Kategorisiz Magazin

Spermleri saldım çayıra!

Geçtiğimiz aylarda eski Fransa Adalet Bakanı Rachida Dati hakkında çılgın bir haber çıkmıştı: Söylentiye göre eski bakan, 2008 yılında babasının kim olduğunu uzun süre sakladığı kızına hamile kalmadan önce 8 erkeği aynı anda idare etmişti…

Dati hakkında yaklaşık dört yıldır konuşulan magazin haberlerini bilmeyenleriniz için bir özet: Dati, 2009 başında doğurduğu kızının babasını ilan etmek istemeyince ülkede bir merak uyanmış, kızın babasının kim olabileceği hakkında söylentiler yayılmıştı. Ünlü birinin özel hayatını gizli tutmak istemesi normaldi ama babanın adının nüfus kâğıtlarında bile yazmaması sıra dışı bir durumdu.

Rachida Dati, son derece modern ve güçlü bir kadın imajı sergileyerek 2012 başında Elle dergisine verdiği röportajda hakkında yapılan söylentiler için “Umurumda değil, seçimlerimin sonuçlarını üstleniyorum, ben özgür biriyim” demişti. Aynı röportajda zor bir doğum yaptığını, doğumun gerçekleştiği kliniğe babayı getirmekte zorlandığını bildirmişti.
Babanın adı bir türlü zikredilmedi. Sebep: “Onu rahatsız etmemek için”.

İster istemez insanın kafasında sorular uçuşuyor:
Baba neden rahatsız?
Çocuğu istememiş mi?
Dati’nin birlikte olmaması gereken biri mi?
Çocuğun babası olduğuna inanmıyor mu, inansa da çocuğu istemiyor mu?
Dati ile birlikte olurken, onun başkalarıyla da birlikte olduğunu/olacağını öngörmemiş mi, ona kızgın mı?
Dati bu çocuğu gerçekten istedi mi yoksa doğum kontrol haplarını mı unutmuştu?
Çocuğunu babasız bırakmayı ya da babasız büyütmeyi nasıl ve neden göze aldı?

Ve en can alıcı soru:

Eğer baba, baba olmak istemediyse, bu medeni ülkede zengin, bilgili, görgülü, akıllı ve hepsinin ötesinde ADALET bakanı olan bir kadın, nasıl olmuş da etik dışı bir yolla çocuk sahibi olmuş? Sekiz erkeği sıraya dizip, biri doğru zamanda doğru işi yapsın diye sinsice kurbanını mı beklemiş?

Son olarak 2 Ekim 2012 günü nasıl olmuş da Rachida Dati, yıllardır adını saklamaya özel gösterdiği bu babaya, adını da vererek (Dominique Desseigne), mahkeme açabilmiş?

Fransa’da Dati’ye arka çıkanların yanı sıra toplumdan ağır eleştiriler de yağmakta: “Gay evlilikleri yasal kılana kadar bir çocuğun bir aileye sahip olma hakkına sahip çıkılmalı” diyenler, Dati’yi çifte standartlıkla eleştirenler, Fas asıllı bakanı Fransa’daki özgürlüğün anlamını iyi anlamamakla suçlayanlar…

Erkeğin çocuk istememe hakkı” yazımı okumuş olanlar, bir çocuk yapmak için iki kişinin onayı gerektiği düşüncesine ne kadar sahip çıktığımı bilirler.
Ben burada sadece şunu merak ediyorum:

Bir çocuk yapmak için iki kişinin onayı gerektiği düşüncesi, bir tek kadınları korumak için mi var? Erkekleri neden korumuyor? Ey adalet bakanı, özgürlük iyi tamam da, nerede adalet?

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız