Çocuk Eğitimi Değerlendirme Dünyadan Esintiler

Okulöncesi için Alternatif Bir Eğitim Yaklaşımı

Bir süredir eğitim sistemimiz ve diğer ülkelerin eğitim sistemlerine ilişkin karşılatırmalar gündemde yer almakta. Bu konuda söylenebilecek elbette çok söz var ancak eleştirileri bir köşeye bırakıp olup biteni anlatmak belki daha faydalı olacaktır diye düşünerek;
Bugün Amerika’da okul öncesi okullarda uygulanan bir yaklaşımı paylaşmak istiyorum:

Yapısalcı (Constructivist) Eğitim Yaklaşımı

Çocuk odaklı olan bu yaklaşımın temelinde ”her çocuğun kendi bilgisini kendisinin inşa edebileceği” düşüncesi yer alıyor.

Jean Piaget ‘in söz konusu yaklaşımı, çocuğun sosyal ve fiziksel çevre ile ilişkilerinin, çocuğun kendi bilgi ve algısını aktif bir şekilde kendi inşa edebilmesini sağlayacağını savunmakta.
Daha yalın bir söylemle, bu yaklaşıma göre; çocuklar dünyayı yaşayarak keşfeder ve öğrenirler.

Böylesi bir eğitim yaklaşımını benimsemiş bir okul nasıl olur?

20161003_110110

Bu okulda uygulanan program; çocukların yeteneklerini kalıplaşmış gelişim aşamaları boyunca hızlandırmaktansa, çocuğun kendi gelişim aşamaları içince değerlendirmeyi amaçlanıyor. Bunun için çocuklara her birinin zihinsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyecek güvenli ve yaratcı bir ortam sağlanıyor.

Günlük derslerde BAĞIMSIZ ve SERBEST AKTİVİTELERe daha çok önem ve yer verililiyor. Bu zaman diliminde çocuklar öğretmenlerin kılavuzluğunda çeşitli aktiviteler arasında kendi seçimlerini yapıyorlar. Yani; tüm çocuklardan aynı zamanda aynı aktiviteyi yapmaları beklenmiyor. Çocuk ilgisini çeken aktivitede istediği süre vakit geçirip başka bir aktiviteye kimsenin yönlendirmesi olmaksızın geçebiliyor.

Çocukların yeni şeyler üretebileceği ve kendi fikirleri ile farklı şeyler tecrübe edebilecekleri çeşitli ucu açık ve deneyimsel aktiviteler tercih ediliyor.

20161003_092913
Çocuklara ayrıca işbirliğini ve fikir paylaşımını geliştirecek grup aktiviteleri ya da proje imkanları da sağlanıyor.

Öğretmenin Rolü

Madem çocuk kendi bilgisini kendi kazanıyor, öyleyse bu yaklaşımda ”öğretmenin rolü nedir?” sorusuna açıklık getirmekte fayda var. Çünkü bizim genel algımız ve uygulanagelen yaklaşımlarda en önemli rol her zaman öğretmenlere yüklenmiştir. Öğretmenlerin ellerinde sihirli bir değnek olduğu kabul edilir ve öğretmenlerin her role girmesi ve çocuğun her türlü sorunu çözmesi beklenir. Bu yaklaşımda ise öğretmenlerin bilgileri doğrudan çocuğa dikte etmesi beklenmez; bunun yerine, çocukların sosyal ve fiziksel etkileşimler yaşayacakları interaktif süreci desteklemeleri ve onlara olanaklar sunmaları beklenir. Çünkü, daha önce de belirttiğim gibi BİLGİNİN KAZANIMI yalnız öğretmen-öğrenci ilişkisine değil, aynı zamanda çocuk-çevre ve çoçuk-çocuk ilişkisine de dayanmaktadır.

20161003_093516
Bu kapsamda, öğretmenler haftalık programlar oluştururken her çocuk için ve tüm grup için ayrı hedefler belirlerler. Buna bağlı olarak; her hafta ya da birkaç gün ara ile sınıfın düzenini değiştirerek yeni eğitici elemanlar ile fiziksel çevreyi keşfedilebilir kılmaya çabalarlar.

Ebeveynden Beklenenler

Bu yaklaşımda ebeveynlere bizim eğitim sistemimizdeki gibi gizli değil apaçık roller verilmekte. Yani çocuğun yapamayacağı ve annenin yaptığının aşikar olduğu ödevler vermek yerine, ebeveynin bir dönem içinde 2-3 kez derslere katılması beklenir. Bu bir zorunluluk değil ancak inanın ki ebeveyn için çok yararlı bir deneyim imkanı.
Okul, ebeveynin her tür katılımını çok önemsiyor. Özellikle derslere katılarak; sadece kendi çocuğunuzun sınıf içerisindeki durumunu gözlemlemekle kalmıyor; sınıftaki diğer çocukları da gözlemleyerek o yaş grubunun davranış ve tutumlarına ilişkin bilgi sahibi oluyor ve böylece kendi çocuğunuzu daha iyi anlama şansı buluyorsunuz.
Bunun yanında öğretmen ve çocuk ilişkisini gözlemliyor ve en az lisans ve hatta doktora seviyesinde eğitimli öğretmenlerden birçok ipucu edinebiliyorsunuz. Tabii bu öğrenme karşılıklı oluyor. Öğretmenlerde ebeveynlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanma imkanı buluyorlar.
Ebeveynden beklenen diğer bir konu ise alışılagelmişin dışında olduğundan biz anneler için zor olsa da çocuklar için çok keyifli:

KIYAFET SEÇİMİ

Okul henüz açılmadan gönderdiği not ile kıyafet seçimi yaparken çocuğun içinde kendini rahat ve mutlu hissettiği ve özel dikkat/özen göstermenin gerekmediği kıyafetlerin seçilmesi üzerinde duruluyor. Bunun nedeni, çocuklar çok farklı aktiviteler sonucu bilgi seviyelerini geliştirirler ve “üzerim kirlenirse?” gibi bir endişe çocukların öğrenmelerinin önünde engeldir.

20161003_095549

Boya, çim, kum, yemek vb. Lekelerin çıkmamasından endişe eden ebeveynlerin çocuklarına eski ya da gözden çıktıkları kıyafetleri giydirebilecekleri özellikle belirtiliyor.
5 yaşındaki oğlumun yapısalcı eğitim yaklaşımını benimsemiş anaokulunda sıradan bir günü yukarıda anlatmaya çalıştıklarımı daha anlaşılır kılacaktır. Okumak için tıklayınız

Merve Yavuzdemir

1986 Ankara’da doğdum. Hayalim olan ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama bölümünü bitirdirdim ve halen aynı bölümde yüksek öğretimime devam etmekteyim. 4.5 yaşında ressam bir oğlum ve 2 yaşında espirili bir kızım var :)) Kent yaşamının çocuklara sunduklarında var olan eksiklikler üzerine dertliyim… “Her çocuğun” sevgi dolu bir dünyada yaşama ve hayaller kurma hakkı olduğuna inandığımdan kendi çocuklarım kadar tüm çocuklara artı değer katmak için çabalamaktayım. En vazgeçilmezim hayal kurabilen, üretebilen ve vazgeçmeyen umudu olan çocuklar yetiştirmek, yetişmesini desteklemek….

www.kutupanne.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız