Çocuk Çocuk Psikolojisi Dünyadan Esintiler Eleştiri Kategorisiz

Bir çocuk ruh sağlığı uzmanından çocuğunuzla terör hakkında konuşmak için 10 ipucu

Terör saldırısı gibi dehşetli bir şiddet karşısında bir yetişkin için bile insanın içini ezen düşünce ve duygularla baş etmek ve yaşamı olağan hali ile sürdürmek yeterince zordur. Oldukça basit görülen soruların bile cevaplarını bulmanın bile zorlaştığı bir dönemdir. Ve eğer bu sorular çocuğumuzdan gelirse ne yapmalıyız?

RESİM

Bu yazı 08/01/2015 tarihinde http://momfactually.com/tips-for-talking-to-your-kids-about-terrorism/ adresinde Shannan Younger tarafından hazırlanan makalenin çevirisidir.

Terör saldırılarıda dahil şiddet içeren hikayelerin yer aldığı haberlere maruz kalan çocukların derinden etkilenmesi çok üzücüdür. Çocukları ile bu konuda konuşma yapma durumunda kalan ebeveynlere yardım etmek amacıyla, çocuk ruh sağlığı konusunda Şikago’da önde gelen uzmanlardan biri olan Ritamaria Laird’in yardımı ile aşağıdaki yazıyı hazırladım. Ritamaria Laird çocukluk çağına ilişkin çok çeşitli duygusal ve davranışsal konularda Bireysel ve Aile Temelli terapiler uygulamaktadır.
Terör saldırısı gibi dehşetli bir şiddet karşısında bir yetişkin için bile insanın içini ezen düşünce ve duygularla baş etmek ve yaşamı olağan hali ile sürdürmek yeterince zordur. Oldukça basit görülen soruların bile cevaplarını bulmanın bile zorlaştığı bir dönemdir. Ve eğer bu sorular çocuğumuzdan gelirse ne yapmalıyız? Birçok ebeveyn bu sorunun cevabını merak ediyor. Çocukları korumak için onları korumalı ve şiddet gerçeğini çocuklardan saklamalı mıyız? Yoksa onlara karşı açık ve dürüst olmalı ve her ne kadar zor olursa olsun tüm sorularını cevaplamalı mıyız? Ya da belki siz bu iki ucun ortasında bir fikri benimsersiniz. Ama gerçek şu ki çocuklarımız yerel ve küresel düzeyde şiddete sıklıkla maruz kalıyorlar. Ve burada önemli olan yetişkinlerin çocukların yaşamında güven sağlayabilmeleri ve anlayış ve desteğin yanında güven ve emniyeti hissini iletebilmeleridir. Ne kadar bilginin paylaşılmasının uygun olduğu veya küçük bir çocukla nasıl konuşulması gerektiğini bilebilmek çok zor. İnsan şiddeti ve terör hakkında ebeveynlerin çocukları ile konuşmalarına yol gösterecek, kendilerine güvenmelerini sağlayacak bazı ana hatları aşağıda bulabilirsiniz.

1. Sakin Kalın!
Sohbet esnasında taşıdığınız duygular çocuğunuz tarafından hissedilir ve onlar bu hissi sizden aynen alırlar. Eğer siz sakinseniz, çocuğunuzda güvende hisseder ve sakin kalabilir. Çok rahatsız hissediyorsanız, gerginseniz veya bunalmışsanız, ya konuşmayı erteleyin ya da sizin adınıza bir başkasından konuşmasını rica edin. Güvendiğiniz başka bir yetişkinin, örneğin öğretmen ya da yakın arkadaşınızın çocukla konuşmasını ve ona destek olmasını sağlayabilirsiniz.

2. Keşfetmesi için olanak sağlayın.
Çocuğunuzun ne bildiğini ve hangi kaynaktan öğrendiğini sorun. Edindiği bilgi televizyondan mı yoksa okuldaki diğer çocuklardan mı geliyor? Bilginin kaynağını bilmek, sorulan soruyu anlamanıza ve diyaloğu yönlendirmenize yardımcı olacaktır.

3. Çocuğunuzun gelişimsel yaşını göz önünde bulundurun.
Paylaşacağınız bilgi çocuğunuzun gelişim düzeyine bağlıdır. Basit ve genel bilgi verin, ancak sorularını sorması için alan açın. Korku yaratacak veya çocuğunuzun güvenlik hissini sarsacak detaylara girmeyin. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki, ana amacınız çocuğunuzun güvenlik hissini korumak veya yeniden inşa etmek. Çocuğunuzu dinleyin ve sorularına ilişkin cevapları gerekli düzeyde bilgi vererek sağlayın.

4. Mantıksız bile görünseler, çocuğunuzun korku ve endişelerini dinleyin ve hissetmeye çalışın.
Çocuğunuzun korku ve endişeleri çoğu zaman sizinkilerden farklı olabilir. Çocuğunuzun sizin gibi hissettiğini farz etmeye başlamadan önce onun kendine has öznel bakış açısını anlamak için kendinize zaman tanıyın. Birçok çocuk doğrudan ailelerine veya sevdiklerine kötü şeyler olmasından korkar. Kendilerine bakan kişilerden ayrılmaktan korkabilirler. Bir ebeveynin iş sebebiyle evden uzaklaşması şiddetli bir öfke nöbetini tetikleyebilir, okula gitmek bir savaş halini alabilir, ve hatta çocuğun tuvaleti yalnız kullanması kaygıyı tetikleyen bir sebep olarak ortaya çıkabilir. Davranışları ne kadar kabul edilemez olsa bile, bu durum çocuğunuza bağırma ya da ders verme zamanı değildir. Şu an çocuğunuzun duyguları, kelimeleri ve davranışlarını dinleme ve gözleme zamanıdır. Çocuğunuzun duygularının duyulmaya ve desteklenmeye daha fazla ihtiyacı olan bir dönemdir. Aynı zamanda çocuğunuzun yaşadığı dünyayı anlaması ve emniyet ve korunma duygusunun gelişmesi için kritik zamandır.

5. Teminat, Emniyet ve Güvenlik
Terör ve diğer her türlü şiddeti çocuğunuzla konuşurken, güven, emniyet ve hayatın teminatı sizin temel hedefiniz olmalıdır. Terör saldırılarının nadiren olduğunu çocuğunuza bildirmelisiniz. Birçok yerin ve insanın günlük yaşamda güvende olduğunu tartışın. Çoğu zaman ailenin farklı işler sebebiyle farklı yerlerde olduğunu ama günlük rutinin sürdüğünü ve kazasız belasız herkesin yeniden buluştuğundan bahsedin. Okulda ve işyerindeki güvenlik önlemlerini açıklayarak çocukların ve ailelerin böylece güvenliklerinin sağlandığını anlatabilirsiniz. Çocuğunuzun endişelerini anladığınızı kelimelere dökebilirsiniz. Çocuklarınıza kendilerini nasıl güvende hissedeceklerini sorun. Yaratıcı olun. Onlar uyurken kontrol edeceğinizi söyleyin ve edin, okuldayken bir kez sizi araması için olanak sağlayın. Olumlu baş etme becerilerini, problem çözme becerilerini edinmeleri için bir şans yakaladığınızı aklınızdan çıkarmayın, ayrıca ebeveynlere ilişkin güven duygusunun güçleneceği ve çocuğun kontrol duygusunun oluşacağı bir ortamı değerlendirin.

6.Yeniden olacak mı?
Tabii ki bu tür bir şiddet olayının yeniden olup olmayacağını bilmenin bir yolu yok. Ama unutmayın çocuğunuzun aslında sorduğu “Ben iyi olacak mıyım? Ailem güvende mi?” sorularıdır. Ve çocuğunuz yeniden güven ortamının bu kargaşa sonrası yeniden oluşup oluşmayacağını merak etmektedir. Onları güvenli bir şekilde koruyabileceğinize ve dünyada emniyetin sağlandığına ikna etmelisiniz.

7. Benim gibi çocuklara ne olacak?
Birçok çocuk diğer çocukların saldırıdan etkilenip etkilenmediğini, ya da yaralanıp yaralanmadığını merak eder. Eğer çocuklar zarar gördüyse, çocuğunuza buna ne kadar üzüldüğünüzü ifade edin. Kendi hislerinizi fark etmeniz ve adlandırmanız çocuğunuzun kendi iç dünyasını ve duygularını anlamasına yardımcı olacaktır. Çocuğunuzun üzgün olmasına izin verin, zira durum üzüntü verici. Çocuğunuzun hislerinin göz ardı etmeyin, bastırmayın, hislerinin ortaya çıkmasına yol açın. Sizin amacınız çocuğunuzun duygularını sağlıklı bir yolla deneyimlemesi ve ifade etmesini sağlamaktır.

8. Bu kötü insanlar kimdir? Ve neden kötülük yapıyorlar?
Bu soruya verilecek yanıtlar çocuğunuzun gelişimsel yaşına uygun olmalıdır. Genel ve basit bilgi sağlamaya çalışın, çocuğunuzun yorum yapmasına ve soru sormasına izin verin, sorular sizin konuşmanızı yönlendirsin. Birçok farklı bakış açısını ifade etmek durumunda kalabilirsiniz ve bu yolla çocuğunuzun kendi bakış açısını konumlandırma becerisini geliştirebilirsiniz. Bu tür şiddet saldırılarının bir etnik gruba, bir ırkın inanç ve düşüncelerine mal edilemeyeceği ya da bunları yansıtmayacağını açıklamak önemlidir. Kökenleri ve ırkları her ne olursa olsun tüm insanlara eşit davranmanın önemi mutlaka bu konuşmalarda vurgulanmalıdır ki unutmayalım amacımız nefreti büyütmek değil.

9. Hislerinizle iletişim kurun.
Birçok çocuk duygularını ifade ederken kullanacakları kelimeleri bilmiyorlardır ya da henüz öğrenmemişlerdir. Yine de bu üzüntü, korku, endişe ve kızgınlık gibi yoğun duyguları deneyimlerler. Duygularını açığa vururken huzursuzluk, uyku problemleri veya ağlama krizleri yaşayabilirler. Çocuğunuza nasıl hissettiğini sorun. Konuya ilişkin kendi duygularınızı paylaşın. Sakin ve destekleyici olun. Duygularını ifade etmenin pozitif yollarından bahsedin mesela mektup yazmak, resim yapmak ve hatta şiddet olayından doğrudan etkilenen ailelere yardım sağlamak gibi.

10. Ne zaman profesyonel yardım istemelisiniz?
Eğer çocuğunuz uzun süredir oldukça üzgün veya huzursuz görünüyorsa, bu endişeler okul performansını, sosyal aktivitelerini ve günlük yaşam fonksiyonlarını etkiliyorsa, artık profesyonel yardım almalısınız ve okuldaki psikolojik danışmanlardan veya farklı bir akıl/ruh sağlığı uzmanından destek istemelisiniz.

 

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız