Çocuk Çocuk Psikolojisi Eğitim Eleştiri Psikolog

Sınıfın en küçüğü olmak neden dezavantajlı?

littleschool boyYeni okul dönemi başlamak üzere. Bir ilkokula tayin olduğumu öğreneli birkaç gün oluyor. Okula yeni başlayacak çocukların okula uyum sürecini onlar için nasıl kolaylaştırabiliriz diye düşünüyordum, birden aklıma 60-66 aylık çocuklar ile 72 ay ve üzeri olan çocuklar aynı sınıfta olacaklar mı? sorusu takıldı ve endişelendim. Tam bu ruh hali içindeyken internette gözüme çarpan bir araştırma endişelerimi daha da arttırdı.

homeInstitute of Fiscal Studies (İngiltere) tarafından Mayıs 2013’te yayınlanan araştırmada eğitim öğretim yılının başında (Eylül) doğan çocuklarla eğitim yılının sonunda (Ağustos) doğan çocuklar arasında büyük farklar olduğu gösterilmiş. Üstelik sadece akademik başarı açısından ya da ilkokul birinci sınıfa uyum açısından da değil. Daha önce aslında büyük yaş gruplarının akademik açıdan küçüklere oranla daha başarılı olduğunu gösteren araştırmalar vardı ama bu araştırmanın diğerlerinden önemli bir farkı var; eğitim hayatının başında kendisini ortaya koyan bu etkinin ömür boyu devam ettiğini söylüyor bu araştırma.

Ağustos ayında doğan, sınıflarının en küçükleri olan, çocuklarda; Eylül doğumlu, sınıfının en büyükleri olan, yaşıtlarına göre;

  • Önergenlik döneminde; akademik becerileriyle ilgili düşük kendine güven gözleniyor ve kaderlerinin kontrolünün kendi ellerinde olmadığı hissi bu çocuklar tarafından daha çok yaşanıyor,
  • 11 yaşlarında hafif düzeyde özel eğitim ihtiyacı olduğuna dair etiketlenme riskleri biraz daha fazla oluyor,
  • Daha az oranda 18-19 yaşlarında üniversiteye gidiliyor,
  • Erken sigaraya başlama gibi olumsuz davranışlar daha sık görülüyor,
  • Yetişkinlikte ise işsiz olma ihtimalleri diğer gruba göre biraz daha olası ve (göreceli olarak) daha mutlu veya daha sağlıklı da değiller.

Bu araştırmaya göre eğitim sistemi açısından en önemli sorunlardan biri, bu çocukların kendilerinden 11 ay daha büyük sınıf arkadaşlarıyla ülke genelinde yapılan standart başarı testlerine tabii tutuluyor ve onlardan daha düşük başarı gösteriyor olmaları. Hiçbir çocuk sırf doğduğu ay nedeniyle eğitim hayatında ilerlemede dezavantajlı olmamalı. Araştırmayı yapan uzmanların önerisi ulusal test sonuçlarının yaşlara göre uyarlanması yönünde. Araştırmacılar bu sonuçlar doğrultusunda sınıfın en küçüğü olan çocukların, her zaman yaşıtlarına göre birçok açıdan risk altında oldukları konusunda aileleri uyarıyorlar.
Daha çok ayrıntıya ulaşmak isterseniz aşağıda kaynak olarak verdiğim linke ya da yukarıda koyduğum bağlantıya tıklayabilirsiniz.

back-to-school08Gelelim bizdeki duruma….

Daha önce çocukların ilkokula erken yaşta başlaması konusundaki düşüncelerimi burada yazmıştım. 84 aylık çocuklarla aynı sınıfa konan 60 aylık çocukları düşününce endişelerim daha da artıyor.

Eğitimde kol kırılıp yen içinde kalmamalı. Geçtiğimiz yıllarda bizzat yaşadığım bir durumu aktarmak istiyorum. Eğitimciler olarak hata yaparız ve bunu kabul etmek ve anne babalardan çocuklarına daha fazla yardım etmediğimiz için özür dilemek zorundayız.

4 4 4 sistemi ilk uygulamaya konulduğu yıl, ay farkı çok olan çocukların bir sınıfta toplanmamaları gerektiğini, küçük çocuklar için dezavantajlı bir durum oluşturacağını tahmin ediyorduk. Görevim gereği okul müdürüme bu yönde tedbir almamız (sınıfları ay farkına göre ayırmak) gerektiği konusunda bir hatırlatma yaptım fakat malesef ki sonuç olumsuz oldu. İdarecim sınıfları ay farkına göre ayırmamasının nedeni olarak “Hiçbir öğretmenin küçük yaş çocuklarıyla dolu bir sınıfı kabul etmeyeceği” görüşünü dile getirdi. Sırf bu düşünce yüzünden mi bu konu öğretmenlere karşı dile bile getirilmedi? Gerçeği bilmiyorum belki bunu bir mazeret olarak kullanıyordu. Beni düşündüren bu mazerette bir gerçeklik payı olabilir mi? Eğer öyleyse biz öğretmenler ne zamandan beri çocukların yararına alınması gereken kararları kendi rahatımıza uymuyor diye kenara atıyoruz ki? Ya da bu tamamen asılsız, doğruluğu olmayan bir görüş ise bu idareci ne uğruna çocukların yüksek yararını gözetmeyi tercih etmedi?

Şu anda kelimeler öyle sınırlıyor ki beni… Aslında yazmıyor, avazım çıktığı kadar bağırıyorum!!!

Sevgili anne babalar çocuklarınızı 72 aylıktan bile küçük yaşta okula başlatmak niyetindeyseniz lütfen okul yönetimlerine, ilçe ve il milli eğitimlere giderek, konuşarak, olmadı dilekçe vererek, aylarına göre sınıfları ayırmaları konusunda ısrarcı olunuz. Siz farkında olursanız, arkamızda durursanız bizler de eğitimde daha iyi şeyler yapabiliriz.

Sayın okul müdürleri, yukarıda aktarılan bilgiler ve geçmiş yıllardan edindiğimiz tecrübeler gösteriyor ki özellikle birinci sınıfları ay gruplarına göre ayırmak çocuklarımız için en iyisi olacak. Bu konuda adım atılmasının önündeki engel (bana ifade edildiği gibi) öğretmenlerin isteksizliği ise öğretmenleri ikna etmek sizin elinizde, bizim elimizde… Eminim ki geçerli sebepler açıklanınca öğretmenlerimiz çocukların yararını gözeteceklerdir.

Çocuklarımızın, bizlerin kararlı duruşumuza ihtiyaçları var.
Kaynak: http://www.ifs.org.uk/pr/mob_may2013.pdf

Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ

1997 yilinda Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü, 2003 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim’de Psikolojik Hizmetler Alanında Yüksek Lisans programını bitirdim. Halen Uzm. Psikolog olarak eğitim alanında çalışmaya devam ediyorum. Dil eğitimimi İngiltere’de tamamladım ve Covent Garden College’de Halkla İlişkiler eğitimi aldım.

2008 dogumlu Ege adında bir oğlum var. Oglumun ihtiyacini karsilamak icin Eskişehir'de ilk kez gerceklestirilen anne-cocuk oyun grubu kurdum .

Oğlumun sağlıklı beslenebilmesini sağlamak her anne gibi benim için de son derece önemli. Doğal gıdaya talebi arttırmak ve yerel üreticiyi desteklemek amacıyla Eskişehir Doğal Ürün Talep Edenler Grubunu kurarak uretici ve tuketiciyi biraraya getiren toplantilar ve egitimler duzenledik. Organik urunlere hem aracisiz hem online erisebilme imkani sunduk. Grup adresimiz:
https://www.facebook.com/#!/groups/290560501002409/

Oğlumla yaptığımız aktiviteleri okuyabileceğiniz, anne cocuk ve egitim konularinda kişisel yazılarımı bulabileceğiniz bir blogum var. http://benimegem.blogspot.com

7 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Benim oğlumda 26 Kasım doğumlu, ana sınıfı öğretmeni bize bu sene okula vermeyin, daha oyun çocuğu seneye verirsiniz demesine rağmen “zamane çocukları şöyle akıllı, böyle akıllı dedik” dinlemedik ve ilkokula yazdırdık. Tüm ilköğretim hayatı boyunca sıkıntı çektik. İlk dönemdeki oğlum ile ikinci dönemdeki oğlum arasında büyük fark oldu. Hatta 6.sınıftan sonra sınıfta bıraktırmayı bile düşündüm 🙂 sıkıntımız lisede hazırlık okuması ile normale döndü ve aradaki farkı kapattı.
    Kesinlikle katılıyorum, yılsonun doğumlu çocukların aileleri verebiliyorlarsa bir sene geç başlatsınlar. Aradaki fark gerçekten çok fazla oluyor ve çok doğru ki bu tüm hayat başarısını etkiliyor.

    • Zorlu bir süreç yasamışsanız Emine Hanım. Sonunda durumun toparlanmasına sevindim. Öneriniz icin tesekkur ederim. Bu yorumunuzu Facebook’ta (dilerseniz ısımsız) paylasabilir miyim? Daha cok anneye ulaşmak adına.

  • “Bu araştırmaya göre eğitim sistemi açısından en önemli sorunlardan biri, bu çocukların kendilerinden 11 ay daha büyük sınıf arkadaşlarıyla ülke genelinde yapılan standart başarı testlerine tabii tutuluyor ve onlardan daha düşük başarı gösteriyor olmaları.” gibi devrik ve uzun cümleler olmasaydı herkesin (eğitim seviyesi ne olursa olsun)daha rahat okuyabileceği bir yazı olurdu..nacizane fikrim..

    • Nacizane fikrinizi tesadüfen okudum. Fikrinize saygı duyuyorum ama yazmadan geçemeyeceğim. Cümleyi uzun bulmuş olabilirsiniz ama son derece anlaşılır olan cümlenin neresi devrik onu çözemedim. Benim nacizane fikrim yazının son derece faydalı olduğu…

      Yüzde yüz katılıyor ve bu güzel paylaşım için teşekkür ediyorum.

    • Elif Hanım, yazılarımı bir de dediğiniz sekilde daha basit yazma amacıyla gözden geçireceğim.

      Ilginiz icin tesekkur ederim.