Basında Alternatif Anne

Radikal gazetesi röportajı

Alternatif Anne yayın yönetmeni Gülüş Türkmen’in Radikal gazetesi için Ayşegül Oğuz’a verdiği röportajın tamamı

Alternatif Anne adıyla bir e-dergi yapmaya nasıl karar verdin?
Belçika’da edebiyat ağırlıklı bir eğitim aldıktan sonra reklamcılık okudum, Türkiye’ye döndüğümde ise kendimi grafik tasarım ağırlıklı işlerin içinde buldum. Kızımın doğumundan sonra iş ilanlarına bakarken artık bir yazı işi istediğimi fark ettim. Geçtiğimiz şubat ayında bir derginin genel yayın yönetmenliğini üstlendim, fakat hem kızım üç aylık olduğu için, hem de o ay başımıza türlü felaketler geldiği için işe devam edemedim. Ama bir kere tadını aldım ya, evde boş duramadım ve gönlümdeki yeni işin taslağını hazırladım. Reklamcı, grafikçi ve yazar bilgilerimi ilgi alanım olan anne-çocuk ilişkisi ile birleştirince ortaya Alternatif Anne çıktı.

Öncelikle bir anne olarak ihtiyacını duyduğun, eksikliğini hissettiğin şeyler tam olarak neydi? Yani bu dergiyi yapmaya koyulmanın hikayesi aslında…
Dergiyi önce kendi profilimden ve ihtiyaçlarımdan çıkarak yarattım. Hiçbir zaman elinde kaşıkla çocuğunun peşinden koşturan, uyutmak için saatlerce didinen, sürekli “hadi” demek zorunda kalan, sözünü geçiremeyen ve bağırıp çağıran annelerden olmayı istemedim. Çocuğunu anlayan, onunla iletişim kurabilen ve eğlenceli bir anne olmak daha çok işime gelecekti. Bunun için çalışmam gerekiyordu, çünkü hiç anne olmamıştım ve bilgisiz başlarsam çuvallayabilirdim. Daha çocuğum doğmadan bu konuda çok güzel kitaplar okudum, kıyasladım, onları resmen hatmettim! Anne-babaların her gün hiç düşünmeden yaptığı o kadar çok yanlış varmış ki, bilseler ödleri kopar!

‘Annelik tarzınız hayat tarzınızdır’ cümlesi bir anne için neyi ifade eder?
Anneliğin garip bir özelliği var: Bir anneye “senin çocuğunun şu konuda bir sorunu var” deyin, asla inandıramazsınız. Çocuğuna biraz emek veren her anne nedense en doğrusunu yaptığına ikna olmuştur. Ama sorunlar çocukla birlikte büyür ve en sonunda annenin bile gözüne batar. Anne bir bakar ki her gününü saçını süpürge ederek yaşamaktadır, ama hep kendini “Falanca da benim gibi yapıyor” diyerek avutmuştur. “Annelik tarzınız hayat tarzınız” diyerek annelerin (tabii kendimin de) düşünmesini sağlamak, onlara kendilerine bir ayna tutmalarını önermek istedim.

Bizim gibi toplumlarda kadının içinde bulunduğu ekonomik, sosyo-kültürel profil ne olursa olsun, ‘kutsal’ anne geleneğiyle karşı karşıya kalıyor ve hatta, tabiri caizse ‘mahkum’ ediliyor… ‘Alternatif Anne’ biraz da bu geleneksel, ezbere annelik bilgisinin mi üstüne gidiyor?
Alternatif Anne, anneye “bebeğin annesi” veya “eş-anne” gözüyle bakmaktan ziyade “kadın-anne” gözüyle bakıyor. İyi bir anne olmak için kadının ruh halinin de sağlam olması şart çünkü. Bizim kültürümüzdeki “her şey çocuk için” deyişi bence hastalıklı bir bakış açısı. Bunu söyleyip aynı günün akşamı çocuğunu tartaklayan annelere “hani her şey çocuk içindi?” diye sormalı! Alternatif Anne’nin üzerinde duracağı en önemli unsur eğitim olacak. Hem annenin kendisi, hem çocuğu, hem eşiyle ilişkisi, hem de iş hayatı için. Ben öğrendiklerimi uyguladıkça bunu gördüm, başkalarına da göstermek istiyorum: İnsan ilişkileri gibi kaygan bir zeminde bile bazı şeyleri başarmak “iki kere iki dört” kadar kolay! Yeter ki kendinize ve çocuğunuza uyarladığınız, uygulayabildiğiniz bir yönteminiz olsun.

Senin müzisyenliğin, uzun yıllar Avrupa’da yaşaman, aldığın eğitim ve bugüne dek yaptığın işleri düşünürsek, memleket standartı anne profilinin biraz uzağında… Oğlun Barış’ın ardından ikinci çocuğunu kızın Aslı’yı da dünyaya getirdin. Anneliğe dair en çok neyi öğrendiğini söylersin?
Heh heh, beni güldürdün. Büyükannem ben evlendiğimde “hiç bu kadar akıllı bir şey yapacağını düşünemezdim” demişti bana! Bu ne demek şimdi? “Evlendiğim için akıllıyım, evlenmezsem hovardanın tekiyim” mi? Oğlumu dünyaya getirdiğim zaman ağzından yine benzer bir şey çıkmıştı: Çocuk doğuracağım hiç aklına gelmezmiş! Ama iki çocuk sahibi olduğuma göre Türk profiline uygun olmalıyım, değil mi? Anneliğe dair ne öğrendiğime gelince… İyi bir caz müzisyeni olmak için önce öğreneceksin, sonra öğrendiklerini unutacaksın derler. Yani kuralları bileceksin ama hangi kurala uyup hangisine uymayacağına bilinçli bir şekilde kendin karar vereceksin. İyi annelik de böyle işte: Önce ciddiye alacaksın, doğurdun diye ne yapsan mubahtır sanmayacaksın ama bilgilendikten sonra da gevşeyeceksin! Annelerin sağlıklı bireyler yetiştirmesi için bir iş de hükümete düşüyor aslında: Eğer modern bir toplum olmak istiyorsak hükümetin annelere ciddi yardımlar sağlaması gerekir! Anneler yaşamlarını, çocuğu sağlıklı ve tatminkâr bir biçimde büyütebilecek biçimde düzenleyebilsinler diye. Nasıl olacak onu bana sormayın, o benim işim değil.

İkinci çocuğa karar vermeniz nasıl oldu?
Ben tek çocuk olarak büyüdüm ve kardeş nedir bilmedim. İki çocukluluk bana yabancı bir durumdu ama macerayı severim! Eşim zaten çocuk seviyor, evlendiğimizde yaşadığımız bir tartışma sırasında bana “sen çocuk da yapmazsın!” deyivermişti. Anladım ki çocuktan korkan bir adam değil!

Yeniden bir bebeğe sahip olmak deneyim sahibi olunca nasıl yaşanıyormuş?
Çook, çok güzel! Mutluluk sarhoşu oldum etrafımda iki sevgi yumağıyla. Dediğin gibi ne beklediğini bilince ikinci çocuk daha kolay büyüyor, kız yedi aylık oldu ama ne zaman oldu anlamadık. Öte yandan ikinci çocuğu beklemek çok farklı bir deneyim. “Bir kardeş yapsam mı, yaparsam nelerle karşılaşırım” diye soran milyonlarca anne için iki çocukluluk üzerine daha çok kitap yazılmalı! Bunlardan birini ben yazdım, müjdesini vereyim! Eylülde çıkacak sanırım. Adı, “Annemin Karnında bir Bebek Var”.

Alternatif Anne’nin babalara dair sözü nedir?
E-derginin adı “Alternatif Aile” de olabilirdi, çünkü babaların da annelerle aynı bilgi seviyesinde olması güzel olur. Ama bu işe en çok emek veren, vermeye zamanı olan ve vermek zorunda olan kişi, anne. Dolayısıyla iş annede bitiyor. Anne-baba aynı dili konuşursa, fikir birliği içinde olursa çocuk da dengeli oluyor, evdeki kuralları çabuk kavrıyor ve isyan etmeden benimsiyor.

Anne-çocuk ikilisi kapitalizmin de büyük kaynaklarından biri; devasa bir endüstrisi olduğu kesin. Derginin bu endüstri için sıraladığı yaklaşımları var mı?
Aslında eğitim metotlarının dahi etiketlenmesi bende ters tepki yapıyor. Çocuğa gölgesini keşfettirmek Montessori mi oluyor? Adı Montessori olmazsa aynı etkiyi yapmıyor mu? “Doğal annelik” diye bir akım var mesela, Alternatif Anne’de de bir yazı yazıldı bu konuda. Şeytanın avukatlığını yapıp, sıkı bir yorum yazasım geliyor o sayfaya da. Tartışalım istiyorum çünkü! “Doğal” olduğu için “en iyisi” mi? Doğallık ne ki? Gece her ağladığında yanına gidip sarılmak nereye kadar? Bu markalandırmalar bana biraz itici geliyor işte, ama pek çok annenin de çocuğuyla değerli vakit geçirmesi, çocuğuna karşı davranışlarını yönlendirebilmesi için iyi imkânlar bunlar. Yani işe yarıyorsa laf etmemek gerek! Endüstrileşmeye karşı önerim, ego bayraklarımızı indirip bütün annelerin yararı için tartışmak.

Birbirini tanıyan ya da tanımayan annelerin arasında kurduğu hiyerarşik bir ilişki olduğunu da düşünüyor musun? Hiyerarşik, hayır. Tori Amos’un “Under the Pink” albümünün çıkış noktasını hatırlıyor musun? “Bütün kadınlar içten içe birbiriyle sinsi bir savaş içinde” diyordu Amos. Under the Pink albümü müziğiyle kalbimi okumuş olabilir ama Amos’un bu deyişi evrensel değil. Kadınlar, meslekleri üzerinden birbirleriyle küçük yarışlar yapıyor olabilirler, ama anne ve kadın olarak değil! Dergi fikrini açtığımda beni hiç tanımayan annelerle, sadece kadınlara has o sezgilerle hareket ederek samimi, başarılı bir iletişim kurduk. Birbirini tanımayan 13 kişinin pat diye toplanıp çalışmaya başladığı, sonra da tanışma partisi düzenledikleri nerede görülmüş?

Bu arada ‘alternatif’ adının riskli olduğunu düşünüyor musun? Türkiye’de bir şeye ‘alternatif’ dendiğinde ‘zararlı’ymış gibi algılanır ya… Ne dersin?
Amacımı ifade eden beş-altı dergi ismi çıkarmıştım. Profesyonel bir iletişimci gözüyle baktığımda sadece “Alternatif Anne”nin projeyi ifade ettiğini gördüm. “Alternatif” kelimesi eskidi, doğru, ama hala alternatifi yok! Seçim benim seçimim değil, mantığın seçimiydi.

Yakın ya da uzak gelecekte insanların aklına ‘Alternatif Anne’ sitesi geldiğinde, en çok nasıl bilinsin istersin?
Gerilmeden iyi annelik yapmanın sırlarını veren dergi. Alternatif Anne’nin Radikal Cumartesi ekinde çıkan tanıtım yazısı için tıklayın.