Çocuk Sağlığı Eleştiri Gülüş'ün Köşesi Psikolog

Şimdi ben hangi uzmana danışacağım?

Çocuğumu bir pedagoğa mı götürmeliyim? Yoksa bir psikoloğa mı? Peki psikolojik danışman ne güne duruyor? Ya da çocuk gelişimcisi? Bütün bunların arasında PDR ne yapıyor? Yok yok, en iyisi ben bir psikiyatriste gideyim…

Çocuğumuzun gelişimine ve sıkıntılarına dair kime danışacağımız konusu, işin açıkçası muallâk. Alternatif Anne uzman ve anneleri eşliğinde günlerce tartıştık ve gördük ki sadece danışanlar değil, uzmanlar da zor takip ediyor olan biteni! Türkiye’deki akademik mevzuat Avrupa’dakinden farklı ve daha değişken olunca, kafamızdaki olguların netleşmesi kolay olmuyor. Kavramlar karıştıkça, unvanların içi boşaldıkça güven duygumuz da aşınıyor ve uzmanlara güvensizlik artıyor. Kaçışı bilimsel olmayan yollara girmekte bulan annelerin sayısı az değil. Ama doğru uzmanı aramaktan yılmayan anneler olarak bu konuda kafa yormakta ısrarcıyız. Eğitim uzmanı Elif Kalkan, psikolog Beril Papuççuer ve pedagog Belgin Temur, psikoloji mezunu annemiz Gözde Erserçe Özateşler ve yayın yönetmenimiz Regina Röttgen eşliğinde, işte görebildiklerimiz:

PEDAGOG MU DEDİNİZ?

Eğer karşınızda size “pedagog” olduğunu söyleyen biri varsa, unvanını nereden aldığını sorduğunuzda canı sıkılabilir: Son yıllarda Türkiye’de “Pedagoji” diye bir bölüm yok!

İstanbul Üniversitesi’nde bir zamanlar var olan Pedagoji bölümü, “pedagog” unvanı alan mezunlar verdi. Sonra bölümün adı “Eğitim Bilimleri” olarak değiştirildi ama bir süre daha mezun olanlara “pedagog” belgesi verildi.  Dolayısıyla muhtemelen sadece bu üniversitenin bu bölümlerinden mezun olanların kendilerini pedagog olarak lanse etme hakları var.

O dönem çocuk eğitimi, çocuk psikolojisi, çocuk psikopatolojisi, ölçme ve değerlendirme gibi çok kapsamlı bir eğitim programı olan bu formasyonun yerini artık “pedagojik formasyon” dediğimiz, süresi 6 ay ile 1 yıl arasında değişen kısa bir eğitim süreci alıyor. Ama tahmin edersiniz ki içerik ve amaç, aynı olmaktan uzak! Bu formasyon ilkokul, ortaokul ve lisede öğretmenlik yapmak için gerekliydi ama bugün öyle görünüyor ki kadrosuz öğretmenlerde bu bile aranmıyor: Hangi bölümden mezunsanız o dersi verebiliyorsunuz…

psychologist-lucy-copyÇOCUK GELİŞİMCİSİNİN KADERİ

Günümüzde çocuk gelişimcileri, pedagog eksikliği nedeniyle pedagogların işini yapıyorlar. Ancak “Child Development” yani “Çocuk Gelişimi” bölümünün asıl amacı, sağlıkçıların sağlık merkezlerinde ve okullarda eğitmen ya da öğretmen olarak okullarda çalışabilmelerini sağlamak. Bu şartlar altında psikoterapi yapabilmek için lisans eğitimi üzerine en az iki sene bir üst denetçi gözetiminde, ilgili bir ekolde eğitim almak uygun olur. Mezun olan kişilerin uzmanlık yaptıkları konular, aldıkları üst eğitimler, süpervizyonlar önemli. Kişiler gerekli eğitimleri alıp, belli konularda deneyim kazanırlarsa psikoloji ve psikolojik danışmanlık alanında belirlenmiş her türlü işi yapabilirler: Psiko-pedagojik eğitim, psikolojik danışmanlık, psikoterapi, testörlük gibi. Özetle artık mezun olunan bölüm çalışılan alanı belirlemek için yeterli değil; üniversite sonrası eğitimler, sertifikalar ve deneyimler uzmanlık alanını belirliyor…

Psychiatrists-vs-Psychologists-300x205UZMANLAŞAMAYAN PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

Psikolojik danışman ve rehber, okul çağındaki çocukların eğitim konularında danışabilecekleri, klinik vaka içermeyen durumlara bakan uzmanın unvanı. “PDR”, “pedagoji” eğitimi ile “psikoloji” genel kültürünün kesişim kümesi sayılabilir.

Son yıllarda çok fazla yeni üniversite ve bölüm açılması, bu bölümlerde standart bir eğitim verilememesine sebep oldu. Temel dersler -en azından isimleri- aynı görünüyor. Ama eğitimin içeriği ve kalitesi okuldan okula değişiyor, üstelik bir konuda uzmanlaşma fırsatı da sunulmuyor. Yurt dışında okuyan çocuk psikologları, ülkemizdeki durumu bu şekilde özetliyorlar.

İLAÇLI TEDAVİLER İÇİN PSİKİYATRLAR

Belki de ne olduğu en net anlaşılan uzmanlık alanı, onlarınki. “Tıp doktoru olmayan kimse ilaç tedavisi uygulayamaz” bilgisinden yola çıkarak medikal değerlendirmeye ve tedaviye ihtiyaç duyanlar, psikiyatristlerin kapısını çalıyor. Çocuk uzmanları da medikal gereklilik olduğunda bir çocuk psikiyatristi ile ya da psikiyatrist ile işbirliği içine giriyorlar.


soru-cevapSONUÇ?

Hızlı bir gelişim sürecinde olan pedagoji biliminin ülkemizde ticari kaygılarla birlikte dalgalanmaya geçmesi, hiçbirimiz için sağlıklı bir durum değil. Çocuk psikolojisine dair ciddi bir meslek yasası çıkmasını dört gözle bekliyoruz. Yoksa unvanlar gelişigüzel kullanılmaya, teşhisler yetersiz bilgiyle konmaya, bilimsel olanla bilimdışı olan iç içe geçip kafaları bulandırmaya devam edecek.

Eğer yurt dışındaki pedagojik eğitim anlayışı, müfretat, uygulama ve süpervizyon ülkemizdeki Çocuk Gelişimi bölümleriyle objektif ve somut biçimde karşılaştırılırsa, bu karmaşaya bir açıklık getirilebilir, atılması gereken adımları net bir şekilde görebiliriz.

Bu güzel gelişmeleri beklerken bizler de, Alternatif Anne künyemizde güvenilir uzmanların adlarını bulundurmaya gayret göstereceğiz.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş , eline sağlık. Ben pdr mezunlarının pedagog tanımına en yakın donanıma sahip olduklarını düşünüyorum. Bu konu gerçekten açıklığa kavuşturulmalı