Alternatif Anne Ödülleri Sağlık

Süt Dosyası – Beyaz Dünyaya Giriş

bir bardak süt

Süt-süt-süt!

Her tarafımız süt haberi ile doldu. Çocukluğumdan beri severek içtiğim süt konusunda neye inanacağımı şaşırdım. Üstüne üstlük, 9 aylık oğlumu da, doktor tavsiyesine uyarak, 1 yaşından itibaren inek sütüne başlatmayı planlıyordum. Şimdi tereddüt mü etmeliyim?

Bu yazıya elim yüz kere gitti-gitti, geldi. O açıdan, bu açıdan baktım. Ama ne yalan söyleyeyim işin içinden çıkamadım. Süt içmeyin diyenler, çiğ süt için diyenler, günlük süt için diyenler, pastörize süt için diyenler… Yazılanları, söylenenleri gözlerim hayret ile açıla açıla takip ediyorum.

Bana kalırsa süt konusundaki haberleri izlerken, herkes almak istediğini alıyor.

  • Süt sevmeyen bir ebeveynsiniz ve çocuklarınıza süt içirmemek için bahane mi arıyorsunuz, destekleyen bir görüş var.
  • Doğal yaşamdan yanasınız ve çiğ sütünüzü uzun zamandır yerel mandıra sahibi Ayşe Teyze’den mi alıyordunuz, destekleyen bir görüş var.
  • Günlük sütten başkasını kullanmam mı diyorsunuz, destekleyen bir görüş var.
  • Kutu sütünün tadı daha mı hoş geliyor, destekleyen bir görüş var.

Süt sadece ülkemizde değil, Amerika’da da yıllardır tartışılıyor. Bilimsel olan, olmayan türlü görüş, havada uçuşuyor. Tartışmalar belli bir çözüme ulaşmadığı için, en iyisi kendi başımın çaresine bakayım dedim ve sütle ilgili en popüler konular hakkında araştırmalarımı yaptım.

Bu yazı ile birlikte, önümüzdeki 10 hafta boyunca salı günleri yayınlanacak olan süt dosyasını açıyorum. Süt dosyasında, süt konusunda merak edilenleri ve en popüler soruları yanıtlamaya çalışacağım.

  1. Besin Değeri/Tüketim Şekli: Sütün besin değeri nedir? Alternatifi var mı? Nasıl tüketilmeli?
  2. Mikroplardan Arındırma (Isı işlemleri): Çiğ süt mikroplu mudur? Varsa mikroplardan nasıl arındırılır?
  3. Kemik Erimesi: Süt gerçekten kemik erimesine iyi geliyor mu?
  4. Süt Alerjisi ve Laktoz Hassasiyeti: Süt alerjik bir besin mi? Laktoz hassasiyeti ve süt alerjisi aynı şey mi?
  5. Kalsiyum: Süt hakikaten iyi bir kalsiyum deposu mu?
  6. Bebek Beslenmesi: Bebek beslenmesinde sütün yeri var mı? Varsa nedir?
  7. Antibiyotikli Süt: Antibiyotikli sütün sağlık sorunları yarattığı doğru mu?
  8. Büyüme Hormonları: Sentetik büyüme hormonu sütün kalitesini etkiliyor mu?

Süt dosyasını süt konusunda derin bir aydınlanma yaşama gayesiyle okuyorsanız, aradığınızın bir kısmını bulacaksınız. Ayrıca aklınıza yeni sorular da takılacak. Hemen her konuda savunduğum gibi, sütte de madalyonun iki yüzü var. Hangi tarafa bakacağınız size kalmış.

Kafası Karışık Nesil

14 Aralık 2011’de, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Ahmet Aydın, Vatan Gazetesi’nden Mine Şenocaklı’ya verdiği röportajda “Çocuklarınıza süt içirmeyin” dedi. Prof. Aydın, sütün yoğurt, peynir ya da kefir şeklinde tüketilmesi gerektiğini, pastörize/UTH gibi işlemlerin sütün besin değerini ve içindeki iyi huylu enzimleri öldürdüğünü, sütün sanıldığı gibi kemik erimesine iyi gelmediğini, alerjik bir gıda olduğunu ve çocuklara verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bu haberin arkasından diğer bilim adamları, gıda mühendisleri, ziraat mühendisleri ve ayaklandı. “Yanlış bilgilerle halkın aklını karıştırıyorsunuz” dediler.

Konu kamuoyunda uzunca bir süre tartışıldıktan sonra, tam tartışmalar diniyor derken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, “Piyasadaki sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini arttıran antiyobik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğu” konusunda beyanat verdi. Daha sonra sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylese de, ok yaydan çıktı bir kere…

Türkiye’de süt konusu böyle iken, Amerika’da, bunlara ilave olarak, sentetik büyüme hormonu verilen ineklerden elde edilen sütlerin kalitesi ve insan sağlığına etkileri konusunda tartışmalar var. Bildiğim kadarıyla, Türkiye’de bu tür hormonların gıda değeri olan hayvanlara uygulanması yasak. Ama benzer bir konu olan GDO-genetiği değiştirilmiş bitkiler  (ve tabii ki hayvan yemleri) şu sıralar gündemi meşgul ediyor. O nedenle ineklere uygulanan sentetik büyüme hormonunu da süt dosyalarıma ekledim.

Aşağıdaki tabloda süt dosyalarıma konu olan tartışmaların özetini veriyorum. Her dosya hakkında daha detaylı bilgiyi, bu yazıdan link vereceğim ayrı birer yazıda bulacaksınız. Her bir dosyada ilgili konuyu enine boyuna tartışıp, yazının sonunda o konudaki fikrimi belirteceğim. Süt dosyaları serisinin son yazısında ise, süt konusunda kafamı kurcalayan soruları soracak ve çözüm önerilerimi açıklayacağım.

süt

Haftaya salı “Sütün Besin değeri ve Tüketim şekli” konulu yazıda buluşmak üzere…

Tanla B.

ALTERNATİF ANNE YAZARI| 2013'ten Şubat 2014'e kadar Alternatif Anne'nin webmaster'lığını üstlenmiş bir dijital medya sanatçısıyım. “Grafik dizaynı, web sitesi/blog tasarımı, üç boyutlu (3D) modeller, kitap kapakları ve aklınıza gelebilecek her türlü bilgisayarlı tasarımı” FireFrogCreative.com markası altında yürütüyorum.
Eşim Kuzey’le birlikte Amerika’da yaşıyoruz. 2011’de oğlumuz Can, ce-e yapınca, uykusuzluktan sislenmiş beynime daha fazla güvenemedim ve “Verba volant, scripta manent”/ “Söz uçar, yazı kalır” diyerek, çocuklu hayata dair maceralarımızı paylaşmak üzere “BebekveBen.com” blogumu tutmaya başladım. Birkaç ay sonra, 2011 Blog Ödülleri’nde halk oylamasında ilk 10’a kaldım. Hayatı, gerçek ve sanal insanları, okumayı, öğrenmeyi, bildiğim konularda cır cır ötmeyi, bilmediklerimde çenemi kapatıp dinlemeyi seviyorum. Salyangoz dahil aklınıza gelebilecek herşeyi yiyebilirim, açken önüme çıkmayın. Sosyal ağlarda aktif, uzaylılarla tanışmak için can atan bir dünya vatandaşıyım.

9 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Yazının diğer serilerini merakla bekliyorum. Veganlara göre sütün içindeki sülfür kemik erimesini hızlandırıyor. Yani fayda sağladığı düşünülen bir gıda tam aksi etki gösteriyor. Genel açıklamalarda bu endüstriye balta vurmak istemeyenlerden geliyor ne yazık ki. Doğruyu bulmak gerçekten zor. Ama bir kişi risk almış ve aksini söylüyorsa mutlaka bildiği birşey vardır diye düşünüyorum. Çocuklarını vegan yetiştiren ve hiçbir sağlık sorunu yaşamayan onca ailede düşünülecek olursa, hayvansal ürünler çok da gerekli değil zannımca.

    • Yorumun için çok teşekkürler Fatoş,
      Serinin diğer yazılarından birinde kemik erimesi konusuna da değineceğim.
      Her yazının altında o yazı konusuyla ilgili kararımı yazıyorum.
      Ayrıca serinin son yazısında da ilave değerlendirmelerim olacak.
      Sevgiler

  • Fatoş’un bahsettiği çocuğuna hiçbir süt ürünü vermeyen annelerden biri de benim. Evet ailece hiç süt ürünü kullanmıyoruz ve hem 1 yaşındaki bebeğim hem de ben çok sağlıklıyız. Sütün arkasında bunu destekleyen dev bir endüstri olduğunu unutmamak lazım. Doğa ineğin sütünü kendi yavrusu için tasarlamıştır. İnsan bebeklerinin anne sütünden kesildikten sonra başka bir hayvanın sütünü tüketmeleri gerekli değildir.

    • Yorumun için teşekkürler Ayça,
      Görüşüne saygı duyuyor ve değişik görüşleri okumaktan büyük keyif alıyorum.
      Her hayvanın sütünün öncelikle kendi yavrusu için tasarlanmış olduğu doğru.
      Bir diğer yönden bakıldığında, sadece sütün değil, hemen her gıda maddesinin ardında dev endüstriler var.
      Sevgiler

      • Ben de bu yazı dizisini heyecanla takip edenlerdenim. Yukarıda Ayça hanımın görüşünde benim ıskaladığım şu kör nokta var: İneğin sütü kendi yavrusu için evet ama insanlar sadece bu yüzyılda değil, muhtemelen 2.-3. yüzyıldan beri (?) inek sütü ile beslenmekteler. Bu güne dek onlar da çok sağlıklıydılar! Ne olduysa şu endüstriyalizasyon döneminde oldu, yanlış mıyım? Bu durumda sütten kendimizi men etmemizin bakalım ne gibi yan etkileri olacak (bu da olsa olsa bugün değil, 50 yaşımıza geldiğimizde ortaya çıkar). Sonuçta genetik olarak inek sütüyle beslenmeye meyillenmiş yaratıklarız…
        Ha, bu arada, benim de kafam karışık olduğundan son zamanlarda keçi sütünü sokmaya başladım evime 😉

        • Gülüş,

          – Her sektörde olduğu gibi süt üretim sektöründe de para kazanma hırsıyla doğal üretim tekniklerinin dışına çıkan üreticiler var. Hayvanların normal süreçte vermesi gerekenden daha çok süt üretimini sağlamak için, toplum sağlığını yok sayarak, doğal gidişata müdahale ediyorlar. Bu konudaki detaylı bilgiyi, bu serinin “Büyüme Hormonları” ile ilgili yazısında vereceğim.

          – Sütü içme ya da içmeme kararının insan vücudunda yaratacağı etkiler bugünden yarına değil, uzun bir süreçte ortaya çıkıyor. Bu etkileri anlamak için yapılan bilimsel araştırmalar söz konusu olduğunda, deneklerin 10-20 sene gibi uzun vadede takip edildiği araştırmaların sayısı oldukça az. Bu nedenle “süt içmiyorum ve bu nedenle çok sağlıklıyım” ya da “süt içiyorum ve bu nedenle çok sağlıklıyım” demek doğru değil gibi geliyor. Sağlığı bir bütün olarak düşündüğümüzde, vücuda gerekli tüm besin gruplarını içeren dengeli bir beslenme ve egzersizle desteklenen bir yaşam biçimi olduğu sürece, tercihler değişebilir.

          Sevgiler