Çocuk Çocuk Psikolojisi Editörün Seçtikleri Kategorisiz Söz Çocuklarda!

Çocuklar neden riskli oyunlar sever?

Bu oyunlar sizi huzursuz etmeye değil, içgüdülerin yönlendirdiği bir amaca hizmet eder.

İnsan savunma kalkanlarını tamamen indirdiğinde ve anı yakaladığında, hisleri ile ihtiyacı olanı bilir ve bulur. Yani bir anlamda, içinden gelen bilgi sağduyuludur. Toplumsal yargılarla şekillendirilmiş bilinci ile ona ket vurmazsa, doğruya ulaşır. Bu spontanlığı yakalayabilmek için oyun en iyi araçtır. Oyun, her yaşta içindeki doğruyu bulmanın ve öğrenmenin anahtarıdır. Öğrenmek için elzem olan “gerçeği” yeniden yaratmaya ve kontrollü bir alanda deneyimlemeye yarar. Çocuklar, mümkün olan en serbest şekilde oynayabildiklerinde, hem kendi içlerindeki dengeyi bulur hem de akranları ile aralarındaki dengeyi kurabilirler.

Psycholog Today dergisinde yayımlanan makalede Boston College öğretim üyelerinden Peter Gray, “Eğer çocuğunuzu “riskli” olandan korumak istiyorsanız, onların riskleri oyun aracılığı ile deneyimlemesine izin vermelisiniz” diyor.

Faydalı korkular

Korkmanın mümkün mertebe kaçınılması gereken, olumsuz bir deneyim olduğunu mu düşünüyorsunuz?  Maalesef öyle değil. Bir çocuk veya bırakın bir çocuğu herhangi bir canlı biraz özgürlüğün tadını çıkarırken belirli bir limitte korkuyu hissettirebilen riskli oyunları sadece o heyecanı tadabilmek için sever.” diyor makalede ve Norveç’te bulunan Queen Maud Üniversitesi’nden Profesör Ellen Sandseter’in çocukların riskli oyunlarını altı farklı kategoriye ayırdığını anlatıyor.

Yükseklikler

Çocuklar yeni geldikleri dünyayı keşfedebilmek için kuş bakışı gözlem yapabilmek ve tabii ki “ben yaptım” heyecanını duyumsamak adına ağaçlara tırmanır, yüksek duvarlar üzerinde yürür ve atlarlar. Ayrıca boyunuz o kadar kısayken olaylara biraz yukarıdan bakmak kontrol için iyi gelmez mi?

Aşırı Hız

Çocuklar yeterince heyecan yaratmak ancak bir yandan da kontrolü çabuk kaybetmemek adına araçlar kullanırlar. Örneğin sallanan iplere veya direklere tırmanır; sallanabildiği her yerde sallanır; kızak, kayak, paten, kaykay veya kayabileceği bir naylon poşet üzerinde bile olsa kaymak ister. Mümkün olsa bir kütük üstünde nehirde dolaşabilir; bisiklete biner veya hız yapabileceği ne varsa kullanmak ister.

untitledTehlikeli araçlar

Kültüre bağlı olarak, çocuklar bıçak, sopa, çubuk, basit tarım makineleri (iş ve oyunu birleştirerek) ya da tehlikeli olduğu bilinen diğer araçlar ile oynayabilir. Bu tür araçlar kullanmak çocuk için kendi başına başarabilmenin tatmininin yanı sıra, bu gibi araçları kontrol edebilmenin ve ufak bir hatada olabilecek riskin heyecanını da yaşatacaktır.

Tehlikeli işler

Çocuklar ateşle, tehlike teşkil edebilecek derinlikte sularda –bir kova su bile 2 yaşındaki çocuk için derindir- oynamayı severler. Böylece tehlikenin sınırları ve boyutları ile kendi yapabilecekleri ve boyutlarını test ederler.

İtiş-kakışlar ve taklalar

Çocuklar her zaman etrafta birbirlerini kovalamayı, yakalamayı sever. Şakacı kavgalar da oyunlarının bir parçasıdır ve çoğunlukla savunmasız ve mağdur durumda –örneğin kendinden daha güçlü biri ile güreşmek gibi- olmayı tercih ederler ki bu da canının daha fazla acıması riskini taşısa da üstesinden gelebilmek daha büyük bir kendine güven sağlayacaktır.

Saklanmak ve kaybolmak

Küçük çocuklar saklambaç oynarken anlık heyecanlar duyar ve ayrılık korkusunu deneyimlerler. Daha büyük çocuklar ise başlarında bir yetişkin olmadan mümkün olan en uzağa gitmeyi sever, kendi özgürlük alanlarında yeni ve hayali tehlikeler içeren oyunları tercih ederler. Bu şekilde kaybolabilirler bile.

Peki tüm bunları okuduğunuzda gerçekten bu oyunlar hala sadece riskli ve gereksiz mi geliyor? Bir de şu tarafından bakalım; ortalama 3 kg ve 48 cm civarında şu koca dünyaya gelmekten daha da mı riskli gerçekten? Hayat risk almaktır. Bu riskleri alırken bazen bunun boyumuzu aştığını farketmeyiz ama denemezsek de asla bilemeyiz.

Çocuklar bu oyunları canları sıkıldığı için ya da sizi huzursuz etmek için değil içgüdülerinin yönlendirdiği bir amaç için oynarlar.

Hayatı deneyimlemek, sınırları öğrenmek, kendi güçlerinin farkına varabilmek, dengeyi bulabilmek için oynarlar ama evet bunları yaparken biraz eğlencenin de zararı olmaz değil mi?

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • benim çocuğum da öyleydi. evimiz birinci katta olduğundan sürekli pencereden atlıyor, geri geliyordu. tabi bizim yüreğimiz sürekli ağzımızdaydı. çok şükür artık yapmıyor. anlam veremiyordum neden yaptığına, içinde bastıramadığı bir şiddet eğilimi var sanıyordum. sebebini de öğrendim çok sağolun. şimdi koca dananın en büyük eğlencesi laq 🙂