Çocuk Psikolojisi DEHB

Teknoloji kullanımımız çocuklarımıza zarar veriyor mu?

 

186818773Elektronik olarak çevrimiçi olmak demek, içinde bulunulan sosyal çevreden, çocuklarla olan ilişkiden, bulunduğumuz ortamdan çevrimdışı olmak demek. Peki araştırmalar ne diyor?

Psychalive.org’daki bir makaleye göre, fast food restoranlarda yemek yerken, yanlarındaki telefon, bilgisayar vs. cihazlar sebebiyle anne babaların %70’inin yemeğinin bölündüğü ortaya çıkmış. Toplumlarda akıllı telefonların kullanımı gündelik yaşamı mahveder hale gelmiş durumda. İnsanlar sürekli olarak ya mesajlaşıyor ya Facebook’a, Tweeter’a bakarken yaptığı işi bölüyor ve çocuğuna gerekli ilgiyi göstermiyor ya da gösterilen ilgi her seferinde bölünüyor. Karşılarında ilgisiz ve ihtiyaçlarına tepkisiz kalan anne babaların çocuklarının, bu durumdan şikayetçi oldukları için bağırıp çağırarak tepindikleri ve hatta anne babalarına yemek fırlattıkları gözlenmiş.

Bebekler ebeveynlerinin yüz ifadelerini yansıtmaya neredeyse doğar doğmaz başlarlar. Anne babalarının gözlerinin içine bakıp, onlardan tepki beklerler. Bebeğin beynini harekete geçiren ve bağlantılar kurmasını sağlayan, ebeveynden gelen bu cevaptır. Bebeğe verilen bu ilgi, bebeğin kendisini güvende hissetmesini sağlar ve kendi sosyal becerilerini geliştirmesine yardım eder. Bu ilginin eksikliği (sürekli elindeki telefonla ilgilenmesi vs. sebebiyle) aradaki bağın sekteye uğramasına sebep olabilir. Bu bağ erken çocukluk dönemlerinde kurulur ve ileride yetişkinler arasındaki ilişkide kendini gösterir.

Bebekler ebeveynlerinin ilgisine sadece hayatta kalmak için değil, sağlıklı bir şekilde büyüyebilmek için de gereksinim duyarlar. Ebeveynlik sadece bebeğin karnını doyurmak, altını değiştirip, gazını çıkarmak değildir. Annelerin bebeklerine gerekli yüz ifadesi ile cevap vermemesinin bebeğe olan zararını, 1970’lerde çocuk gelişimi araştırmacılarının Still-face experiment” diye adlandırdıkları bir araştırma sonucunda, annenin bebeğiyle konuşması, oynaması, ilgilenmesi ile bebeğin bu ilgiye kendince agulaması, el çırpması, gülmesi ile cevap verdiğini, bunun tam aksi olarak, bebeğin gülücüklerine, ilgi isteğine, boş bakışlarla, ifadesiz kalan annelerin bebeklerinin, bu durumdan şikayetçi olduklarını ağlayarak, çığlık atarak, etrafa bir şeyler fırlatarak gösterdikleri bulgusu ortaya konmuş. Bu araştırmaların sonucunda, bebeğinin ihtiyaçlarına karşı son derece duyarlı, çabuk yanıt veren, ilgiyi kesmeyen annelerin bebekleri sosyal davranış ve beklenti açısından yüksek olarak derecelendirilmiş. Öte yandan, bebeklerine yeterli ilgiyi vermeyen annelerin bebekleri de bu değerler bakımından düşük olarak derecelendirilmiş.

Kim bilir kaç kere bebeğimiz bizden ilgi beklerken, telefonda biriyle görüştüğümüz için bebeğimize boş bakışlarla baktık! Ebeveyninden gerekli ilgi ve cevabı bulamayan, sürekli boş bir ifade ile karşılaşan bir bebek, ileride bunun acısını sosyal yaşamında çekecek olan bir yetişkin olacaktır.

Aynı makalede, araştırmalara göre, çocuklarda aşırı tv izleme, bilgisayar oyunları gibi şeylerin dikkat eksikliği, okulda başarısızlık, yeme ve uyku düzensizliği ve obeziteye sebep olduğundan bahsedilmiş. Kullanılan bu teknolojiler öğrenme güçlüğüne sebep olurken, diğer bazıları çocukların becerilerini olumsuz yönde etkiliyor deniyor. Mesela çocuklarda dikkat eksikliği problemi aşırı televizyon izlemelerine bağlanmış. Yapılan araştırmalarda, 1-3 yaş arası televizyona maruz bırakılan çocuklarda, 7 yaşına kadar dikkat eksikliği probleminin ortaya çıkması çok muhtemelmiş. Çocuğu herhangi bir teknolojik aygıta maruz bırakma, onlara birkaç dakikalarını bile eğlence olmaksızın geçiremeyeceklerini öğretebilir ve çocuklarda farkındalık becerisinin gelişmesine engel olur deniyor.

Makaleye göre farkındalık ise, insanların bir anı daha az stres ile daha sağlıklı ve daha yavaş olarak yaşamasına yardım eden bir unsur. Eğer teknoloji bizleri çocuklarımızla bağlantı kurmaktan alıkoyuyorsa, bu demek oluyor ki, bizler daha az farkındalık geliştiren, daha ben merkezci, kolayca sıkılan bir jenerasyon yetiştiriyoruz. Sosyal zeka becerileri, hayatta başarılı olmanın en iyi göstergesi olarak tanımlanmıştır. Yani sosyal beceriler hayattaki başarımızda IQ’dan bile daha etkili. Bu beceriler ise: Kişisel farkındalık, duyguları yönetme, kendini motive etme, başkalarının duygularının farkında olma ve ilişkileri idare edebilme imiş.

Fakat bu konulardaki eksiklikler nedeniyle ne panik yapmalıyız ne de yapabileceğim hiçbir şey yok deyip çaresizliğe düşmeliyiz. Elimizdeki telefonları ve diğer cihazlarla bağlantılarımızı bir kenara bırakıp, çocuklarımızla birlikte olup, kendileriyle ilgilenildiğini ve bizler tarafından duyulduklarını onlara hissettirmeliyiz.

 

Makalenin linki: http://www.psychalive.org/technology-use-hurting-kids/

Burcu Altun

Burcu Altun

1982 İstanbul doğumlu. Teksas'ta yaşıyor. A.I.B.U. Turizm Işletmeciliği ve Otelcilik mezunu. Teksas Tarleton State Universitesi'nde Bilişim Sistemleri mastırı yaptı. 2009 yılında, ilk bebeği Yusuf Taha'yı dünyaya getirerek anne oldu ve 2011 yılında da kızı Büşra Vera ile anneliği ikinci kez tattı. 2014 yılının sonunda ise üçüncü bebeği Yasin Bera'yı dünya'ya getirdi. Onlarla güzel ve etkin vakit geçirebilmek için montessori etkinliklerini araştırıyor ve uygulamaya çalışıyor. Fakat esas olarak, özümüze ait değerlerimizi ve kültürümüzü yansıtan çok eski bir yaklaşım olan Anadolu pedagojisini okuyor ve çocuklarını anadolu pedagojisiyle yetiştirmeye calışıyor. Diğer eğitim metodlarından da faydalanmaya çalışıyor. Güzel olan ve çocuk ruhuna hitap eden her türlü kitap, makale, yazı, fikirlere açık bir araştırmacı anne..

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör