Çocuk Psikolojisi

Siz Gerçekten ama Gerçekten Çocuklarınızın İhtiyaç Duydukları Ana-Babalar mısınız?

Happy Family Drawing

Bir arkadaşımın ‘mutlu aileler’ için çok güzel bir benzetmesi var:

“Margarin reklamlarındaki aileler gibi!” diyor bu aileler için. Sürekli neşeli, mutlu, enerji dolu, coşkulu, keyifli ve sürekli güneşli…

Biliyorum hepiniz onların üzerine titriyorsunuz, onlar için en iyisini istiyorsunuz, hiç ‘üzülmesinler’, ‘hep gülsünler’ istiyorsunuz… Onları ‘ne kadar çok sevdiğinizi’ bilsinler istiyorsunuz… İstiyorsunuz da, oluyor mu?

Hadi bana doğruyu söyleyin: Çocuk sahibi olmayı isterken onlarla işbirliği içinde, güven, sevgi, saygı ve huzur dolu iletişimde olduğunuz bir gelecek değil miydi hayaliniz? Peki, hayal ettiğiniz gibi yürüyor mu işler? Her iki soruya da cevabınız yürekten gelen, tereddütsüz bir ‘EVET’se siz şanslı azınlıktasınız. Zira hem gözlediğim, hem de konuştuğum ailelerde, en azından, ‘gri bulutlar’ dolaşıyor zaman zaman: Emir tekrarları, bağırış-çağırışlar, yalvarmalar, cezalar, tehditler, ödüller, pazarlıklar, tavizler, iki taraflı duygusal patlamalar,…

Ana-baba olmak hem çok kolay, hem de çok zor. Yapılması gereken bir kaç şeyi yaptığınızda siz de ‘margarin reklamlarındaki aileler gibi’ olabilirsiniz. Biraz dikkat, biraz çalışma, bolca kararlılık ve tutarlılıkla… İşte size ‘Çocuklarınızın gerçekten ihtiyaç duydukları ana-baba olmanın’ bir kaç basit kuralı:

  1. ANA-BABA YETKİLİDİR. – Modern çağın ana-babaları çocukların ‘özgüvenleri gelişsin’ diye kararları çocuklara bırakıyor. Sizin yardımınız olmadan su bile alamayan bir çocuktan haftasonunu planlaması bekleniyor! Elbette onları ilgilendiren konularda, belirli sınırlar içinde çocuklarınızın da karar vermelerine fırsat tanıyacaksınız. Ancak onlardan beklentilerinizi yerine getirmelerini sağlamak ana-baba olarak sizin en önemli göreviniz. Bunu nasıl yapacağınızla ilgili ipuçlarını daha sonraki yazılarda bulabileceksiniz. Burada şunu söylemekle yetineceğim: Çocuklarınız onlara sevecen ve saygılı bir dille kontrolün sizde olduğunu söylemenizi bekliyorlar.
  2. ANA-BABA DÜŞÜNÜR. –Maalesef bir çok ana-baba kuralları ve kararları ‘olay anında’ alırlar. Kuralların neler olacağı, nelere izin verilip nelere verilmeyeceği, uyumsuzluk durumlarında nasıl bir sonuçla karşılaşılacağı/ nasıl bir yaptırım uygulanacağı hep ‘olay olduğunda’ belirlenir. Bu, üç sebeple çok yanlıştır. İlki, ‘kriz anlarında’ genellikle duyguların etkisiyle ‘yanlış kararlar’ verilebilir. İkincisi, bu ‘kriz anlarında’ verdiğiniz kararları unutma ihtimaliniz çok yüksektir. Böyle olunca da çocuklarınıza kuralları ‘tutarlı bir şekilde’ öğretemez ve onları sürekli ‘test etme’ mecburiyeti içinde bırakırsınız. Üçüncü ve en önemli sebepse doğrudan çocuklarınızın özgüvenleri ve sorumluluk alma becerilerini öğrenmeleri ile ilgili: Yaptığı seçim sonunda başına ne geleceğini bilmeyen çocuk olumsuz bir sonuçla karşılaştığında kendini ‘değersiz’ ve ‘kandırılmış’ hisseder. (Siz kendinizi bir düşünün: Hiçbir hız limitinin olmadığı şehirler arası bir yolda 90 km hızla gidiyorsunuz, polis sizi durduruyor ve hız limitlerini aştığınız için hem ceza kesiyor, hem de puan düşürüyor. Ne hissederdiniz?) Basit bir kural olarak: “Ana-babalar açık, net, olumlu ve kesin konuşurlar ve söylediklerini yapar ve yapacaklarını söylerler. Böylece çocuklarının seçimlerinin sonuçlarını yaşamasına ve sorumluluk duygularının gelişmesine izin verirler. Şunu da hatırlamakta fayda var: Çocuklarınıza öğretebileceğiniz ‘kural’ sayısı genellikle onların yaşı kadardır: bir yaşında bir kural, beş yaşında beş kural gibi. Bu bile ‘düşünmenin’ ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor, değil mi?
  3. ANA-BABA SÖYLENMEZ, İKNA ETMEYE ÇALIŞMAZ, PAZARLIK ETMEZ, ÖFKELENMEZ, HUYSUZLANMAZ, ACI VERMEZ. – Bu konu iletişimle ilgili başlı başına bir sohbet konusu, ama kısaca belirtirsem, çocukların ‘gerçekten ihtiyacı olan ana-babalar’ (a) uyarırlar; (b) kararlı bir sesle kuralı ya da seçenekleri söylerler; (c) çocuklarını yapabilecekleri konusunda yüreklendirirler; (d) çocuklarına saygı duyarlar; önce onların hedeflenen şeyi gerçekleştirebilecek beceriye sahip olup olmadıklarını kontrol ederler ve isteniyorsa yardım ederler; (e) saygıyla çocuklarının davranışını beklerler; (f) başarıyı ve gelişmeyi fark ve takip ederler; (g) modelleme ile, davranışları ile örnek olurlar; (h) sonuçları tutarlılıkla takip ederler ve çocukların seçimlerinin sonuçlarını yaşamasını sabır ve anlayışla izin verirler; ve (i) tüm bunları yaparken olumsuz duygusal tepkilerden uzak dururlar.

Hepi topu üç basit kural ve bu kuralları uygulama konusunda disiplin ve tutarlılık… Zaten siz de çocuklarınıza iç-disiplin kazandırmak istemiyor muydunuz? Ne güzel bir model olacaksınız, bir düşünsenize…

Dilek Büyükselçuk

Konuk Yazar

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör