eğitimci olarak görev yapmıştır. Proje kapsamında Ocak-Şubat 2005’de Project Hope işbirliği ile Boston Çocuk Hastanesi’nde (Children’s Hospital Boston’s National Institute of Mental Health -NIMH- Fogarty International Mental Health and Developmental Disabilities) araştırma eğitim ve kapasite geliştirme programına katılmıştır. Bu projenin devamı olarak kurulan PREP’in (Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği’nin kurucu üyesidir) Özel Mavi Aile Danışma Merkezi'nin kurucusu ve yöneticisidir. Klinik çalışmalarının yanı sıra alanda çalışan meslektaşlara çocukluk çağı ruhsal-davranışsal problemlerinin tanı ve sağaltımına yönelik süpervizörlük yapmakta, stajyer öğrencilerin uygulamalı eğitim programlarını hazırlamakta ve yürütmektedir. Değişik basın yayın organlarında çocuk ve ailelerin sorunlarına yönelik yazılar yazmakta ve programlar hazırlamaktadır.

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Merhaba,oğlum 10 yaşında, bebekliğinden beri tek başına ve karanlıkta uyuyan bir çocuktu. Youtube dan oyun videosu izlerken başka bir videoyu açmış,ışık sönünce korkunç bir şey beliriyor,ışık açılınca yok oluyor,(bu şekilde anlattı )sonrasında gündüz hiç bir sorun yok ancak hava kararınca evde bizim bulunduğumuz oda hariç hiç bir odaya tek gidemiyor,Tuvaleti gelince beraber, suyunu alamadığı için biz getiriyoruz vb.Evimizin güvenilirliği hakkında konuştuk onu dinledik olayın üstüne fazla gitmiyorMuş gibi tavır takıntı.Akşam tüm ışıkları yaktık o da fayda saglamadı. Uyuyana kadar yanındayız uyudukdan sonra bir sorun yok tabii uyanma saatinden önce wc ye giderse yatağına değil yanımıza geliyor.Bu durum iki aydır ne artıyor ne azaldı aynı boyutta devam ediyor.Kendi kendimize aşamıyacagimızi düşünmeye başladım,tavsiyeniz olabilirmi.
    Teşekkür ederim.

    • Nimet Hanım, çocuklar zaman zaman çeşitli tetikleyiciler sebebiyle yaşlarına uygun olmayan korku sorunları yaşayabiliyorlar. Bahsettiğiniz video da buna sebep olmuş olabilir başka bilmediğiniz bir şey de… Çocuklar büyüdükçe çok daha fazla şey öğreniyorlar ama aynı zamanda çok fazla şeyi de bilmediklerini fark ediyorlar. Genellikle de bilmedikleri emin olmadıkları şeylerden korkuyorlar. Çünkü bilmediği bir konu üzerinde bir kontrolü olamayacağını da biliyor çocuk. Korkuya sebep olduğu düşünülen tetikleyici bazen sadece çocuğun var olan başka kaygılarının da ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Örneğin başka bir çocuk da bu videoyu izlemiş olabilir ama aynı şekilde bir korku reaksiyonu göstermiyor olabilir. Bu nedenle çocuğunuzda genel olarak kaygı yaratabilecek başka bir konunun varlığını araştırmanız yararlı olabilir. Bu korkuyu azaltabilmek ve çocuğunuzu rahatlatabilmek için de duygusunu ifade etmesine izin vermeniz önemli olacaktır. Korkunun mantığı üzerine konuşmak genellikle hiç bir işe yaramaz. Tam tersi çocuğun duygusu güçlenebilir. Yani “ne var bunda korkacak” yaklaşımından uzak durmak gerek. Bunun yerine “korktuğunda aklına ne geliyor?” “Peki daha iyi hissedebilmek için nasıl düşünmeye ihtiyacın var?” gibi kendi kendisine korku duygusuyla baş etmesini ve yeni olumlu düşünceler geliştirmesini sağlayacak sorular sormak yararlı olacaktır. Gece yanınıza geldiğinde de yeniden yatağına götürüp, bir iki dakika yanında kalıp güvende olduğunu hatırlatabilirsiniz. Güzel şeyler, güzel yerler düşünerek uykuya dalmasını hatırlatabilirsiniz. Ayrıca kendisini çok kötü hissettiğinde sizi yanına çağırabileceğini ama bu korkuyla baş edebileceğine inandığınızı söyleyebilirsiniz. Bu yaşa dek yeterli özgüveni olan ve benzer baş etme deneyimleri olan bir çocuksa kısa sürede bu sorunla da baş etmeyi öğrenecektir. Ama bazen başka bilmediğimiz sıkıntılar çocukların bu tarz korkuları çok yoğun yaşamalarına neden olabilmektedir. Bu yaklaşımlar yeterli gelmezse bir uzmandan destek almanızda yarar vardır. Çünkü yaş olarak tam da ergenlik öncesi dönemdesiniz. Bu gibi problemlerin ergenlikten önce çözülmesi büyük önem taşır. Belgin Temur.

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör