Alternatif Anne Ödülleri Sağlık

Süt Dosyası 7 – Süt ve Antibiyotik

13 Mart’ta başladığım ve her hafta süt ile ilgili güncel bir tartışmaya değindiğim “Süt Dosyası” yazılarına devam ediyorum.Geçen hafta “Bebek Beslenmesinde Süt” konusunu işlemiştim. Neden 1 yaşın altındaki bebeklere inek sütü verilmemesi gerektiğini açıklayarak, çocuk gelişimi konusundaki otoritelerden Dr.Sears’ın süt konusundaki tavsiyelerini aktarmıştım. Bu hafta ise yine süt konusundaki popüler tartışmalardan “Süt ve Antibiyotik” konusuna eğilmek istiyorum.

Radikal gazetesinin 17 Ocak 2012 tarihinde yaptığı habere göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, “Piyasadaki sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini arttıran antiyobik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğunu” söyleyip, “bunlarla ilgili gerekli yasal işlem yapılmaktadır” dedi. Kanser, sarılık ve siroz ciddi iddialar. Bu haberin ardından süt tartışmaları yeniden başladı.

Bakan, hemen ertesi gün Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, “Bu binde bir bile değil, yani bin tane örneğin içinde bir tane bile değil, vatandaşlarımızın, tüketicilerimizin bu konuda endişe etmelerini gerektirecek bir şey yok”diyerek, sütte antibiyotik tespit edildiğinde 10 bin lira ceza verildiğini, bu tip sütlerin zaten imha edildiğini kaydetti. Antibiyotikli süt konusundaki görüşleri bir tabloda özetlersek:

Sütün İçinde Antibiyotiğin Ne İşi Var?

İnekler de insanlar gibi hasta olurlar ve hastalıklarının tedavisi için antibiyotik kullanmaları gerekir. İneklerin antibiyotik kullanmalarını gerektiren hastalıklardan en önemlisi mastitis denilen göğüs ucu iltihabıdır.

Hasta olan hayvanın antibiyotikle tedavi edilmesi son derece normal bir uygulamadır. Ancak tedavi boyunca ve sonrasında antibiyotiğin etkisi geçene kadarki sürede sağılan sütler, kullanılmaz, dökülür. Amerikan FDA (Gıda ve İlaç Yönetimi / Food and Drug Administration), antibiyotik tedavisi boyunca ve tedavinin bitmesinin ardından 4 gün boyunca, ineklerin sağılan sütünün atılmasını önerir.

Piyasadaki ciddi süt firmaları, üreticiden süt almadan önce antibiyotik açısından test ederler. Antibiyotikli sütü almazlar. Bununla beraber, üreticinin sağlık koşullarına bilerek ya da bilmeyerek dikkat etmemesi ya da kötü niyetli firmaların antibiyotikli sütü ucuza alarak haksız kazanç sağlanması gibi durumlarda antibiyotikli sütler piyasaya sürülebilmektedir.

Bazı hayvan yetiştiricileri, kilo almalarını kolaylaştırmak amacıyla, antibiyotiği, hasta olmayan hayvanlara da günlük olarak düşük dozda verilebilmektedir.

Antibiyotikli Sütün Zararları

Antibiyotikli sütü tüketmek kısa ve uzun vadede çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

  • Çok sık antibiyotikli gıda tüketen bireylerde antibiyotik direnci oluşmakta, bu da hastalık durumunda alınan antibiyotiklerin etkisini azaltmakta ya da yok etmektedir.
  • Yüksek antibiyotik kalıntısı içeren sütler bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açmaktadır.
  • Antibiyotik kalıntısı içeren ürünleri tüketen insanların bağırsaklarındaki yararlı bakteriler baskı altına alınmakta ve zararlı bakterilerin üremesine yol açabilmektedir.
  • Ayrıca antibiyotikli sütlerle üretilen süt ürünlerinde kalite bozulması görülmektedir. Antibiyotikler, peynir tereyağı ve yoğutta mayalanmayı geciktirmekte, tereyağında asit ve aromanın üretimini azaltmakta, sütün pıhtılaşmasını etkilemekte ve peynirin olgunlaşmasında problemlere neden olmaktadır.

Ne Düşünüyorum?

Antibiyotikli süt konusunda yapılan ilk açıklama eksik ve talihsiz bir açıklama olmuş ve tüm süt firmalarını töhmet altında bırakmıştır. Piyasada yüksek kalite standartlarına uygun koşullarda üretim yapan firmalar olduğu gibi, özensiz üretim yapan firmalar da vardır. Bakanlığın antibiyotikli süt kullanan firmaların hangileri olduğunu açıklaması konusunda kamuoyu baskısı oluşturulabilir.

Piyasada satılan her türlü sütten şüphe edilecek noktaya gelinmesi üzücüdür. Sütte antibiyotik olup olmadığı bazı testlerle anlaşılmaktadır. Ancak tüketicinin her aldığı sütü bireysel olarak test ettirmek gibi bir şansı yoktur. Bu konudaki denetim bağımsız kuruluşlar tarafından belli sıklıklarla yapılmalı ve sonuçları kamuoyuna açık olmalıdır.

Sütün üreticiden örgütlü ve bilinçli kooperatifler tarafından toplanması sağlanmalıdır.

Haftaya sütün kalitesini etkilediği söylenen ve ineklere uygulanan “Sentetik Büyüme Hormonları” konusunda buluşmak üzere…

[divide style=”2″]

Kaynaklar
– 17 Ocak 2012, “Sütte kanser tehlikesi”, Radikal
– 18 Ocak 2012, “Eker: Sütte antibiyotİk binde bir bile değil”, Milliyet
– 19 Ocak 2012, “Sütte antibiyotik gerçeği…”, Ali Ekber Yıldırım
– 26 Ocak 2012, “ Sütlerde antibiyotik ve aflatoksin sorunu, Güngör Uras
– Sütteki antibiyotik kalıntılarının ısıl işlem etkisiyle ve depolama süresince değişimi, Determining the changes of antibiotic residues in milk with heat treatment and during storage
– Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar Hakkında 20 Soru, 20 questions on genetically modified foods

 

Tanla B.

ALTERNATİF ANNE YAZARI| 2013’ten Şubat 2014’e kadar Alternatif Anne’nin webmaster’lığını üstlenmiş bir dijital medya sanatçısıyım. “Grafik dizaynı, web sitesi/blog tasarımı, üç boyutlu (3D) modeller, kitap kapakları ve aklınıza gelebilecek her türlü bilgisayarlı tasarımı” FireFrogCreative.com markası altında yürütüyorum.
Eşim Kuzey’le birlikte Amerika’da yaşıyoruz. 2011’de oğlumuz Can, ce-e yapınca, uykusuzluktan sislenmiş beynime daha fazla güvenemedim ve “Verba volant, scripta manent”/ “Söz uçar, yazı kalır” diyerek, çocuklu hayata dair maceralarımızı paylaşmak üzere “BebekveBen.com” blogumu tutmaya başladım. Birkaç ay sonra, 2011 Blog Ödülleri’nde halk oylamasında ilk 10’a kaldım. Hayatı, gerçek ve sanal insanları, okumayı, öğrenmeyi, bildiğim konularda cır cır ötmeyi, bilmediklerimde çenemi kapatıp dinlemeyi seviyorum. Salyangoz dahil aklınıza gelebilecek herşeyi yiyebilirim, açken önüme çıkmayın. Sosyal ağlarda aktif, uzaylılarla tanışmak için can atan bir dünya vatandaşıyım.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız