Çocuk Çocuk Kültürü Kategorisiz Müzik

Şubadap

Bu ücretiz çocuk şarkılarını kaçırmayın:

kapak_anasayfaBirileri iyi bir şeyler yapıyorsa bize de duyurmak düşer. Gezi olayları sırasında kulağıma çalınan “Bomba Yapan Bay Bilgin” şarkısı maalesef bugünde güncelliğini koruyor. Tabi Şubadap’ın birbirinden güzel, özel başka şarkıları da var. Bugüne kadar çocuğunuza ne dinleteceğinize karar veremediyseniz ya da dinlettiklerinizi beğenmediyseniz bir de Şubadap’ı deneyin derim. Yolumun İzmir’de kesiştiği İstanbul’da buluştuğum grupla Şubadap’ı konuştuk. Bir okuyun derim. Sonra da mutlaka dinlemeli, dinlemeyen kalmamalı, malum sona kalan dona kalıyor.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Biz Praksis Müzik Kolektifi’nin içindeki bir müzik grubuyuz. Praksis 2011 yılında kuruldu, Şubadap Çocuk Şarkıları Orkestrası ise 2014 yılında. Şimdiye dek 2 çocuk şarkıları albümü yaptık, üçüncüsü de yolda!

Şubadap nasıl bir araya geldi? Grubunuz kaç kişilik?

Aslında önce albüm çıktı, sonra bunu yaygınlaştırmak için neler yapabiliriz diye düşünürken, belki de “Şarkılarımız söylenmekten yorulmalı” dizesinden hareketle Şubadap Çocuk Şarkıları Orkestrası’nı oluşturduk. 5 kişilik müzik grubunda davul (bateri), bas gitar, akustik gitar, klarnet ve trompet bulunuyor.

Grubunuza isminizi verdiğiniz Şubadap’ın özel bir anlamı var mı?

Aslında her konser şöyle başlıyor: “Şubadap’ın anlamını bilen var mı?”. Dinleyicinin katılımı daha konserin ilk dakikasında böylece başlıyor. Her çocuk kendi anlamını oluşturuyor, kimisi “yemek yemek” diyor, kimi “eğlence”… Aslında “Şubadap” sözcüğü kafadan atma bir sözcük. Şubadap şarkısındaki temamız soru sorma, sorgulama olduğu için, bizim için de “şubadap”, sorgulamak demek, diyoruz.

Çocuklar için şarkılar besteleme fikri nasıl doğdu?

Her yıl Halkevleri’nin yoksul mahallerdeki yaz okulu çalışmalarına destek oluyoruz. Yaz okulundaki müzik derslerinde bir repertuvar eksikliği olduğunu, söylenen şarkıların çocuklara uygun olmadığını ya da sürekli eski şarkıların tekrarlandığını fark ettik. Böylece ilk albümde söylenen şarkıların bestelenme süreci başladı.

Müziğin faydaları saymakla bitmez. Çocuklar üzerindeki gözlemlediğiniz etkilerinden bahseder misiniz?

Müzikle ilişkiye geçmek istemeyen çok az sayıda çocuk var. Çocukların büyük çoğunluğu, şarkı söylemeyi, ritim tutmayı, müzik dinlemeyi, çalgı çalmayı ya da bunlardan birini istiyor, seviyor. Fakat çocukla müzik arasındaki bu heyecanlı ilişkinin düzenlenmesi gerekiyor. Bu noktada illa ki nota öğrenmekten, disiplinli çalgı çalışmalarından bahsetmiyoruz. Müziğin temellerinin oyun temelli bir yaklaşımla kazandırılmasından bahsediyoruz. Özellikle Orf Yaklaşımı önemli.

Çocuklardaki sonuçlarına gelecek olursak, her şeyden önce zihinsel gelişimde bir boyutlanma oluşuyor. Beraberinde, beyin-vücut koordinasyonunda önemli bir gelişim katediliyor. Özellikle de ritim dolayımıyla ortak yapabilme ve bunun içerisinde aynı zamanda kendini gerçekleştirebilmeyi yaşıyorlar.

Şarkılar besteleyen çocuklar bu konuda nasıl desteklenebilirler?

İlk önce en yakın çevresi tarafından yaptığı şey yargılanmadan onaylanmalı. Yaptığı besteyi çalgıya aktarması da önemli bir aşamadır. Yine bestelerini arkadaşlarına, yakın çevresine söylemesini sağlamak da pekiştirici olarak işlev görür.

Çocuklar müzik eğitimine ya da enstrüman çalmaya kaç yaşında başlayabilirler? Başlangıç için en iyi enstrüman hangisi olabilir?

Müzik eğitimine başlama yaşı aslında yok. Bildiğiniz gibi anne karnından itibaren başlayan bir süreç. Çocuğun müzik eğitimi denilince evde çalan müzikten, MEB’in müzik derslerine kadar her şeyden bahsediyoruz aslında. Çalgı başlangıç yaşı son yıllarda oldukça düştü. Tabi burada ebeveynlerin çocuklarını yarıştırmasının payı büyük maalesef. Oysa çalgı eğitimine erken başlamak değil, müzik eğitimine erken başlamak en doğrusu. Çocuğu çeşitli ‘gerçek’ çalgılarla tanıştırdıkça, çalma isteği oluşacaktır. Hangi çalgı sorusunun cevabının ilk maddesi de bu: çocuğun istediği çalgıyı çalması. Yani davul da olabilir, piyano da, flüt de. Yine de kendi tecrübelerimizden edindiğimiz bir şeyi paylaşalım: ritim çalgılarını öncelikli almak, daha iyi bir müzik-çocuk ilişkisinin temellerini sağlamlaştırır.

Başladığı enstrümandan sıkılan bir çocuğun annesine neler önerirsiniz?

Öncelikle neden sıkıldığını tespit etmek gerekiyor. Öğretmeni sevmemiş olabilir, öğretim yöntemi sıkıcı gelmiş olabilir, başka bir çalgıyı çalan birisi rol model olmuş olabilir, daha bir sürü ihtimal… Elbette bir miktar ‘deneme’ye izin vermek gerekir. Hatta çalgı derslerine böyle başlamak daha doğru da olabilir. Bir yandan da özellikle de günümüz insanının süreksizliği de göz önünde bulundurulduğunda, çocukların devamlılığını sağlamak için motive etmek gerekir.

Bir radyonuzda var artık. Albümünüzü nereden bulabiliriz?

Radyomuz bu yılın başında yayına girdi. İsmi Şubadap Radyo. Çocuk şarkıları ve öyküleri 7/24 yayında. Bunun yanı sıra 1’er saatlik 5 program da çeşitli zamanlarda çocuklarla buluşuyor. Radyo, internet sitemizden de (subadapcocuk.org/radyo), akıllı telefonlara ücretsiz ‘Şubadap Radyo’ uygulaması indirerek de dinlenebilir.

Albümü internetten ücretsiz indirebilirsiniz (subadapcocuk.org). Ticari amaçlar hariç istenildiği gibi kullanılabilir. Bizim şarkılarımız telif anlamında CopyLeft. Belki biliyorsunuz, CopyRight olunca “şarkıların tüm hakları şirkete ait” oluyor, ‘CopyLeft’ olunca ise, “şarkıların tüm hakları dinleyene aittir” oluyor.

‘Halk Sponsorluğu’ diye bir kavram görüyoruz paylaşımlarda. Özel olarak sponsor kabul etmediğinizi söylüyorsunuz? Çok mu zenginsiniz?

(Gülüyoruz) Aksine yoksul olan çoğunluğun içindeyiz. Tam da bundan kaynaklı olarak sponsor kabul etmiyoruz. Bağımsız bir çalışma mümkün, bunu göstermek ve bunu özendirmek de en çok istediklerimiz arasında. Düşünsenize Şubadap Çocuk albümlerinin büyük bir sponsoru olsa… Herhalde şarkıları milyonlarca çocuk biliyor olurdu. Şubadap’ın oyuncakları, bebekleri, bardakları, okul çantaları bile satılırdı belki. Fakat bunların hepsi insanı ve yaptığı üretimleri kirleten, sonra da işe yaramayınca bir kenara atan şeyler. Bir taraftan da sponsor dediğiniz şeyin size para vermesinin sebebi, daha fazla para kazanmak istemesi. İşte daha fazla kâr için Cerattepe’ye maden yapılmak isteniyor, daha fazla kâr için çocuklar çalıştırılıyor. Zor olduğu besbelli ama dik durmak gerektiğini de gözden kaçırmayalım. Diğer türlüsünü boş verin kendimizi, çocuklara hiç açıklayamayız.

Peki son olarak ornitorenk… Peki ne renk 🙂

Kocaman gagası var. Ahahahaha….

Meftun Kocakaya

Anne olunca kuşlara ağaçlara boceklere annelere babalara bir daha baktım. Bakınca bunca zaman göremediğim ne çok şey olduğunu farkettim. Farketmek beni içimdeki benle tanıştırdı ve anne olmadan önce yaptığım ve ara verdiğim yazı çizi işlerine geri döndüm. İyi ki de döndüm. Kendimle bir kez daha tanıştım içimi aydınlattım.
Anne olmanın benim için bir mucize olduğunu düşünüp düşünüp mutlu oldum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız