Çocuk Psikolojisi Eğitim Hamilelik & Doğum Kategorisiz Yeni Doğan

Uyku eğitimi gerekli mi?

Yazarlarımıza uyku eğitimini sorduk: Çocuğunuzun uykusunu düzenlemek adına ne yaptınız?

Doğumdan birkaç hafta sonra hemen hemen her annenin düşünceleri bir konu etrafında dolaşmaya başlar: uyku! Hem kendi uykusu hem de bebeğinki. Bebeğin uykusu ya da daha doğrusu uykusuzluğunun bir çok anneye zor günler yaşattığından emin olabilirsiniz. Bu çok normal. Ancak bu böyle olmak zorunda değil. Çünkü ağlamadan yatmak ve düzenli uyumak bebeklerimize öğretebileceğimiz bir şey. Uyku eğitimi ile yeni yeni tanışan ülkemizde, konu hakkında zaten kafası karışık olan anneler için yazarlarımıza “uyku eğitimi” konusundaki tecrübelerini sorduk:

“Uyku eğitimini uygulamış bir anne olarak her ortamda güvenilirliğini ve faydasını savunabilirim. Kızım 8 aylıkken verdim eğitimi ki bence doğru zamandı, çünkü 6 aylıktan itibaren gözlem yapmaya başlamıştım ve zamanı gelince başladım.

Bütün yöntemleri okudum. Kim West’i laurel-851030_1280en yakın buldum ama asla %100 sadık kalmadım. Kızımın duygusal ihtiyaçlarını göz önüne alarak verdim eğitimi. Hiç yanından ayrılmadım ve eğitim adına ağlatmadım. Şimdi 3 yaşında, akşamları kitabını okurum, saçlarını okşar, sırtını kaşırım ve uyur. Zamanı gelince, kendi başına da uyuyacak biliyorum.

Eğitimi vermeye başladığımda, çok eleştirildim. Çevremde neredeyse uyku eğitimi veren tek kişiydim. Paylaştığım herkes çocuğu neden ağlatıyorsun diye eleştirdi. Oysa nasıl bir eğitim verdiğimi bilmiyorlardı bile. Kızım neredeyse ağlamadı diyebilirim. Bir çok kişi için uyku eğitimi = Ferber.

Uyku eğitiminin bize bir katkısı daha olmuştu. Ben çok ağır bir lohusa depresyonu geçirdim. Uzun sürdü ve çocuğumun bana güvenli bağlanmasını ciddi anlamda sekteye uğrattı. Uyku eğitimi ile aramızdaki o bağ yeniden kuruldu.” Nihal Şenpınar

“Ben de uyku eğitimi savunan annelerdenim. Çocuğun ihtiyaçları da gözetilerek yapılan bir uyku eğitiminin zararlı değil hem çocuğa hem de ailesine çok faydası olduğunu bizzat yaşayarak gördüm. Ben oğluma 4,5 aylıkken eğitime başladım. Okuduğum tüm kitaplardan oğluma faydası olacak şeyleri seçerek uyguladım.

Önceliğim sallanarak uyumayı unutması yönünde oldu. Sonrasında ağlatmadan mızıklandığında dikkatini çekerek sakinleştirme şeklinde yaptım. Bu uğurda kaç cilt masal kitabı bitirdim ben bilirim. Çok uğraştım ama hep kararlıydım, her akşam 9’da mutlaka o odaya girildi. Dışarıdaysak da eğitimi bitene kadar her şeyini yanıma alarak ona göre ayarlamalarımı yaptım.

Başlarda 9’da odaya girdiğinde bir yarım saat kadar ben yanındayken uyuyordu, sonrasında yalnız uyumaya da alıştı. Uzun zamandır 9’da yatağına gidip kendi başına uyuyan bir oğlum var. En azından biz de ailecek 9’a kadar ona vaktimizi ayırıp, sonrasının kendi yetişkin saatlerimiz olacağını bilerek planlarımızı yapıyoruz. Üstelik sabaha kadar hiç uyanmadan uyuyan bir bebek-çocuğun güne çok daha enerjik ve keyifli başladığını, aynı şeklide benim de dinlenmeme izin verdiğini görüyorum.

Bu yüzden uyku eğitiminin çocuk ve aile için gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama yöntemler çocuğa ve aile yaşantısına göre şeçilmeli, böylece süreç herkes için kolay ilerlemelidir.” Aslı Demirörs

“Uyku eğitiminin ne olnewborn-659685_1280duğunu yakın çevreme anlatmak benim en yorulduğum konu olmuştu, çünkü gerçekten çoğu ebeveynler bilmediği gibi bilmeye yakın olanlar için de uyku eğitimi = Ferber = ağlatma oluyor. Uyku eğitimi her şeyde olduğu gibi doğru ilerlediğinde hem ebeveynler hem çocuk için muhteşem sonuçlanan, çocuğun özgüvenine ve benlik gelişimine müthiş katkısı olan 0-3 yaşta ek gıdaya geçiş ve tuvalet eğitimi ile beraber pozitif disiplinle doğru atlatılması gereken en önemli aşamalardan biri. Her zaman izin verici ve “akışına bırakan” olmak en kolayı değil mi? Uyku eğitimi disiplini olumlu bir şekilde ve çocuğun ihtiyaçlarını gözeterek uygulamak ise gerçekten zor olanı.

Ben üniversitede yıllardır bağlanma kuramıyla ilgileniyorum, ama “attachment parenting” diye bir şey çıkarıldığını ve bunun uyku eğitimi karşıtı olarak kullanıldığını ebeveyn olunca öğrendim. Zira bağlanma kuramının içeriğinde böyle bir şeye rastlanmadım. Bağlanma kuramı mesela ilk aylarda çocuğunuz bir kol mesafesinde olsun der, ama uyku eğitimi vermeyin dediğini görmedim duymadım.

Günün sonunda eğer duygularınızın sömürülmesine açıksanız ve kolaycıysanız, tavsiyem stresli durumlarda ve kolaycılığın olumsuz sonuçlarının sorumluluğunu bilmek ve almak.” Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk

Alternatif Anne

4 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Ben de “Ferber= Ağlatma” ve “Ağlatma=Kötülük yapma” şeklinde indirgenmiş, küçümsenmiş ve reddedilmiş anlayışa şaşırıyorum. Bir şeyi basit mantığa indirgemek anlamaya başlamak için gerekli olabilir ama tehlikelidir de. Bu doğrultuda Anneliğin Ötesinde kitabını okumanızı ve Youtube’da bulunan Annelik Trendleri kolokyumunun özetini izlemenizi tavsiye ederim.

  • Yazarların tamamı uyku eğitiminden yana, keşke bir de böyle düşünmeyen yazar ekleseymişsiniz.. Yorumcu olarak, yazıdaki bir kaç nokta dikkatimi çekti ve beni rahatsız etti. Mesela 0-3 yaş arası uyku “eğitimi”, beslenme “eğitimi”, tuvalet “eğitimi” atılması gereken aşamalardan biri diyor. Bunlardan hiç birinin eğitim ile verilebileceğine inanmıyorum. Çocuğun 0-3 yaşta tek ihtiyacı güvenli bağlanmadır, dünyayı tanımak ve anlamlandırmaktır. Eğitim adı altında verilen katı kurallar, sınırlar, öğrenilmiş çaresizliğe neden olan uygulamalar işe yarar ve çocuğu yetişkinlerin istediği gibi hizaya sokar, fakat çocuğu aynı zamanda ketler yani kendi sınırlarını öğrenmesine, deneme yanılmayla keşfetmesine imkan vermediği için geleceği üst noktaya ulaşmasını, kendini gerçekleştirmesini ketler. Günümüz modern psikoloji biliminde bu nedenle attachment parenting, positive psychology, respectful parenting gibi kavramlar ortaya atılıyor, özünde hepsi çocuğu gözlemlemek ve kendi yolunda yürürken ona SADECE talep ettiği anda rehberlik yapmak, destek olmaktır.
    Ben çocuğuma uyku eğitimi vermedim. 1 ay erken doğan, tam 7 ay kolik problemi yaşayan, “zor” diye damgalayabileceğiniz bir çocuktu. 10 ay koynumda yattı, ilk zamanlar üçümüz aynı yatakta sarmaş dolaş uyuduk, sonra kendi yatağında ama memede uyudu, meme yine onun önderliğinde 19. ayda bitince yatağının yanına birleştirdiğim kanepede öpmeler okşamalarla uyudu ve şu an 2 yaşında hala bu şekilde uyuyor. 10-12 ay arası diş çıkarma ve büyüme atağı nedeniyle her çocuk gibi o da çok sık (bazen 15dk’da bir) uyansa da, o dönemler de geçti bitti.
    Yani diyeceğim odur ki, eğitim vermediğim halde diğer çocuklar gibi belli saatte uyuyor, belli saatte uyanıyor ve uykuya gidişte, dalarken ya da uyandığında da ağlamıyor. Sadece “anneeee sarıl bana lütfeeen” diyor ki onu da kokusunu içime çeke çeke yapmak zaten benim en büyük zevkim.
    Ben 7 ay durmaksızın ağlayan bir bebeğim olduğu için, gerçekten bu kotayı doldurduğumuz için ağlatmaya her ne nedenle olursa olsun karşıyım. Bunu şımartmak olarak algılamayın; sadece çocuğu tanımak, neye ağlayacağını önceden tahmin edip ortamı, kendinizi ve çocuğu optimum düzeye hazırlamak, en baştan ağlatmamak gerektiğine inanıyorum..

  • Sanırım “uyku eğitimi” tanımlamamız gerekiyor. Pozitif disiplin ile uykuya alıştırmak desek en doğru tanımlaması olabilir belki. Ya da tersten bakarsak, çocuğunun istediği saatte istediği şekilde uyumasına izin vermemek.

    İki çocuğumla doğdukları günden itibaren oldukça geniş bir aile yatağında ya da çift balkonlu yatak da diyebiliriz, uyuduk. Biri üç, diğeri iki yaşına olana kadar o şekilde uyuduk, ardından biz odadan taşındık, çocuklar yerlerinde kaldılar. Bundan da bir yıl sonra ayrı odalara taşınmak istediler. Yani geceleri hep birlikte geçirdik. Doğumdan itibaren onları akşam 19:00’da kendi yataklarına yatırdık. Uyuyana kadar ben veya eşim yanlarında kaldık, önce yatakta sonra odadaki koltukta. Daima mutlu, huzurlu ve kolay uyudular. Herkesin kendi odası olunca “artık kendiniz, biz yokken uykuya dalacaksınız” dedik ve hemen de oldu. Uyku çocuklarım için güzel bir şey çünkü. Uykudan korkmuyorlar.

    Eh, hiç uyku eğitimi vermemişsiniz ki diyebilirsiniz. Ama ben tam dersini derim. Uyku eğitimi verdim. Çünkü disiplinli bir şekilde uyku zamanlarını düzenledim ve karar verdiğimiz kurallardan ödün vermedik. Çocuklarım bugün 6,5 ve 5 yaşında. Bir kere uykudan önce ağladıklarını bilmem, yatağa gitmemek için bin bir numara çevirdiklerini de bilmem. İkisi itirazsız yatağa gider. Büyük oğlumun uykuya dalması 20 dakika sürer, küçük olan iki dakikada uyur, hatta akşam “ben yatıyorum” deyip tek başına yatağa gittiği de çok görüldü. Bu da, evimizde misafir varken ya da biz bir yere misafirliğe gittiğimizde de farklı değil.

  • Regina oldukça güzel anlatmış. Eğitmemek diye bir şey yok aslında. Yaptığımız ve yapmadıklarımızla, her şekilde eğitiyoruz küçüklerimizi. Burada mesele, çocuk yetiştirmeyi sağlıklı biçimde kolaylaştırmak için kendi korkularımızın (onların BİZE ait olduklarının) farkına varmak ve kendimizi eğitmek. Daha iyi de anlatamam ☺