Aile Çocuk Psikolojisi Ebeveynlik

Siz Gerçekten ama Gerçekten Çocuklarınızın İhtiyaç Duydukları Ana-Babalar mısınız? (2)

Düşünün ki çok lüks bir yolcu gemisiyle 15 gün sürecek bir yolculuğa çıkıyorsunuz… O gemiyle, hatta herhangi bir gemi ile ilgili, suda gittiği ve motorları olduğu dışında pek de bir şey bilmiyorsunuz… Ama etrafı şöyle bir geziyorsunuz… Olağanüstü bir gemi, hayal ettiğiniz her şey ve daha fazlası orada var… Adeta birileri sizin yerinize düşünmüş, taşınmış ve ihtiyaç duyma ihtimaliniz olan her şeyi, her yere yerleştirmiş… Güvenilir ve işinin ehli kişilerin ellerinde olduğunuzdan eminsiniz. Nasıl hissediyorsunuz? Muhteşem, değil mi?

Sonra bir anda aklınıza nedense kaptan köşküne gitmek geliyor! İçeri giriyorsunuz ve kaptana bağırıyorsunuz: “O düğmeye bas!” Basıyor. Kaptan bir kola uzanıyor: “Ona dokunmanı istemiyorum!” Dokunmuyor!… Biraz direniyor, ama siz sesinizi biraz yükseltince yapıyor. “Ben kullanmak istiyorum!” diyorsunuz. “Olmaz!” diyor. Gözleriniz doluyor, hatta avaz avaz ağlamaya başlıyorsunuz. Kıyamıyor. “Peki!” diyor.

Siz o gezide, kalan 15 günde nasıl hissedersiniz? Kalır mıydınız o gemide? Tatil mi olurdu, ızdırap mı o gezi? Belki çocuklarınızın tüm öfke nöbetleri, huysuzlukları, kaygıları da GEMİDEN İNMEK İSTEDİKLERİ İÇİNDİR, NE DERSİNİZ???

Bir önceki yazıda Çocuklarınız onlara sevecen ve saygılı bir dille kontrolün sizde olduğunu söylemenizi bekliyorlar.” demiştim. Şimdi bakalım bunu nasıl yapacaksınız…

Önce “genelde” ne olduğu ile başlayalım. Diyelim ki bir alışveriş merkezindesiniz ve bir anda çocuğunuz şeker almak istediğini söyledi! Şimdi diyaloğu izleyelim…

Çocuk: Anne! Bana şeker al!

Anne: Ama kuralımızı biliyorsun: Yemek yemeden önce şeker yemiyoruz.

Çocuk: Tamam! Yemeyeceğim. Ama sen al! (Çocuğun ‘kaba’ üslubunu bu seferlik es geçiyorum. O, başka yazılarda…)

Anne: Ama yemeyeceğine söz veriyorsun, değil mi??

Çocuk: Tamam! Söz!

Anne şekeri alır ve çantasına koymak için hamle yapar.

Çocuk: Çantana koyma! Bana ver! Yiyeceğim!

Anne: Ama kuralı biliyorsun. Yemekten sonra vereceğim.

Çocuk: Birazcık yiyeceğim. Sadece tadına bakacağım.

Anne: Ama söz vermiştin.

Çocuk: (Mızıldanmaya, ağlamaya başlar.) Ama birazcık yemek istiyorum.

Anne: Ama kuralı biliyorsun.

Çocuk: (Epey yüksek tondan ağlamaya, bağırmaya başlar.) Yemek istiyorum! Lütfennn!

Anne: (Teslim olmuş ve hayal kırıklığına uğramış bir beden dili ve sesle) Peki, tamam. Ama hepsini bitirme. Sonra yemeğini yemiyorsun. (Ne kadar çok ‘ama’ dedi, değil mi? Ne zaman ‘ama’ deriz? Savunurken! Savunmadayken yetki sizde olabilir mi?)

Bir düşünün: Katlanmanız gereken sonuç biraz söylenme ve biraz da gözyaşı dökmeniz olsa, kredi kartınızı öder misiniz? Harcamalarınızı sınırlandırmak için çaba harcar mıydınız? Peki, çocuğunuz neden yapsın?

Yönetimin sizin elinizde olduğunu onlara göstermek için ilk adım sizden başlıyor. Siz gerçekten yetkinin sizde olduğuna inanıyor musunuz? Basit bir çalışma yapalım. Sakin bir yere gidin ve içinizden bir kaç kez tekrarlayın: “Ben anneyim/ babayım. Onları hayata hazırlamak konusunda yetkili benim!”

Sesiniz ne kadar kararlı çıkıyor? Gerçekten inanıyor musunuz bu söylediğinize? “Durumu ben kontrol ederim, çocuğum değil!” diyebiliyor musunuz? Bu sorunun cevabı ile ilgili içinizde en ufak bir şüphe varsa bu durumda lütfen şimdi hemen karar verin! Unutmayın, bu sizin en önemli sorumluluğunuz! Geminin kaptanı sizsiniz, dümeni de sizin tutma zorunluluğunuz var. (Peki ama o hiç mi seçemeyecek/ karar veremeyecek diye isyan ediyorsunuz, biliyorum. “Çocuğum ezik olsun istemiyorum. Böyle yaparsam özgüveni ne olacak?” diye attığınız çığlıkları da duyuyorum. “Nereye kadar kontrol/ neyi kontrol?” konusu sonraki yazılardan birinin konusu olacak…)

Çocuklarınızın size itaat etmesini ‘istemeyin’, bekleyin. Çocuğunuzun itaat etmesini beklediğinizde hem kullandığınız sözcükler çok daha net ve belirgin olacak, hem de sesinizin tonu ‘bu konunun’ pazarlığa açık olmadığını çocuğunuza iletecek. Yukarıdaki örnekteki anneye bakın! Sürekli açıklama, ‘Ama’lar, ikna etme çalışmaları,…

Şimdi benzer bir durumda başka bir anne ve çocuğuna bakalım.

Çocuk: Anne bana şeker al!

Anne: Kuralımızı biliyorsun: Yemek yemeden önce şeker yemiyoruz. Sen şimdi hangi şekeri yemek istediğine karar ver. Yemekten sonra gelip alacağız. (Burada ‘anne-baba düşünür’ün de bir örneği var. Anne çocuğunu tanıdığı için diyaloğun nereye gideceğini tahmin ediyor ve ‘baştan’ tedbirini alıyor dikkat ederseniz…)

Çocuk: Tamam, yemeyeceğim ama sen al!

Anne: (Kararlı ve son sözü söylediğini belirten bir sesle) Bu, seçenekler arasında değil. Yemek yedikten sonra gelip alacağız. Sen şekerini şimdi seçmek istersin, yemek yedikten sonra mı?

Kararlarımızı ve kurallarımızı uygulamamamızın önündeki en büyük engel suçluluk duygumuzdur. Öyle ya! Değer mi bir şeker için çocuğu mutsuz etmeye? Anne/ baba olarak en önemli görevim çocuğumu mutlu etmek değil mi? HAYIR! En önemli görevimiz onları hayata hazırlamak. Ailenin gerçeklerine, ihtiyaçlarına ve yaşam koşullarına göre kuralları bir kez ‘doğru şekilde’ belirledikten ve çocuklarınızla paylaştıktan sonra artık onları her koşulda uygulamak konusunda rahat olun. Elbette çocuğunuz büyüdükçe kurallarınızı da onun gelişimine paralel olarak değiştirmeli, sınırlarını, sorumluluklarını ve özgürlüklerini genişletmelisiniz. Yine de bu, kuralların olmayacağı veya ‘pazarlık konusu’ olabileceği anlamına gelmez.

Haydi yeniden deneyelim. Tekrar edin içinizden: “Ben anneyim/ babayım. Çocuğumu hayata hazırlamak konusunda yetkili benim!” Hala mı şüpheli çıkıyor sesiniz? Yeniden şu kaptan köşküne gidin lütfen! Kaptandan duymak istediğiniz cümle tam olarak neydi?

Dilek Büyükselçuk

 

 

 

Konuk Yazar

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör