Çocuk Psikolojisi Değerlendirme Dünyadan Esintiler Kategorisiz

Çocuğunuza sınır koyma 1: Neden sınır koymalıyız?

Bu sınır koyma modası da nereden çıktı? Çocuklarımıza gerçekten sınır koymalı mıyız?

tennis-ball-443272_640Bu yazı dizisi, çocuklarımıza sınır koyma konusunun ana hatlarını, Robert J. Mackenzie’nin “Çocuğunuza Sınır Koyma” (Setting Boundaries) kitabı üzerinden özetliyor. İlk yazının konusu, çocuklarımıza neden sınır koymalıyız? Bu sınır koyma modası da nereden çıktı?

Çocuklarımıza sınır koymalıyız; çünkü hem çocukların, hem de ebeveynlerin sınır koymaya ihtiyacı vardır.

Ebeveynlerin bir kural ve beklentiyi öğretebilmek için kullandıkları sözler ve davranışlardan oluşan sürece sınır koyma denir.

İyi de, bu yeni bir şey değil ki?

  • Amaç sadece neyin yapılıp neyin yapılamayacağını öğretmek ve onaylanmayan davranışı durdurmak değildir.
  • “Yeni” olan kısmı, sınırın niteliğinde ve sınır koymanın yöntemindedir (ki bu da ikinci yazının konusu). Net, dengeli ve tutarlı sınırlar, çocuğun sadece yanlış davranışını durdurmakla kalmaz, aynı zamanda sorun çözmeyi ve sorumluluk almayı öğrenmesi ve örnek alması için fırsat yaratır. Yoksa attığınız bir tokat da, gayet net ve geleneksel bir sınırdır.

Çocukların neden sınırlara ihtiyacı var?

  • Çocuklar sınayarak keşfeder ve öğrenir, neden-sonuç ilişkisini ancak bu şekilde kurabilir.
  • Yeni bir mahalleye taşındığınızda komşularınızla arkadaşlık kurmaya çalışır, bazen tuhaf karşılandığınızı hisseder ve ne yapacağınızı bilemezsiniz. Çocuklar da dış dünyaya açıldığında, çatışmalar, reddedilmeler ve olumsuz tepkilerle karşılaşır ve dünyalarını başarılı bir şekilde idare edebilmek için net mesajlara ihtiyaç duyar.
  • Sınırlar, onaylanan davranışların yolunu belirler. Çocuklar kendilerinden ne beklendiğini, ne kadar ileri gidebileceklerini ve fazla ileri gittiklerinde ne olacağını sınayarak öğrenir. Dolayısıyla kuralın kendisini öğrenmek için de sınarlar.
  • Çocuklar sorumluluk almayı ancak sınırlara uyarak, uymadığı durumda da hesabını verip sonuçlarına katlanarak öğrenebilir.
  • Çocuklar iletişim kurmayı ve sorun çözmeyi, ebeveynlerin koyduğu sınırlardan ve bu sınırları koruma yönteminden öğrenirler. Çocuğunuzun öğreneceği sorun çözme ve iletişim şekli, sizin sorun çözme ve iletişim şeklinizdir. Siz yaşadığınız çatışmayı tokatla çözerseniz, çocuğunuz da ilk fırsatta tokadı yapıştırmaya çalışacaktır.
  • Çocuklar, yapabileceklerinin sınırının olmadığını düşündüğünde, kendilerini güvensiz hissedebilir. Çocuğun, gücün anne babasında olduğunu ve ebeveynlerinin onu her zaman koruyacağını hissetmeye ihtiyacı vardır.

Ebeveynlerin neden sınır koymaya ihtiyacı var?

  • Sınır koymanın esas amacı eğitimdir. Çocuk seçiminin sonuçlarına katlanmak ve hesabını vermek durumunda kaldığından, etkili bir öğrenme yöntemidir.
  • Sınır koyma bir disiplin yöntemidir. Bu şekilde bağırmaz, azarlamaz, tehdit etmez, ikna etmeye çalışmaz, pazarlık yapmaz, dil dökmez, söylenmez veya dayak atmazsınız. Çocuğun neyi yapabileceğini, neyi yapmaması gerektiğini ona en kısa yoldan göstermiş olursunuz.
  • Sınır koyma davranış odaklıdır, çocuğun benliğini incitmeden onaylanmayan davranışı durdurmayı hedefler. Çocuğunuzun gururunu incitmediğinizde; ona sorun çözme, sorumluluk alma ve iletişim kurma anlamında öğrenme fırsatı ve örneği yaratmış olursunuz.
  • Çocuğunuzla güç savaşına girmenize gerek kalmaz. Ebeveynler için güç savaşına girmemek oldukça akıllıca bir yöntemdir, çünkü ebeveyn olmanız kazanacağınız anlamına gelmez. Zaten güç savaşı, tarafları iletişimin ve problem çözmenin yıkıcı yöntemlerine sürükler.
  • Sınırlar sayesinde çatışmaları asgari enerji ve azami verimlilikte sonuçla yönetebilirsiniz. Ebeveyn ve çocuk arasında kazanan – kaybeden taraf olmaz. Kazanan-kazanan durumuyla sorun çözülür. Güç ebeveyndedir.
  • Çocuklar 7 yaşına kadar bir kuralın arkasındaki mantığı anlayamaz. Neden-sonuç ilişkisi kurabilmesi için kuralın mantığını anlatmak elbette gereklidir; ama çocuğu buna ikna etmeye çalışmak, çocukta kuralın pazarlığa açık olduğu anlamını yaratır ve daha çok sınamasına sebep olur. Çocukların “Neden?” sorusu, mantık kurmaktan çok, ebeveynin kararlığını test etmekle ilgilidir. Çocuğunuzun, kuralın arkasındaki mantığı anlayabildiği durumda da, “Teşekkür ederim anneciğim, bana ne kadar faydalı bir kural koydun, benim buna hakikaten ihtiyacım vardı.” demesi pek muhtemel değildir.
  • Nutuk çekmek, nasihat vermek, ikna etmeye çalışmak, pazarlık etmek yorucu ve etkili olmayan yöntemlerdir. Çocuk bu şekilde kurala canı istemezse uymayacağını bilir. Sabrı zorlanan ebeveynin bir anda parlayıp “yumuşak tavrı”nı tersine çevirmesi muhtemel olduğundan, tutarlı yöntemler değildir.
  • Bağırmak, çocuğunuzda kontrolünüzü kaybettiğiniz izlenimini yaratır. Çocuğunuz bundan hem korkabilir, hem de istediği zaman sizi kızdırmanın yolunu öğrenmiş olur. Çocuklar sizden ilgi istediğinde ve gördüğü ilgiyi yetersiz bulduğunda, negatif ilgiyi ilgisizliğe tercih edip sizi özellikle çıldırtabilir.
  • Sınırlar büyümenin ölçütüdür. Büyümek, artan özgürlük ile artan sorumluluğu birlikte getirir. Sorumluluğun ne ölçüde taşınabildiğini sınırlara riayet gösterir. Örneğin 17 yaşındaki kızınız eve geliş saatini 1 saat ileri almanızı istediğinde; kızınızın bu sınıra uyup uymaması, bu sorumluluğu kaldırıp kaldıramayacağını gösterir. Sınır belirleme dinamik bir süreçtir.

Sınır koymanın ne olduğunun detayları bir dahaki yazıda. Sağlıcakla!

Diğer yazılar:

Çocuğunuza Sınır Koyma 2: Sınır Koyma Nedir?

Çocuğunuza Sınır Koyma 3: Dengeli Sınırlar Nasıl Koyulur?

Çocuğunuza Sınır Koyma 4: Çocuğum Sınırlarıma Uymuyor!

önümüzdeki haftalarda okuyabileceksiniz. 

Zeynep Domaniç

Anne. Eş. Evlat. Kardeş. Hem de en şanslılarından.

1983 doğumlu. Mülkiye ve ODTÜ’de iktisat okudu. Bir kamu kurumundaki iş hayatına şimdilik ara verdi, evde oğluna bakıyor.

Okul zamanlarındaki not paylaşma hesabı, okuduğu kitaplardan derlediği notları www.folikasitannesi.com sitesinde paylaşıyor. Kendince folik asit jenerasyonunun folik asit annesi.

Keyfi genel olarak yerinde.

www.folikasitannesi.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız