Çocuk Çocuk Psikolojisi Kategorisiz Yetişkin Psikolojisi

Televizyon yok, kafamız rahat

no-tv1Evimizde televizyon yok. Eksikliğini de hiç hissetmiyoruz. İşin güzel yanı, evde bir televizyon hiçbir zaman olmadığı için çocukların aklına da alışmadıkları bir şeyi istemek gelmiyor. Biz yetişkinler olarak bilgiye internetten ulaşabiliyoruz zaten. Evimize gelen misafirlerle televizyonsuz evimizde uzun süren hoş sohbetler ediyor, çocuklar kendi aralarında bir oyundan diğerine geçerek güzel vakit geçirebiliyor. Bu arada televizyon gibi bir alternatifleri olmadığı için evde devamlı bir hareket ve koşturmaca var tabi. İki oğlumu devamlı aktivite halinde görüyorum. Bu kimi zaman oyun oynama kimi zaman kavga etme, kimi zaman evin içinde top oynama, koşturma şeklini alabiliyor. Ama onları oturtacak sakinleştirecek televizyonumuz yok işte!

Neden bu tercihi yaptık?

Evet televizyon çocuklar için yararlı mı zararlı mı konusu evrensel bir tartışma ve yeni değil. Ama bizim seçimimizin altında aslında Türk televizyonlarının bayağılığı yatıyor. Kanallar arasında şöyle bir gezinin, saat kaç olursa olsun, küfürlü konuşmalar, argo laflar, dizilerde kötü adamlar, vurma, kırma, öldürme, hep kötünün öne çıkarılmasını görüyoruz. Yedi yaş üstü uyarısı olmayan dizilerde bile çocuk oyuncuların “yaa”lı, “bee”li onuşmaları, büyümüş de küçülmüş halleri, yaşlarının gerektirmediği davranışlar sergilemeleri çok ürkütücü. Çocukları küçük birer yetişkin halinde önümüze sürüyorlar. Öte yandan haberler çocuklarla kesinlikle seyredilmemesi gereken programlar. Haberler nefret, olumsuzluk ve ölüm saçıyor. Sonra, birçok aileden “Oğlum ölümden korkuyor, ne yapacağım? Televizyonda gördü heralde?” yakınmalarını duyuyoruz. Neden bu noktaya gelene kadar öncesinde önlem almıyoruz? Çocuğumuzun yaşına uygun olmayan kavramlarla yaşına uygun olmayan şekillerde tanışmasına izin veriyor sonra da sonuçlardan dehşete düşüyoruz.

Küçük Polat Alemdar’lar…

Bir bakıyorum, 3-4 yaşında çocuklarda kabadayı haller, konuşmalar… Çocuklar süper kahramanlarla ya da prenseslerle özdeşim kurarlar. Bu fantazi dünyalarının gelişimini destekler ve oyunlarına daha çok hayali tema katarlar. Araştırmalar fantastik oyunun önemini ve değerini ısrarla vurgulamaktadır. Öte yandan, özdeşleştikleri karakterin çizgi kahraman örümcek adam olması ile Polat Alemdar türü kabadayı karakterleri olması arasında fark var.

Nasıl bir toplum istiyoruz?

En çok neden yakınıyoruz şu toplumda? İnsanlara saygısız diyoruz, terbiyesiz oldu herkes, kural tanımıyorlar… Taksiye biniyorum şoförler yakınıyor, yayalar sürücülerin umarsızlığından yakınıyor, müşteriler satıcıların kabalığından, satıcılar müşterilerden, başımızdakilerden, yönetenlerden… Peki neden yakındığımız özellikleri çocuklarımızın edinmesini önlemeye çalışmıyoruz? Neden çocuğumuzun yanında “öküz!” diye bağırıyoruz yan arabanın şoförüne? Neden ekrandaki adamın bağıra bağıra küfretmesini, çocuklarını dövmesini ya da bir başka adamı yumruklamasını izletiyoruz çocuklara?

Geçen gün, bir başka evde açık olan ekranda gözüme çarptı: Kadın sofra hazırlamış, yukarı kata bağırıyor : “Kalkın lan, sofra hazır”. Bu bir komedi dizisi, bunu çocuklarına izleten ailelerin olma ihtimali yüksek. Kaldı ki izletmeseler de, televizyon açıktır, çocuk da yanında oynuyordur muhtemelen. Sanılıyor ki, çocuklar doğrudan televizyon izlemiyorsa içinde geçen konuşmalara maruz kalmıyor. Unutulmamalıdır ki çocuklar yetişkinleri ve çevrelerindeki davranışları model alır.

Restoranda İşkence

Geçen gün oğlumu mantı yemeye götürdüm. Küçük, şirin bir restorana girdik. İçerisi boştu. Bir masaya yerleştik, 7 yaşındaki oğlumla sohbet edeceğiz. O bana heyecanla okulu anlatıyor. Öte yandan gözü arada yukarılara kayıyor. Arkamı döndüm televizyon açık. Kanalın birinde hayli ağlamaklı, trajik bir türk dizisi. Ses ardına kadar açık. Yer değiştik, oğlum arkasını döndü. “Anne savaş filmi mi o?” dedi. Zira adamlar kavga etmeye başladılar. Bu arada dikkat ettim, girdiğimizde bizi güleryüzle karşılayan restoranın sahibinin annesi, orta yaşlı bir kadın torununa yemek yedirmeye çalışıyor. Torunu benim oğlumdan da küçük ve o da ekranı net görebiliyor, sesi zaten herkes duyuyor. “Sesini kısar mısınız” dedim. Duymazdan geldiler. Kalktım kumandayı alıp kıstım. Aradan geçen birkaç dakika içinde biz mantımızı yerken, restoran sahibi bakımlı kadın geldi, işi bitmişti anlaşılan. Ekranın karşısına geçti ve televizyonun sesini açtı, biz de kalktık.

016-toddlertvDuyarlı, saygılı, eşitlikçi, özgür düşünen bireyler yetiştirmek için: “Televizyondan uzak durun” derim. Çocuklarımıza yaşına göre çizgi filmler, belgeseller ve filmler elbette ki izletebiliriz. Sakıncalı olan, televizyonun biz yetişkinler için planlanan programlarına onları maruz bırakmamız. Vermeye çalıştığımız ya da vermemiz gereken tüm değerlere aykırı programlarla dolu Türk televizyonları. Çocuklarınıza bu haksızlığı yapmayın derim.

Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Eğitime gönül veren, eğitim konularında okumak ve yazmaktan büyük zevk alan Elif Kalkan doktorasını Okul Öncesi Eğitimi alanında tamamladı. Türkiye’de ve ABD’de anaokullarında uzun yıllar öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İşini çok seviyor ancak 9 ve 4 yaşlarındaki oğullarıyla geçirdiği zamanlar onun için herşeyden değerli…

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Benim anlamadığım,zaten çocuklar ailelerin televizyon saati genelde uyku da olmuyor mu. Yani tv izleme genelde 20.30 gibi oluyor eee çocuklar engeç 21.00 de yatıyor. Yani maruz kalma süresi en en fazla 15 dk. Sonrası üstünü değiştir el yüz yıka ve uyku. Tamamen tv yi kaldırmak ne kadar doğru tartışılır bence. Ben çalışmıyorum ama gündüz hiç ama hiç tv açılmaz ancak kayinvalidem dem geldi ise açar. E akşam da yemekten sonra açıyoruz. Hatta açmıyoruz bile çünki oğlum babası ile vakit geçiriyor. Ta ki çocuk uyuyor çay keyfi başladığında tv açılıyor yani öyle olmalı bence. Zaten bizi hiç dikkatli tv izlerken görmedi için sanırım hiç bakmaz bile. Aileler biraz dikkat ettiği sürece hiç bir çocuk 1 Yaşında tv izlemez. Anne karnında tv izleyerek doğuyor sonuçta. İzleniyor ki çocuğun yanında o da izlenmesi gerektiğini düşünüyor. Hayır sonra o çizgi film kötü bu çizgi film subminal mesaj veriyor deniyor. İyi de herkes satış amaçlı is yapar. Kimse senin çocuğunu dhsunmez sen düşünmelisin. Şöyle bir mantık var, ben çocuğumu elektronik bakıcı yani tv karşısına 2 saat bırakayım ama hiç kötü birsey öğrenmesin yok böyle bir dünya. Olamaz da zaten. Sen anne olatak umursamaz isen çocuğunu reklam veren niye umursasın. Benden bu kadar