Özel okul – Devlet okulu: İşte yaşadıklarım 3 (son)

http://alternatifanne.com/ozel-okul-devlet-okulu-iste-yasadiklarim-1/

http://alternatifanne.com/ozel-okul-devlet-okulu-iste-yasadiklarim-2/

Biliyorum uzun üç yazı oldu bu dizi. Ancak “şu okula gittim müdürü sevmedim, bu okula gittim eh işte” gibi soyut şeyler yazmaktansa deneyimlerimi okul ismi de vererek anlatırsam, durumları tasvir edersem daha iyi ifade edeceğimi düşündüm. Dolayısıyla da daha işe yarar yazılar olacağına inandım. Çok anne babanın bu konuda kafasının karışık olduğunu, yol haritası çizemediğini biliyorum. Yalnız değilsiniz!

Bir türlü ortama uyum sağlayamayan çocukları için sürekli okul değiştirmek zorunda kalan ya da çocuk başarılı bir öğrenci değilse çözüm bulmak yerine okulu suçlayan aileler var. Birebir tanık olduk, gördük. İşte bu yüzden ikinci bölümün sonunda özellikle belirttim, Eren’in mekân ve okul değişikliklerinde kolay uyum sağlayan, derslerinde de başarılı bir çocuk olduğunun altını çizmek istedim. Yine ikinci bölümde değindiğim gibi, aynı okul, benzer yapıda iki anne, benzer durumda iki çocuk. Ama biri memnun, diğeri memnun değil. Beklentiler, talepler, çocuğun karakteri, ilgi alanları farklı olduğu için birisine uyan bir başkasına uymuyor. Bu yazı dizisi, yalnızca benim yaşadıklarımdır. Hiç kimseyi, hiçbir okulu, hiçbir seçimi kötülemek ya da övmek değil, yaşadıklarımı sizlerle, olduğu gibi paylaşmaktır. Her özel okulun mükemmel olamayacağı, devlet okulunda korkulacak bir şeyin olmadığı…Özelin kaliteli olabileceği, her devlet okuluna da çocuk teslim edilemeyeceği… Özet bu.

Bebeğin gazını çıkarmak, emzirme düzenini ayarlamak, uyutmak, ateşlendiğinde duşa sokmaya ikna etmek, hepsini solladı bu eğitim-öğretim konusu. Hani birinci bölümde demiştim ya, lütfen fotoğraflardaki Eren’in değişimini dikkatli gözlemleyin diye. İşte Eren ne halden ne hale geldi, boyu uzadı, bakışları değişti, ifadesi olgunlaştı, biz hala okul konusunda soru işaretlerini temizlemekle uğraşıyoruz. 5. sınıfıta aynı düzeni devam ettireceğimizi düşünürken 4+4+4 sistemi geldi. Öğretmenimiz değişecek, belki okulumuz değişecek. İkinci kademesi kaliteli, branş öğretmenleri başarılı olan iyi bir devlet okulu bulmamız gerekebilir. Ya da devlet okulundan memnun olan Eren ve biz, yeni sistemden devlet okulunun daha çok olumsuz etkileneceğini görürsek özel okul arayışına girmek zorunda kalabiliriz. Sanırım Eylül’den önce karar veremeyeceğiz, çünkü her şey Eylül’de netleşecekmiş.

Hem bunca şeyi yaşayan, gören bir anne olarak hem de bir öğrenci koçu olarak oğlum ve iki kızım için kendimce bir eğitim çerçevesi çizdim. Zaman içinde bu çerçevenin içinde açı değiştirebilirim veya kontrolüm dışında zorunlu değişiklikler olursa ki bizim ülkemizde sürekli olan bir şey, çerçeveyi tamamen de değiştirebilirim. İşte benim planlamam:

  1. Okul öncesi eğitim dönemi kişilik, yetenek, yabancı dil gibi önemli gelişim ve kazanımların olduğu yıllar. Bu yüzden benim için daha önemli. Okul öncesi eğitimi alacağı yer özel okul olmalı, çok sosyal faaliyet sunması açısından bu önemli. Bir de tam gün İngilizce olmalı. Öyle günde iki saat, üstelik Türk öğretmenden değil. Aksansız öğrenmesi için, İngilizceyi “yabancı” dil değil, anadili hafızasına kaydetmesi için bu yaş dönemi kaçırılmamalı. Eren, o yaş döneminde Amerika’da olduğu için, daha sonra devlet okuluna gitse de İngilizcesinden çok bir şey kaybetmediğini gözlemledik. Kızları da tam gün İngilizce eğitim veren bir okula göndererek bunu sağlayabiliriz.
  2. İlköğretime devlet okulunda başlayabilirler. Hafta sonu müzik, drama, spor gibi aktiviteler daha doğrusu eğitimler için birçok kurs yeri var. (Küçük şehirlerde de halk eğitimler ya da belediyeler aracılığıyla bu eğitimleri alabiliyor çocuklar.) Zaten Eren özel okula giderken de biz bu eğitimler için kursa gönderiyorduk. Haftada bir ya da iki saat yapacağı çalışma, üstelik en az 15 çocukla alacağı eğitim çocuğu piyanist de yapmaz, yüzücü de yapmaz, usta oyuncu da yapmaz. Hangi okula giderse gitsin çocuğu tanıyıp takviyeler yapmak biz anne babalara düşüyor.
  3. Devlet okuluna gidiyorsa eğer, okul öncesi eğitimde aldığı İngilizce körelmesin diye yapılabilecek birkaç şey: Amazon’dan dvd siparişi verilir, çocuk seveceği filmleri mecburen İngilizce izler. Hem Eren’de hem de şimdi Selin’de bunun çok faydasını gördüm. Yalnızca İngilizce eğitim veren, yurtdışı işbirliği ile düzenlenen yaz okullarına gönderilebilir. Hatta her yaz çocuğunuzu ya da çocuklarınızı Amerika’ya, Malta’ya, İngiltere’ye götürebilirsiniz. Dönemsel kiralık evler oluyor. Biletinizi de önceden alırsanız ucuza gelir. Hem doğru aksanla kısa zamanda çok şey öğrenir hem farklı bir vizyon edinir hem de ailece başka bir ülkede keyifli bir tatil şansınız olur. Biliyorum, bu bütçeye bağlı. Ben bunu, yalnız İngilizce için özel okula göndermek zorunda hissedenler için öneriyorum. Yılda 25-30 bin TL’ye mal olmayacaktır bu alternatif yöntem.
  4. İkinci kademeye geçeceğinde ya kaliteli, başarılı bir devlet okulunda devam eder ya da özel okulların bursluluk sınavlarına girer ve burslu olarak özelde okur.

Benim, kendi koşullarımın artılarına- eksilerine göre yaptığım plan bu. Zaman içerisinde haklı ya da haksız olduğum durumlar olacaktır. “Neyse ki”lerim olacağı gibi “keşke”lerim de olacaktır. Bunu kestirmem mümkün değil. Hele 12 yılda 15 kez sistem değiştirmiş bir ülkede bu imkânsız. Deneme-yanılma, yaşama-öğrenme yoluyla edindiğimiz deneyimin sonucunda şimdilik bu planı yapabiliyorum. Tabii ilk çocuk olduğu için Eren’in öğrenciliği deneme tahtası oldu. Neyse ki sorumluluk sahibi, sevgi dolu, uyumlu bir çocuk.

Son olarak;

  • Şunları kontrol edin: Oyun alanı, yemekhanenin temizliği, kantindeki ürünlerin markaları, servis şirketinin güvenilirliği, kapıda güvenilir bir güvenlik görevlisi bulunması (gerekirse şoförün, güvenlik görevlisinin, kantin sorumlusunun sabıka kayıtlarını isteyin. Çocuk istismarı suçlularının bu görevlerde olabildiğini gazetede okuduk), sınıflardaki pencerelerin yeterliliği
  •  Müdürün eğitime yaklaşımını sohbetinizde anlamaya çalışın.
  •  Okul çıkışında gidip servis düzenini ve okul çevresini gözlemleyin.
  •  Çocuğunuzu iyi tanıyın. Çocuk kolay iletişim kuramıyor diye butik okula göndermek yerine bu durumu aşmasını sağlamalısınız. Hayat hep “butik” ortamlar sunmayacak.
  •  Okul değiştirmeniz gerekirse korkmayın. Siz rahat olursanız çocuğunuzda rahat olur.
  •  Okul ve öğretmen hakkında olumsuz konuşacağınız da çocuğunuzun duymadığından emin olun.
  •  Veli toplantılarına mutlaka katılın. Öğretmenleri ve diğer veliler ile sıkı iletişim içinde olun.
  •  Devlet okulundaysanız bütçeniz oranında katkıda bulunmaktan çekinmeyin.
  •  Özel okul seçiyorsanız neye para ödediğinizi iyice irdeleyin.
  •  Devlet okulu seçiyorsanız bulunduğu çevreye bakarak veli profili ve güvenlik konularında bilgi sahibi olun.
  •  Eve en yakın okula gönderin demeyeceğim. Devlet, okulların fiziksel koşullarını, öğretmenlerin başarısını belli standarta oturtmadığı, birbirine yakın hale getirmediği sürece kimse böyle bir şeye zorlanamaz, zorlanmamalı.

Keşke şöyle olsa; okul müfredattaki her şeyi çocuğun öğrenme sistemine göre ve hatta hafıza tekniklerini kullanarak öğretse, öğrenmeyi öğretse, dünya vatandaşı yetiştirse, hayata hazırlasa, tüm çocuklar güzel dostluklar kursalar, her yeri temiz olsa, bahçede ve kapalı alanda oyun alanları yeterli olsa, çocuklara “özel” oldukları – “değerli” oldukları hissettirilse, her bakış açısına saygı gösterilse, çocuğu tüm sporlarla, enstrümanlarla, sanatın farklı dallarıyla tanıştırıp tadına baktırsa ve becerisine göre çocuğu yönlendirse… Keşke devlet okullarını, eğitim seviyesi yüksek aileler çocukları için daha çok tercih etse ve devlette kaliteyi yükseltmek için kendini mecbur etse… Keşke özel okullar yıllık olarak aldıkların ücretin hakkını verseler… Olsayla bulsa bir araya gelse…

Tekrar ediyorum: Bu yazı dizisi, yalnızca benim yaşadıklarımdır. Hiç kimseyi, hiçbir okulu, hiçbir seçimi kötülemek ya da övmek değil, yaşadıklarımı sizlerle, olduğu gibi paylaşmaktır. Her özel okulun mükemmel olamayacağı, devlet okulunda korkulacak bir şeyin olmadığı… Özelin kaliteli olabileceği, her devlet okuluna da çocuk teslim edilemeyeceği… Özet bu.

Berna Kasapoğlu Serdarlı

Yazar:

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Öğrenci koçu, web tv programcısı (www.ailemizle.tv), yazar, en önemlisi 3 çocuklu mutlu anne:)

"Özel okul – Devlet okulu: İşte yaşadıklarım 3 (son)" için gelen yorumlar

Geri izleme | Yorum RSS Beslemesi

  1. Serpil Dayı diyor ki:

    Berna'cığım bir kez daha ellerine sağlık diyorum.Sizlerle Eren'in 1.sınıfa gittiği okulda tanışmıştık(adını anmak istemediğimi anlamışsındır) her daim görüşemesekte n'mutlu ki birbirimizden kopmadık.Yazında da belirttiğin gibi okul seçimi beklentilerimize,çevre koşullarımıza ve imkanlarımıza göre değişkenlik gösteriyor.İmkanlar kısmından kastım size ulaşımı kolay özel veya devlet okulu bulmak bence öncelik meselesi.Büyükşehir yaşamında bu bir şans…Eşim oğlumuzun okul öncesinde özel okula çok karşı çıksa da sonunda pes edip özel okulu seçmek zorunda kaldık.
    Benim derdim sadece ing.eğitimi değil dediğin gibi bunu daha ucuza yaz tatillerinde halledebilirsin.Bu sistemde eskiden olduğu gibi sadece okul yönetimi ve öğretmenlerin deneyimi ve becerisine kalıyorsunuz ki MÜDÜR VE ÖĞRETMEN seçmelisiniz.Devlet okullarında ki kadroları yanıbaşımdaki okulda(Mecidiyeköy) gördükçe tüylerim ürperiyor.Anlayacağın her devlet okulunun sorunu sadece tuvalet değil.Ya tüm aile işi gücü bırakıp iyi bir devlet okulu peşine düşüp taşınacaksınız ya da bizim gibi yakın bir okul arayıp bahtınıza n'çıkarsa özel veya devlet kabulleneceksiniz.Bu devirde Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş bireyler yetiştiren okul bulmak maalesef çoook zor.
    Bizim 2.okulumuzda yakaladığımız (BJK Koleji-isim serbestti sanırım) ivmeden memnunuz.Butik okul olmasa da Müdürü ve öğretmenleri tüm öğrenci ve velilerini tanıyan(İsmen değil) ve öğrencilerinin mutluluğu , geleceği için velileri ile tam işbirliği yapan okul bence çok az.
    Özel okulda olunca seni yolunacak kaz olarak gören mantık maalesef sosyal devletimizde de var.Devlet okullarında ücretsiz dağıtılan kitaplar parayla, birçok tiyatro, müze vs..etkinlikler özel okul öğrencisiysen parayla…Anlayacağın sosyal adalet ilkesi hak getire…Ben çocuğumu özel okula gönderirken kendime veya çevreme birşeyler ispatlamak değil bu devirde nasıl iyi eğitimli insanlar yetiştiririz kaygısı taşıyorum.N' mutlu bize ki okulda tanıdığım velilerin %90 ı da aynı düşüncede.
    Son olarak, senin dediğin gibi özel veya devlet ban göre de farketmiyor.Yeter ki KADRO sağlam olsun….

  2. Serpil Dayı diyor ki:

    Biraz uzun oldu gene de tam yazamadım, kusura bakma…Misafir köşe yazarı olsam mı:))))

  3. TC Demet Erman diyor ki:

    kuzenim aynı dusunce yapısı ile oğlumu ozel okula okuttum. suan iyi ki bunu yapmişim diyorum. nedeni ise universiteye kendini bilerek, özgüveni sağlam ve tam cumhuriyetçi bir mantikla girecek olması. bu da bana fazlası ile yetiyor.sağlam kadro sağla birey yetiştiriyor. hepinize bu sistem içinde kolay gelsin diyorum….

  4. bengurucuk diyor ki:

    Merhaba Berna Hanım,

    Öncelikle benimle aynı görüşte olan birilerinin olduğunu görmek beni inanılmaz derecede memnun etti. Ben de Eylül 2012 de (şans eseri!) 65 aylık olacak bir kız annesiyim. Kızım Defne neyse ki yeni kanun dolayısıyla kurban edilecek çocuklardan olmadı. 1 ay ile sıyırdık felaketi. Dolayısıyla 2012-2013 öğretim yılında ana sınıfı okuyabilecek çocuğum, herşeyden önce buna şükrediyorum. Ama kurban edilen diğer çocuklar için de içim parçalanıyor maalesef.
    Biz Sarıyer’de yaşıyoruz. Ben de düne kadar Defne’yi Arıköy’ün içindeki etüt beslenmeli Anafartalar İlköğretim Okulu’na vermek üzere kuraya sokmaya hazırlanıyordum ki, gerek etraftan aldığım olumsuz duyumlar, gerekse hala oyun çağında olan bir çocugun sabah 9 dan akşamın 6 sına kadar okluda olmak zorunda bırakılması tedirgin olmama yetti. Çalışan anne baba olmamıza rağmen, özel okula para harcamak yerine, daha kabul edilebilir bir saatte evinde olup dinlenmesi, bir ablayla oyun oynaması, parkta vakit geçirmesi için bir bütçe ayırmayı daha uygun buluyorum. Ödev meselesi ile de canımı sıkmak istemiyorum çünkü bu pekala seve seve kızımla paylaşacağım bir vakit de olabilir diye düşünüyorum. Sonuç olarak evimize çok yakın olan ve ikametgahımız gereği zaten göndermemiz gereken okul olan Zekeriyaköy İlköğretim Okulu’nun bizim için bir alternatif olabileceğini düşünüp okulla gidip görüştüm. Yeni öğretim yılında yeni binalarına taşınıyorlar, dünya tatlısı bir öğretmen (muhtemelen Defne’yi 1. sınıftan itibaren okutacak) ile tanıştım, konuştum, endişelerimden bahsettim. Bana resmen kucak açtı bu öğretmen, aynı zamanda müdür yardımcısı kendisi. Ana sınıfı da açmak istediklerinden bahsetti, çok sevindim. Butik bir devlet okulu olduğunu söyleyebilirim Zekeriyaköy İ.Ö.O nun, her kesimden ailenin çocuğu bir arada okuyor. Köyün yerlisi çocuk da var, varlıklı ailelerin çocukları da, hatta özel okuldan alıp buraya verenler olduğunu öğrendim. Biz de orta gelir düzeyine sahip bir aile olarak okulda çok sırıtmayacağımızı düşünüyorum. Çocuğum Türkiye gerçeği ile büyüsün istiyorum, izole bir şekilde, fanus bir okulun, istediği kadar imkanları süper (!) olsun, ona verebileceklerinin sınırlı olduğunu düşünmeden edemiyorum. Evet belki çok kesin yargılar bunlar ama zaman içerisinde bizde de muhakkak belli fikir değişiklikleri ve buna bağlı alınması gereken kararlar da olacaktır, tıpkı sizin de dediğiniz gibi. Ama kesinlikle emin olduğum tek birşey var ki, o da bu ülkede eğitimin tam anlamıyla ticari bir sektör haline geldiği, çocuklarımız üzerinden okullarla pazarlık yapmak zorunda bırakıldığımız bir dönemde yaşıyoruz artık ve bunun bir parçası olmak istemiyorum. Onun yerine bir devlet okuluna destek olmak, okul aile birliğinde aktif görev almak ve oradaki çocukları topluma daha yetkin bireyler olarak kazandırmaya çalışmak istiyorum. Lise yada üniversite çağına geldiğinde, branşlaşmak ve meslek seçmek söz konusu olduğunda özel eğitim kurumlarına yönelmek yada yurtdışında bir eğitim imkanı araştırmak üzere para harcamak bana daha anlamlı geliyor. Ben de durumumu paylaşmak istedim, biraz uzun yazdım, kusuruma bakmazsınız umarım. Ama belki yakın çevremizde yaşayanlar varsa onlara da fikir verebilir yazdıklarım. Eren ve diğer çocuklarınız için en doğru kararları alacağınızdan hiç şüphem yok, sevgiyle kalın. Bengü Paçun Tonay

    • Merhaba Bengü hanım, yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim. Sizin durumunuzda olan herkese devlet okulunu öneririm. Ama yazımda da dediğim gibi devlet okulu seçerken gerçekten dikkatli olmak gerekir. Biz bu yüzden evimize yakın olan okula değil biraz daha uzakta bir devlet okuluna gönderiyoruz. Siz şanslısınız, keşke tüm devlet okullarının ve öğretmenlerin koşulları birbirine yakın olsa, standart olabilse.
      Ben de sizin çocuğunuz için en iyi, en doğru kararları vereceğinize inanıyorum. Hem size hem çocuğunuza öğrencilik yaşamı boyunca başarılar ve mutluluklar diliyorum. Buradan öğrenci koçluğu yazılarımı takip etmeye başlamanızı da öneririm, çünkü bir şeyleri baştan doğru yaparsak biz ve çocuğumuz uzun öğrencilik yıllarında yıpranmamış oluruz. Sevgilerimle,

    • deniz diyor ki:

      Bengü hn merhaba
      bende zekeriyakoyde oturuyorum. Zekeriyakoy ilköğretim hakkında arama yaparken yazınızı gördüm bende ozelle devlet arasında gidip geliyorum. Oğlum şuan özel bir yuvada(açıkçası hiç memnun değilim) seneye zekeriyakoy ilk okulundaki anaokuluna vermek istiyorum siz okuldan hala memnun musunuz.(yazınızı 2012 de yazmışsınız:)) bana okul hakkında bilgi verirseniz çok sevinecem

    • Dilara diyor ki:

      MErhaba, Okul yardimcisi hakkinda ne yazikki cok olumsuz seyler duydum; evimizde yardimci lan baynanin cocuklari ve komsu cocuklari bu okula gidiyor ve siddet icerikli bir cok sorun yasandigini duydum

      • elmira uzun diyor ki:

        Selam dilara hanim .Bende bu yil kizimi Zekeriya koyilk ogretim okuluna yazdirmak istiyorum .Yorumunuzu okudum yukarida yazdiginiz z.koy ilkogretim okulu ilemi ilgili cevaplarsaniz memnun olurum.

  5. Merhaba Demet hanım, yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim. Devlet okulunu da özel okulu da seçerken dikkatli olmak gerekiyor. Doğru seçimi yaptığınızdekiyor. a ikisinde de mutluluğu ve başarıyı bulmanız mümkün. Ben kesinlikle özel okula karşı değilim, ama onun kötüsü olduğu gibi devlet okulunun da iyisi var. Bunu yaşayarak gördüm ve paylaşmak istedim. Hatta sistem değişikliğinden dolayı okulundan memnun olduğumuz halde belki Eren yine özel okula dönecek.Ne yazık ki özelde de devlette de cumhuriyetçilik konusunu iyi araştırmak gerekiyor. Biz öyle yapmştık. Sevgilerimle

  6. Serpilcim, İstanbul Koleji'nin güzel tarafı sizin gibi dost edinmemize aracı olmasıdır:) yorumun için ve değerli katkıların için teşekkür ederim. beklentiler, çocuğun özellikleri, imkanlar, hatta ne yazık ki siyasi-dini görüşler bile etkili okul seçimlerinde. O yüzden hep yazılarımda vurgulamaya çalıştığım "bunlar benim yaşadıklarım, hiç birine "taraf" değilim".Bizim seçtiğimiz okul Hüseyin Avni Sözen Eğitim Vakfı tarafından yaptırılmış, Sözen ailesi Atatürk öncesi dönemden beri eğitim içinde, eğitime katkı yapan bir aile, Atatürkçü bir aile. Bunu öğrenince içimize sindi ve kayıt yaptırdık. Aksi halde bizim evin köşesinde de var devlet okulu. Niye çocuğum servise binsin, yol yapsın, ben servis parayı ödeyeyim. İşte her devlet okuluna gönderilmiyor da o yüzden. Kadrolaşmaya da dikkat çektiğin için teşekkürler. Beşiktaş Koleji adını telaffuz ettiğin için de teşekkürler. Amerika'dan dönüş yapacak bir arkadaşıma önereceğim o okulu zaten. Biz de Anadolu yakasına taşınmasak listede birinci sırada olurdu. Şöyle özel okullar var: anaokulu kısmında sabah kahvaltı yok. dersler de 3'te bitiyor. pek çok okul 4-4.5'ta bitirirken üstelik. Ve bu okulun yıllık ücreti anasınıfı için 25-26 bin tl. her gün kahvaltı veren, 1-1.5 saat daha ders yapan okulların çoğundan pahalı ama hizmet kaçırıyor. bunlara dikkat etmek gerekiyor. uzun lafın kısası ülkemizdeki eğitim böyle olmamalıydı, biz annelerin kafası bu kadar karışmamalıydı. hepimizin çocukları için en iyiyi diliyorum. sağlıklı ve mutlu olsunlar, kendilerini tanıyıp ne istediklerini bilsinler yeter. seni ve Kuzay'ı çok öpüyorum. yazarlık konusunda ciddiysen mesaj at.

  7. aslı diyor ki:

    Merhaba Berna Hanım
    Öncelikle detaylı yazı diziniz için çok teşekkürler…
    Ben de Çekmeköy’de oturuyorum ve okul arayışı içindeyim. mahsuru yok ise e-mail adresinizden size ulaşabilir miyim görüşlerinizi almak için?
    Tesekkürler

  8. Remziye Tuncel Remziye Tuncel diyor ki:

    Bernacım,
    Çok güzel bir dizi olmuş bu. Konuyu daha önce okumuş da olsam, Ensar Bera bu yıl okula başlayacağı için, ilk kez okuyor gibi yeniden ilgi ile okudum. Detayları paylaştığın için de teşekkür ederim.
    Görüşlerine katılıyorum. Sadece okul öncesinde kendi tecrübeme dayanarak önemsediğim bir boyutun, müsadenle altını çizmek isterim “sevgi”…
    Nitekim çocuklarımız buna çok ihtiyaç duyuyorlar ve bizim bunu ölçebilecek,tespit edebilecek bir cihazımız yok. Fakat gözlemlerimizin ve belki de sezgilerimizin yardımıyla bunun ayırdına varabileceğimizi, çocukları gerçekten seven bir öğretmen ile, işini yapıp para kazanmaktan başka amacı olmayan bir öğretmeni ayırt edebileceğimizi düşünüyorum.
    Tüm donanımlara sahip olduğu halde, çocuğun sevgiyi alamadığı kreşler olduğu gibi, hiçbir imkana sahip olmamasına karşın atık malzemelerle, hayali oyunlarla “iyi” eğitim veren kreşler olduğunu da gördüm.
    Yeniden kalemine sağlık! Hayat yolunda başarılar diliyorum her birimize…

  9. Remziyecim,
    Kusura bakma, bu yorumu şimdi gördüm:( Beğenmene sevindim, çok teşekkür ederim.
    Dediğin çok doğru, “sevgi” en önemlisi. Öğretmenle sohbet edince ve çocuğunla konuşunca bu anlaşılıyor zaten. Nicelik değil nitelik her zaman önemli olan. Az malzeme ile harika vakit geçiren okullar olduğunu ben de gördüm.
    Hepimizin yolu açık olsun. Çocuklarımız için çok uğraşıyoruz, hepsi hep iyilerle ve iyiliklerle karşılaşsın.
    Sevgiler

  10. ayşe uzun diyor ki:

    merhaba berna hanım
    yazınızla bizleri aydınlattığınız için sizlere çok teşekkür ederim.benimde oğlum bu yıl anaokuluna başlayacak inanın geleceğine dair ciddi kaygılar içerisindeydim hangi okula göndermeliyim,imkanlar yeterlimi,yemekhanesi temizmi,okulun çevresi ve içi güvenlimi gibi sorular epeydir beynimi meşgul ediyordu.sizin gibi özverili ve araştırmacı bir veli ve annenin tavsiyeleri benim için çok önemliydi bu nedenle tavsiyelerinizden hareketle bende okulları araştırdım ankarada hem bütceme uygun hemde nitelikli bir eğitim alabileceği doğrusu pek okul bulamadım,bir öğretmen arkadaşımın tavsiyesiyle ksc eğitim kurumları ile görüştüm, sunduğu sosyal imkanlar tamda sizin bahsettiğiniz tarzdaydı, sinema salonu,olimpik yüzme havuzu, yanlış hatırlamıyosam 3000 metrekare açık alanı vardı.tabiki bunlar bana yeterli gelmedi yabancı dil eğitimide önemliydi benim için okulda ingilizce ve ispanyolca yabancı dil eğitimi de mevcut. tam sizlerin bahsettiği eğitim kurumunu buldum diye düşünürken bi yandanda ücretinin fazla olacağı düşüncesi yerleşti kafama ev hanımı olarak maddi imkanlarım sınırlı fakat okulla görüştükten sonra fiyatları bana çok uygun geldi.ankara gibi bir büyükşehirde sunulan imkanlara bu fiyat beni gerçekten memnun etti bir veli olarak sizlere çok teşekkür ederim yazınız sayesinde oğlum için doğru bir seçim yaptım.çocuklarınıza eğitim hayatında başarılar diler,yeni bir paylaşımızda tekrar görüşmek dileğiyle.

  11. sevgi diyor ki:

    tabikide özel okullar daha iyi

Yorum Yaz


altı × = 18