Bebek Kategorisiz

Nedir bu ten teması dedikleri şey?

Süt üretimi yetersiz olan ya da memesi reddedilen annenin sorunları ten temasıyla çözülüyor. Nasıl mı? Uzmanımız anlatıyor:

mom-866571_640Son zamanlarda emziren annelerin sosyal medya gruplarında sıklıkla birbirlerine ten temasını önerdikleri görüyorum. Ve gerçekten çok seviniyorum. Çünkü hem annelerin bu işin özünü kavramış olmaları yüz güldürücü, hem de danışmanlık verdiğim çoğu annenin bu paylaşımları görerek cesaretlenmeleri… Böylelikle hemen uygulamaya başlıyorlar ve kısa sürede sonuç alıyoruz. Bu yazımda da ten temasının biraz daha bilimsel faydalarına göz atmak ve hangi durumlarda kullanılabileceğini açıklamak istedim. Aslında her durumda faydalı…

KANGURU BAKIMI TEN TEMASI

Bebeğinizle sık sık ten teması yapın, çıplak emzirin (önü açılan bir gömlek de olabilir), bebeğiniz de çıplak olsun (ayaklarında çorap ve arkasında penye bir battaniye olabilir). Tiroid hormon azlığından dolayı süt üretimi sınırlı olan ve danışmanlık verdiğim bir annede kanguru bakımı olarak bilinen bu yöntem ile yeterli süt üretimine ulaşmıştık. Prolaktin seviyesi az olan bir başka annede de bu yöntem ile aşama kaydetmiştik. Ayrıca biberona alışmış ve memeyi red eden onlarca bebekte de ten teması ve kanguru bakımı çok işe yaramıştı. Üstelik kanguru bakımı yapılan prematüre bebeklerin daha az ağladığı, yaşam bulguları ve kan şekerlerinin daha sabit seyrettiği, emmeye daha kısa sürede başladıkları bilimsel olarak da gösterilmiştir. Üşür diye endişe etmeyin çünkü kanguru bakımı ilk kez prematüre bebeklerin üşümemesi için keşfedilmiş. Adını anne kangurunun yavrusunu sürekli kesesinde taşımasından almıştır. Yöntemin geliştirildiği bölge olan Kolombiya’da yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin çok kalabalık olması ve küvezlerin sayıca yetersizliği gibi nedenler yüzünden yenidoğanları annenin göğsünde yatırmaya başlamışlardır. Bu yöntem sayesinde yenidoğanın vücut ısısının korunduğu belirlenmiştir. Annenin kendi beden ısısı, ten teması, bebeğini korumaya yeterlidir. Ayrıca bebeğin memeye yakın olması, meme kokusu, bebeğin emme, arama, yutma reflekslerinin ortaya çıkması annenin bu sevgi ortamında oksitosin (sütün dışarı akışını sağlayan hormon) seviyesinin artması gibi etkileri sayesinde emzirme üzerine olumlu etkiler yaptığı, yenidoğanın yaşam bulgularında sabitlik sağlandığı gözlenmiştir. Böylelikle yöntem tıp literatüründe “kanguru bakımı” olarak yerini almıştır.

 

Tensel Temasın Yararları

Bebek Anne
Vucüt ısısının korunması Vucüt ısısının dengelenmesi
Optimal oksijenlenme; sabit kalp hızı Yüksek oksitosin düzeyi
Düşük kortizol (stres hormonu) seviyesi Yeterli süt miktarı
Daha az ağlama Sağ beynin uyarılması
Sabit-dengeli kan şekeri Anne-bebek duygusal bağlanma
Kendiliğinden memeyi kavrama Daha az emzirme problemleri
Koordineli nefes-emme-yutma Yüksek özgüven

 

Tensel temas öylesine mucizevi bir yöntemdir ki, bu yöntemi her karşılaştığınız sorun için uygulayabilirsiniz. Ne kadar uzun süre ve maksimum temasla yaparsanız, o kadar fayda sağlarsınız.

Ten temasının mucizesine bir başka örnek; evlatlık alan annelerin, günde en az 7-10 saat uyguladıkları ten teması ile memelerinden süt gelmeye başladığını bildiren çalışmalar vardır.

EMZİRMEK: DOĞAL AĞRI KESİCİ

Aşı yapılırken emzirilen bebeklerin daha az ağladıklarına bir çok kez şahit oldum. Aşının acısını hafifletmek için emzirmek doğal bir ağrı kesici.

Bebeğiniz duygusal ihtiyaçlarının karşılanması, size yakın olmak, sizle iletişimde kalmak, sizin sıcaklığınızı, kokunuzu ve teninizi hissetmek için de emer. O nedenle bebeğinizin sizle ya da siz onunla iletişim kurmak istediğiniz her zaman emzirin. Tensel temasla emzirin. Çünkü bebeğiniz için emzirme; doğal bir ağrı kesicidir, gaz problemi, herhangi bir sıkıntı, problem durumunda onları rahatlatacaktır. Sizin içinse doğal mutluluk (serotonin) ve sevgi hormonu (oksitosin) salgılayıcısıdır.

Doç. Dr. Emzirme Danışmanı ve Pilates Eğitmeni Güliz Onat

1981 İstanbul doğumluyum. Liseden beri, doçentliğe kadar hep hemşirelik okudum. Yüksek lisans ve doktoramı Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşireliği alanında yaptım. Nisan 2005'te bu alanda çiçeği burnunda bir doçent oldum. Üniversitede okurken aynı zamanda klinikte de hemşire olarak 5 sene çalıştıktan sonra, İstanbul Üniversitesi hemşirelik ve ebelik bölümünde on sene araştırma görevlisi olarak çalıştım ve ders verdim. Şu anda da bir vakıf üniversitesinde hemşirelik bölüm başkanlığı yapmaktayım. Akademik kimliğim bu şekildedir.

Emzirme danışmanlığı hikayem, bundan beş sene önce bir proje ile başladı. Proje, özel bir sigorta şirketinin doğum yapan poliçe sahiplerine bir promosyon olarak eve hemşire ziyareti göndermesiydi. Projeye “mucizeye dokun” adını vermiştim. Doğumun ve emzirme sanatının bir mucize olmasına atıf yapmak istemiştim. Bu proje kapsamında altı ayda 60'tan fazla ev ziyareti gerçekleştirdim. Aynı zamanda bir “evde hasta bakım şirketi”nin ziyaretçi yenidoğan hemşiresi olarak çalıştım ve bir yılı aşkın sürede 100'e yakın lohusayı evlerinde ziyaret ettim. Böylelikle benim emzirme danışmanlığı hikayem başladı. Piyasadaki çoğu emzirme danışmanı genelde kendi bebeklerini emzirdikten sonra, bu işe merak sararlar ve herhangi bir sağlık personeli ünvanı taşımaksızın bazı kuruluşlardan eğitim alıp, danışmanlık yapmaya başlarlar. Benim öyle olmadı. Bizzat alanda çalıştıktan sonra, annelerin emzirme konusunda ne kadar çok desteğe ihtiyaçları olduğunu anladım ve onlara yardım etmek istedim. Üniversitede hemşire-ebe öğrencilere teorik ve pratik dersler verirken, bir yandan da emzirme danışmanlığı yaparak annelere ve mucizelerine dokunma fırsatı bulmak hoşuma gidiyor.

Doğal doğumun popüler olduğu günümüzde, doğuma yardımcı olacak kasların hazırlanması için bu işin bir ucunda da egzersiz olması gerektiğine inananlardanım. Bu nedenle son yıllarda uğraştığım pilatese hamile pilatesi eğitmenliğini de ekledim. Pilates derslerimi doğum ve gebelik fizyolojisi bilgilerimle birleştirerek, onların mutlu ve keyifli bir doğum deneyimi yaşamalarına katkı sağlamak çok güzel.

www.emzirmedanismanligi.com
www.evdehamilepilatesi.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız