Çocuk Psikolojisi Editörün Seçtikleri Eleştiri Güncel Kategorisiz Müzik Psikolog

Evden uzakta geçen çocukluk

Biz büyükler çocuklara el uzatan bir kurum yok mu diye düşüne duralım, 16 yaşındaki Emir çoktan yol almaya başlamış!

Bir yardım eli uzatmak… Yaşadıkları travmayı bir an önce unutturmak…  Savaş mağduru Suriyeli çocukları medyada gördüğümüzde içimizden geçen düşünceler. Onları sokakta görünce ise “Devlet gerekli yardımı yapmıyor mu?” diye düşünürüz. İki milyon mülteci. Dile kolay! Fark yaratmak için kollarını sıvayan kişilere katılmak gerekir derken…

Project Lift ile tanıştım. Aynı düşünceleri kafasından çıkaramadığı anda Emir henüz 16 Projectliftlogoyaşındaydı. Dünyayı değiştirmek istemenin yaşı. Harekete geçmek için engel tanımayan yaşı. İyi ki Emir gibi gençler var diyorum! Çünkü müthiş bir projeyi hayata geçirdi; Project Lift. Project Lift şiddet görmüş çocuklara yardım elini uzatıyor. Geçen gün ise Project Lift’in düzenlediği atölyelerin üçüncüsüne katıldım ve inanılmaz etkilendim.

Sultanbeyli’ye giderken beni neyin beklediği konusunda çok net bir fikrim yoktu aslında. Project Lift ekibi; Türk ve yabancılardan oluştuğunu, başta sanatsal terapisti olan bir psikologla birlikte Suriyeli çocuklara yönelik çalışmalar düzenledikleri, yakında aile içi şiddet gibi farklı nedenlerden travma yaşamış tüm çocuklara yardım etmeyi amaçladıklarını biliyordum. Sultanbeyli’de artık 10.000 mülteci yaşadığını sayelerinde yeni öğrenmiştim. Kendi aralarında mülteci öğretmenlerle benzer bir çalışma yaptıklarını, birçok çocuğun Türk devlet okullarına da gittiğini önceden bilmiyordum. Daha önce yaptığımız toplantıda hem birçok bilgi edinme fırsatım olmuştu hem de son derece profesyonel hareket ettiklerini anlamıştım.

Project Lift hareketProject Lift MüzikSultanbeyli’de tanık olduklarım beklentilerimi bir hayli aşıyordu. 5-13 yaşlarında, çoğu okula gitmeyen toplam 40 çocuk yaş gruplarına göre bölünmüştü. Tam bir hafta boyunca Sultanbeyli Belediyesi’nin atölyeler için ayırdığı katının odalarını dolduruyorlardı. Kapılarda atölye etkinliklerin gün ve saat planı, ilgili atölyelerin sorumlu gönüllülerinin adları yazıyordu.

Müzik atölyesi, faaliyet atölyesi, hareket atölyesi…

 

Ekibin başındaki psikolog Leyla Akça, yaşadıkları travmaları çocukların vücutlarının beyinlerden çok daha uzun süre hatırladıklarını anlatıyor bana. O nedenle bu gibi atölyeler sayesinde çocuklar travmaları dışa vurma imkanı buluyor. Bunu yaparken bir nevi iyileşme de sağlanıyor. Ancak ağır travmatik olduğunu düşündükleri çocuklar için Project Lift ekibi gönüllü psikolojik yardım ayarlıyor.

 

Sırayla atölyelere giriyorum. Hepsinde çocukların çoğunun bana merakla Project Lift atölye 2Project Lift Faaliyetbaktığını ve çekinmeden merhabalaştığımızı fark ediyorum. Müzik atölyesinde istediği kadar yüksek sesle bağırmanın keyfini yaşayan, müziğin ritmiyle sallanan çocuklar görüyorum. Grup halinde ellerindeki davullarla bir şarkıyı üretmenin mutluluğu okunuyor gözlerinde. Faaliyet atölyesinde ise çocuklar öyle bir konsantre olmuş ki, çoğu beni fark etmiyor bile. Hareket atölyesinde önce çemberde oturup bir hafta boyunca en çok beğendikleri şeyi anlatıyor herkes. Cevap farklı sözlerle tarif edilse de aşağı yukarı aynı: dans etmeleri ve çok gülmeleri. “Dans etmek ve gülmek mutluluğun ifadeleri” diye aklımdan geçerken sırtımdan bir üşüme iniyor. Keşke o mutluluğu ebediyen sürebilse…

Çünkü tüm bunlara tanık olmadan önce Project Lift’in sabah toplantısına katılma şansım oldu. Ardından atölyelerde göreceğim çocukların beni yadırgamaması için bana Project Lift tişörtü giydirilmişti. Toplantı odası yirmi yaşlarında olan gençlerle dolmuştu. Şehir Üniversitesi Psikoloji bölümünde okuyan gençler Project Lift’in destekçi gönüllülerinden mesela. Çocukların çoğu Türkçeye tam olarak hakim olmadığı için, Türkçe değilse bile İngilizce’yi iyi bilen genç Suriyeli gönüllüler de bizimle. Konuşulan ortak dil İngilizce. Herkesin tüm çocuklar hakkında çok bilgili olduğu direkt dikkatimi çekiyor.

Project Lift toplantıÇocuklarda gözlemledikleri sıra dışı davranışları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini konuşuyorlar. Ahmed’in tuvalete gittiğinde bir erkek gönüllüyle gitmesinin daha doğru olduğu yazıyor tahtada. Hammed’in 9 kardeşten biri olarak zaten bir ilgi sorunu yaşaması, ancak Wassim gibi aile içi şiddeti görmüş ve dolayısıyla tıpkı Saddam ve Wassim gibi kavgaya meyilli olduğunun altı çiziliyor. Taseem’in terk edilme korkusu yaşadığından şüpheleniliyor.

Ortama uyumda zorluk çekmenin her çocuğunun normal bir davranışı olduğu da hatırlatılıyor. Atölyelere katılan çocukların, belki her çocuktan daha da çok fark edilme ihtiyacı hissettiği ve bunu tabi ki yine de her çocuk gibi olumsuz davranışlarla elde etmeye çalıştığını hatırlatıyor, Leyla Akça. Çocukların bize açılmasını istiyorsak karşılarında ne olursa olsun sakin kalmamızın çok önemi olduğunu da vurguluyor.

Hussein ise müzik atölyesine katılmak istememiş ve atölye boyunca oldukça mutsuz göründüğü için onunla bire bir konuşulmasına karar veriliyor. Bilal’in yaptığı benzetmeler ve gösterdiği tepkiler ciddi savaş travması mağduru olduğunu gösteriyor. Hangi çocuğa nasıl davranmaları konusunda konuşup tartışıyorlar ve birlikte bir yol çiziyorlar. Öyle etkileniyorum ki, bir ara da gözlerim doluyor.

Atölyenin son günü olduğu için konuşulması gereken konulardan biri de ayrılış. “Sizi özleyeceklerini söyleyecekler. Siz de aynısı çocuklara söyleyebilirsiniz.” diye ipucu veriyor Leyla Akça gönüllülere. Daha önce de yaptıkları gibi, bu çocukları da arada sırada farklı yerlere götüreceklerini biliyorum. Çünkü Project Lift ekibi, yaptığı işin o atölyelerle sona ermemesi gerektiğini düşünüyor. Profesyonel yardım olsun, çocuklara az da olsa normal bir hayatı yaşatmak olsun, ekibin bundan sonra da o çocuklarla çalışmaya devam edeceğini biliyorum. “Çok büyük bir izlenim bıraktıklarını ve alsa unutmayacağınız anılar yaşatacaklarını söyleyebilirsiniz. Bu herkes için şüphesiz doğrudur.” diye Leyla Akça devam ederken boğazımın düğümlendiğini fark ediyorum.

Ben bile o çocukları alsa unutmayacağım.

Regina Röttgen

Regina Röttgen

1989 yılında tatile geldiği Türkiye'nin insanına ve doğasına aşık oldu ve henüz 19 yaşında olmasına rağmen bir daha ülkesine dönmedi. B.Ü.'de Felsefe ve İngilizce dili ve edebiyatı okuyup felsefede yüksek lisans yaptıktan sonra yerli ve yabancı yayınlar için çalıştı ve evcil hayvan dergisi yayımladı. Çocuklar için güvenlik eğitimi kursları ve düşünme atölyeleri düzenledi.

15 yıldan fazla İstanbul'un merkezi semtlerinde oturduktan sonra işini aslında her yerde yapabileceğine karar verdi ve büyük şehri terk etti. Eşiyle, iki oğlu, sayıları sürekli artan tavuklar, 2 kedi ve bir köpek sürüsü ile birlikte şuanda Bodrum yakınlarında bir köyde yaşıyor. Yabancı yayınlar için annelik ve evcil hayvan hakkına yazıyor.

3 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda K. Yıldırım
Funda K. Yıldırım
Tümünü Gör