Ebeveyn Koçu Eleştiri Faber & Mazlish Gülüş'ün Köşesi Yetişkin Psikolojisi

Pozitif Psikolojiyi Polyannacılıktan ayırt edebilir miyiz?

polyanna3Ebeveynleri etkileyen tüm popüler yaklaşımları irdelediğim “Anneliğin Ötesinde” kitabında, olumlu düşünmenin nasıl olumsuz sonuç verebildiğine dair Amerika’dan bir örnek sunmuştum (bkz. “Yeniçağ Çocukları” bölümü). O gün bu gündür aklımda şu soruyla geziyorum: Pozitivizmi, saf ve kör bir Polyannacılıktan nasıl ayırt edebiliriz?

Pozitif Psikoloji, temelde insanlardaki olumlu kişilik özelliklerini keşfedip problem çözümünde bu özellikleri kullandırmayı hedefliyor. Kuzey Avrupa ve Amerika dâhil birçok ülkede eğitim kurumlarında uygulanan bu yaklaşımın eleştirilen yönleri var:

polyannaPozitif Psikoloji, “Size iyi gelen şey iyidir” mantığıyla karıştırılıyor
“Sadece hedonist kaynaklı, amaca yönelik olmayan bir mutluluk deneyimi ya da duygusal mani’nin öğrenmeyi ne derece hızlandırabileceği tartışma götürür bir konu” diyor İKÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tülay Bozkurt. Pozitif Psikoloji, “duymak istediğini duymanın” ve narsisizmin körüklenmesinde rol oynayabiliyor. Amerika’da bir okulda yapılan uygulamada öğrenciler düzenli olarak “Ben eşsizim. Ben sevimliyim. Ben becerikliyim” gibi cümleler kurmaya teşvik ediliyorlar. Öğretmenler ise öğrencilere bolca yıldız ve gülen yüz (iyi puan) dağıtmakla yükümlü. Bu yöntemler, çocukların özgüvenini yükseltmek için etkili mi dersiniz? Adele Faber ve Elaine Mazlish, kimseye dışarıdan özgüven yapıştırılamayacağı kanısındalar: “Bahsedilen olumlama ve etiketler öğrenciyi kısa süreliğine memnun edebilir ama öğrenci gerçekte o kadar da ‘eşsiz’ ya da ‘sevimli’ ya da ‘becerikli’ olmadığının kanıtını gördüğünde, etiketler kolayca düşer.”

Pozitif Psikoloji, psikoloji tacirlerine çekici geliyor
Bozkurt, Pozitif Psikolojinin ülkemizde konuya hâkimiyeti olmayan liderler tarafından makyajlanarak ve çarpıtılarak uygulamaya tabi tutulduğunu bildiriyor. Tülay Bozkurt, ülkemizde “Pozitif Psikoloji” adı altında aceleye getirilmiş, rastgele uygulamalara rastladığımızı belirtiyor.

polyanna2Pozitif Psikoloji, popüler kültüre çekici geliyor
Pozitif Psikolojinin kendini popüler kültür rüzgârlarından koruması zor… Peki, biz nasıl korunabiliriz? Bozkurt, kültürümüzde var olan ceza, disiplin ve gerektiğinde ilgisiz davranma yaklaşımlarının bizi popüler kültürden koruduğunu bildiriyor! Mesela son zamanlarda rastladığımız “cezasız çocuk yetiştirmek” fikri, çocuğa “işlediği suçun sonuçlarını mantık bağlantısı olan bir şekilde yaşatmak” bilgisini şekilden şekilde sokarak yeniden sunuyor. Bu da, bir atölye katılımcımın çok güzel ifade ettiği gibi, yine “ceza” demek! Tek fark, bütün pedagogların yıllardır söylediği “cezanız mantıklı ve orantılı olsun” bilgisini içermesi…

Pozitif Psikoloji, bilimdışı yaklaşımlara çekici geliyor
Pozitif Psikolojinin kendini bilimdışı yaklaşımlardan koruması da zor. Çünkü ilkeleri bilimsel uygulamaları mümkün olamayan dini kaynaklı iyimserlik ve tevekkül söylemlerine kolayca dönüşebiliyor. Tülay Bozkurt, burada da bazı yerleşik inançlarımızın bizi koruduğunu düşünmekte: “Olumsuz olanın sahici olduğu” düşüncesi, “övgünün nazar değdireceği” inancı gibi…

Olumsuzluklar bizi büyütür!
Tülay Bozkurt, reddetmeye zaten meyilli olduğumuz ve yanlış yönlendirmelerle gittikçe daha çok reddettiğimiz olumsuz düşünce ve duygularımızın, problem çözme ve kendimizi geliştirmede en az olumlu düşünmek kadar işlevsel ve gerekli olabileceğini belirtiyor. Burada önemli olan olumsuzluğun süresi, nedenleri ve aranan çözüm yolları.

Üzerini örtme, üzerine yürü!
Pozitif Psikolojiye dayanan bir öğretiyle ebeveyn koçluğu yapan Ahu Tükel, Pozitif Psikolojiye dair bazı okumalarında ve gördüğü bazı uygulamalarda eksik ve yanlışlıklar olduğu fikrine katılıyor: “Pozitif olmak demek bizi mutsuz eden konuların üzerini örtmek demek değil, aksine üzerlerine cesaretle gidip onları yapıcı ve pozitif bir tutumla çözmeye çalışmak demek.”

Anlayacağınız, hiçbir zor problem kolay yoldan çözülmüyor… Size kolay yoldan çözüm üretmeyi öneren hiçbir yaklaşım kalıcı ve gerçekçi olmuyor. Pozitif Psikoloji deyince etraflıca araştırmalı, düşünmeliyiz. Ülkemizde gerçekleştirilen uygulamaların konuya hâkim, eğitimli ve inanmış kadrolarla yürütülmesinin ne derece önemli olduğu ortada.

Yazımı hazırlamamda bana yardımcı olan Prof. Dr. Tülay Bozkurt’a ve Ahu Tükel’ teşekkürlerimle.

Kaynaklar:
“Pozitif Psikoloji-Pozitif Eğitim”, Prof. Dr. Tülay Bozkurt – Cumhuriyet BT 26 Temmuz-2 Ağustos 2013,
“Yeniçağ Çocukları”, Gülüş Türkmen – Anneliğin Ötesinde, Kaknüs Yayınları, 2012

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız