Alternatif Baba Kategorisiz Tüp Bebek

Tüp Bebek tedavisi sürecinde baba adayının rolü

Tüp bebek tedavisi gerçekten çok büyük zahmet ve sıkıntı veren bir süreçte geçiyor. Kan testinin pozitif olduğunu öğrenene kadar devam ediyor. Gerçi bu müthiş güzel haberden sonra da hamilelik sürecinin güzel sıkıntıları başlıyor; ama o bir yerde daha keyifli ve sonucunu düşündükçe rahat atlatılabilen bir süreç.
Tedavi sırasında neredeyse tüm işlemler kadına uygulanıyor. Tabii tedavide uygulanan protokole göre değişiklik olabilir ve erkek üzerinde de bir takım tedaviler uygulanabilir ama bence nereden bakarsanız bakın kadın daha çok zahmete giriyor. Tabii böyle olunca da bu durumdan etkilenen erkek de biraz sıkıntıya girebiliyor. Sonuçta eşinin hayatındaki zorluklar erkeğin de hayatında etkili oluyor.
Kadın tedavi sürecinde testlerden geçiyor. Hadi bu testler öyle aman aman zor değil; ama esas zor olan yumurta toplamaya kadar geçen sürede alınan ilaçlar, vurdurulan iğneler. Bu ilaçlar ve iğneler hormonları direkt etkilediğinden, kadında gözle görülür şekilde değişiklikler olabiliyor. Hormonlar değişiyor, psikolojisi bozuluyor. Birkaç ay boyunca her gün iğne olmak, hormon ilaçlarını almak hiç kolay değil. Bir de bunun üstüne yaşam tarzına çok dikkat ederek yaşamaya çalışmanın verdiği bir sıkıntı da var. Tüm bunlar kadın için zor bir dönem geçirmesi demek.
Bu dönemin her anında erkeğin, mutlaka eşinin yanında olması gerekir. Tabii bunu tüm erkeklerin duyarlı olduğunu varsayarak söylüyorum. Böyle davranmayacak, boş verecek, kadını kendi haline bırakıp “Amaaan ne yaparsa yapsın!” diyecek erkekler var ise bundan sonrasını hiç zahmet edip okumasınlar.
Kadın anlattıklarım çerçevesindeki zorluklara baş etmeye çalışırken mutlaka huysuz, aksi, bir çok şeyden bunalan bir insan haline gelebilir. Hatta çok büyük ihtimalle böyle olur. Bu durumlarda en büyük destekçisi, dayanağı eşidir. Tüm nazını, kaprislerini, huysuzluklarını eşine yapar. E tabii çevresinde bunları birebir paylaşabileceği başka kim var ki? Sonuçta bu işe tek başına girmedi, kararını tek başına vermedi.
İşte duyarlı eş/erkek faktörü bu zamanlarda başlıyor. Erkek, eşinin tüm kaprislerini, huysuzluklarını, nazını alttan alarak, olaya daha olumlu başka bir açıdan bakarak eşini rahatlamak zorunda. Belki olayları biraz şakaya vurarak, belki dikkati başka bir şeye yoğunlaştırmaya çalışarak, belki hemen dışarı çıkmak, gezmek, arkadaşlarla buluşmak gibi değişik bir aktivasyon ile eşinin rahatlamasını kafasının dağılmasını sağlayabilir. Tabii bunlar benim aklıma gelen birkaç yöntem. Her çift yaşam koşullarına göre kendi içlerinde değişik alternatiflerde bulabilirler.
Tamam bu kadar kaprise, naza bir erkeğin devamlı alttan alarak dayanması zor olabilir. Erkekte sonuçta insan ve bir tahammül sınırı var. Fakat bu sınırın çizgisi mümkün olduğunca en üst seviyede olmalıdır. Son raddeye gelip erkeğinde sinirleri boşalıp çıldırma aşamasına gelebilir. Bu durumda erkeğin yapması gereken, eşine yansıtmadan dışarı çıkıp kafasını dağıtmak, odaya kapanıp kapıyı kilitleyip yastıkları yumruklamak gibi yöntemlerle sakinleşip sonra hiçbir şey olmamış gibi tekrar eşinin yanına gelmektir. Bu aslında buraya yazdığım kadar kolay değil ama böyle yapmak çift için çok daha sağlıklı olacaktır. Tüp bebek tedavisinde en önemli unsur moralin, psikolojinin hep yüksek ve düzgün olmasıdır. Bu da ancak bu şekilde sağlanabilir. Erkekte eğer patlayıp eşi ile hiç hoş olmayan davranışlara, diyaloglara girerse tedavi sonuncunun negatif olma ihtimali çok büyük olur.
Tedavinin en önemli aşaması olan yumurta toplanma ve embriyo transferi kısmına gelindiğinde ise gene işin tüm yükü kadında olacak. Küçük iki tane operasyon geçirmek zorunda kalacak kadın. Sonuçta operasyon olduğundan büyük küçük fark etmez. Bedene müdahale ne olursa olsun tehlikeli olabilir. Bu durumda da kadının gerçekten eşinin desteğine ve vereceği morale çok ihtiyacı var. Erkeğin her durumda eşinin yanında olması, yardım etmesi, destek olması gerekir. Hatta bu operasyonları ve yaşananları şakaya vurmak çok daha iyi olabilir. Hem morali yüksek tutar hem de her şeyin daha rahat atlatılmasını sağlar.
Bu aşamalarda eşim ve ben çok eğlenmiştir. Her durumu şakaya alarak devam ettik. Mesele yumurta toplandıktan sonra ben “Karım yumurtladı” diyordum. Bu eşime de çok iyi geliyordu. Hem eğleniyor hem de moralini yüksek tutuyordu.
Laboratuvarda embriyo oluşma aşamasında “Gidip embriyo halindeki bebeğimizi görebilir miyiz?” acaba diye şakayla karışık düşünüp gülüyorduk.
Embriyo transferinden sonra ise eşimin dinlenmesi ve embriyonun rahime daha iyi tutunabilmesi için bir süre yatması gerekiyordu. Bu aşamada da “Karım kuluçkaya yattı” diyerek şakaya vurmuştuk. O süre hep bizim için “kuluçka” olarak geçti. Hatta transferden sonra hemşire yapacaklarımızı anlatırken eşime “Potansiyel olarak şu anda hamilesiniz” demişti. Bu lafı duyduktan sonra saat tutmaya başladım ben. Her arayana “Karım 45 dakikalık hamile”, “Karım 1 günlük hamile” diyordum.
Tüm bu şakalar eşime de bana da çok büyük moral oluyordu. Gülüp eğleniyorduk. Bence ve doktorumuzun söylediğine göre tüm bunlar sayesinde eşimin sağlıklı yumurtası oldu, bunun sonucunda sağlıklı bir embriyo oluştu ve en sonunda o embriyo sımsıkı tutunarak hamilelik gerçekleşti. Final ise şu anda 13 aylık olan kızımız Lâl… Sanırım artık bizim için en büyük şaka O…

Tuğkan Tepiltepe

Tuğkan Tepiltepe

ALTERNATİF ANNE YAZARI | 1972 yılında Ankara'da doğdu, büyüdü ve hâlâ yaşıyor. Anadolu Üniversitesi AÖF İktisat Bölümü'nden mezun oldu ve halen Hacettepe Üniversitesi'nde Akademik Uzman ünvanı ile çalışmakta. 38 yaşında müzmin bekârlığını nihayete erdirip Nursen Tepiltepe ile evlendi. 17 Ekim 2011 tarihinde ise kızları Lâl dünyaya geldi. Lâl'i tüp bebek yöntemi ile yaptılar. Tuğkan, tüp bebek sürecinde yaşadıklarını ve hamilelik sürecini baba gözünden anlatmak için kendi çapında yazıya dökmeye başladı ve sonradan http://babaolacagimoluyorumoldum.blogspot.com/ adresinde de yayınlamaya başladı. Amacı hem özellikle tüp bebek konusunda bazı tabuları yıkıp birilerine yardımcı olabilmek hem de ileride kızı Lâl'e bir hatıra bırakabilmek. Henüz hatıra aşamasına gelemedi ama yardımcı olma konusunda amacına ulaşmaya başladı.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Tüylerim diken diken oldu yazıyı bitirdiğimde. Şu odaya kapanıp yastık yumruklama örneğine çok güldüm; arkasından gelen kuluçka ve yumurtlama şakalarına da. Ne kadar güzel yazdıklarınız. Hem bu yollardan geçecek baba adaylarına, hem de eşlerine nasıl destek olacaklarını bilemeyen erkeklere yol gösterir.
    Blogunuzu da hemmen izlemeye alıyorum.
    Sevgiler (:

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör