Çocuk Psikolojisi Kategorisiz Psikolog

Okullarda akran zorbalığı

Çocuğunuzun okulda zorbalığa uğramadığını anlamanın yolları:

anne-cocuk-2(2)Akran zorbalığı, Türkiye’de psikoloji alanında araştırmalara son 10 yıldır konu olmaktadır. Zorbalık; güç eşitliğinin olmadığı, süreklilik gösteren ve zarar verici veya rahatsız edici saldırgan davranışları tanımlamak üzere kullanılır. Akran zorbalığı, aynı yaş veya eş düzeydeki kişiler arasında geçer ve zorba kurbana göre daha güçlü bir konumdadır.

Zorbalık istismarın bir farklı türüdür. Zorbalık davranışları doğrudan veya dolaylı olarak görülebilir. Zorbalık genel olarak 3 başlık altında toplanır:

  • Fiziksel zorbalık,
  • Sözel zorbalık,
  • Sosyal zorbalık.

 

Vurmak, tekme atmak, tırmalamak ve tükürmek gibi davranışlar fiziksel zorbalığın içindedir. Sözel zorbalık olarak nitelendirilen davranışlara örnek olarak isim takmak, alay etmek, iğnelemek, küçük düşürmek, hakaret etmek, söylenti çıkarmak sayılır. Dışlama, görmezden gelme gibi davranışlar ise sosyal zorbalığa örnektir. Dolaylı zorbalık ise kurbanın eşyalarına zarar verme halinde de görülür.

Zorbalık döngüsünde temel olarak iki grup yer alır: Zorba ve kurban. Zorba, zorbalığı başlatan, kurbandan fiziksel ve psikolojik olarak daha kuvvetli konumda olan ve kurbana zarar veren bireydir. Kurban ise zorbanın tekrarlı zarar verici davranışlarına maruz kalan bireydir.

 

Çocuğunuzun zorbalığa maruz kaldığını anlamak için ipuçları

Birçok çocuk zorbalığa uğradığını anlamaz, bilse bile bunu ‘’Ben zorbalığa uğruyorum’’ şeklinde ifade edemez. Sosyal ilişkilerinde yaşadığı sorunları utandığından, korktuğundan veya içine kapanık bir yapıda olduğundan anlatmayabilir.

-Okula gitmek istemiyor ise (normal bir isteksizlikten daha fazla ısrarcı olması),

-Okul servisine binmemek için yol arıyor, hep sizin onu okula bırakmanızı istiyor ise

-Çocuğunuzun eşyalarının sıklıkla yok olduğunu veya zarar görmüş şekilde geri getirdiğini görüyor iseniz,

-Okuldaki arkadaşlarından hiç bahsetmiyor ise,

-Okul dışı zamanlarda, okulda edindiği arkadaşlarıyla görüşmekten kaçınıyor ise,

-Kendi ile ilgili olumsuz ifadeleri varsa/arttıysa,

-Tam olarak açıklayamadığı yara veya izleri var ise,

-İştahında kapanma var ise,

-Normal düzeninde değişiklikler fark ettiyseniz(yemek yeme, uyku, oyun vb.),

-Duygu dalgalanmalarının normalden fazla olması (öfke patlamaları, ağlama krizleri vb.) .

Yukarıdakiler sadece zorbalığa ait ipuçları değil, çocuğunuzun duygusal sıkıntıda olduğuna dair uyarılardır. Ancak çocuğunuzun zorbalığa uğruyor olma ihtimalini göz önünde bulundurmanız önemlidir. Çocuğunuzdaki değişimleri gözlemlemek ve daha sonra onu dinleyerek ona destek olmanız önemlidir.

 

akran zorbaligiEğer çocuğunuz zorbalığa uğruyor ise

-Onu anlamaya çalışın. Çocuğunuzun yaşadığı sıkıntıları, durumunu açık uçlu sorular sorarak  ne hissettiğini anlamaya çalışın ve empatik olun. İlişkinizde kuvvetli bir iletişiminizin olması önemlidir. Size ne zaman ihtiyacı olsa yanında olacağınızı ve istediğini anlatabileceğine dair telkin vermeniz, çocuğunuzun kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olacaktır. Aynı şekilde iletişim kanalınız açık olduğunda, çocuğunuzun yaşamındakileri yakından takip edebilirsiniz.

-Çocuğunuzu suçlamayın. Çocuğunuzun zorbalığa uğruyor olmasının sebebi onun hatalı bir davranışı değildir. Onu suçlamanız çocuğunuzun daha da kırılmasına ve yaralanmasına, zorbalık yapan akranına karşı daha da güçsüz hissetmesine neden olabilir. Çocuğunuza, onun dışında herhangi birinin de bu tür davranışlara maruz kalabileceğini bunun kişisel bir sebebi olmadığını iletin. Çocuğunuzun kurban rolünde olmasının önüne geçmenin en iyi yöntemlerinden biri, zorbanın öfkelendirici veya korkutucu davranışları karşısında tepki vermemeyi çalışmak olacaktır.

-Yaşanılan durumu hafifletmeyin. Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması sosyal ilişkilerde yaşanan herhangi bir durum değildir. Sistematik olarak çocuk tekrarlı zarar verici davranışlara maruz kalır. Çocuğunuza ‘’Aşırı hassas davranıyorsun.” ,’’Arkadaşlar arasında olur böyle şeyler.” Veya “Geçer” gibi ifadeler kullanmayın. Çocuğunuzun bu döneminde güçlü durabilmek için en çok sizlerin desteğine ve anlayışına ihtiyacı var.

-Ebeveynleri olarak hemen siz harekete geçmeyin. Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması ebeveynleri olarak sizi öfkelendirebilir ve kaygılandırabilir. Ancak; durumu düzeltmek için sizin hemen kontrolü elinize almanız, uzun dönemde çocuğunuza fayda sağlamayacaktır. Çünkü çocuğunuz zorbalık döngüsünde kendini güçsüz hissederken, sizin onun yerine harekete geçmeniz çocuğunuzun daha da güçsüz, çaresiz hissetmesini pekiştirecektir. Ayrıca bu durumda sizin daha sağlam ve tutarlı olduğunuzu görmek çocuğunuzun güçlenmesi ve bu sorun ile baş edebilmesi için ona destek sağlayacaktır. Çocuğunuza ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun, birlikte çözüm arayın, bir strateji belirleyin ve ona rehberlik edin.

-Çocuğunuzun iyi olduğu ve onu mutlu eden bir alan keşfedin. Böylece çocuğunuz belli bir ortamdaki sosyal ilişkilerinde güçlük çekmesine rağmen, iyi olduğu alandaki kişiler ile olumlu ilişkiler kurabilir. Ayrıca kendisine olan güveninin artması, kendini yeterli ve güçlü hissetmesi için de iyi olduğu bir alanı belirlemek, geliştirmek önemlidir.

-Çocuğunuza kişisel bir saldırı olduğunu düşünmeyin. Zorbalık uygulayan çocuklar karşısındakine belli bir sebep olmadan da saldırgan davranışlarda bulunur. Zorba, kişiden çok ona saldırı sonucu en etkin tepkiyi (öfke, ağlama vb.) verebilecek kişi seçer.

Ne yapmalı?

-Çocuğunuzu zorbalık ile ilgili bilgilendirin. Birçok kişinin bu durumda olabildiğini, çocuğunuzun herhangi bir özelliğinden dolayı kaynaklanmadığını ona iletin.

-Okul sisteminde önlemlerin alınması için rehberlik servisi ile görüşün, iletişimde kalın. Okulun zorbalığı önleme çalışmaları yapmasını talep edebilirsiniz. Her okulun zorbalığı önlemek amaçlı bir çalışmada bulunması, çocukların okulda kendilerini güvende hissederek, rahatlıkla eğitimlerine devam edebilmeleri açısından büyük önem taşır.

 

Çocuğunuz ile strateji belirlerken

-Zorbayı görmezden gelme zorbalığa uğrayan bir çocuk için çok güç olsa da en önemli stratejilerdendir. Bu sebeple çocuğunuza zor olduğunu bildiğinizi ancak elinden geldiğince zorbalık yapan akranını görmezden gelmeye çalışmasını, onu duymuyormuş, görmüyormuş gibi yapmasını öğretin. Çocuğunuzla bu stratejiyi evde rol yapma (role-play) ile çalışabilirsiniz.

-Zorbalığa uğrama anında kullanılabilecek belli ifadeleri önceden belirlemek. Çocuğunuza zorbalığa uğradığında kullanabileceği kısa, sade ifadeler öğretin. Örneğin ”Yeter artık!” veya “Dur!” gibi. Uygun ifadeyi bulmak için çocuğunuzun neyi, nasıl söylerken rahat ettiğini de göz önünde bulundurun. Çocuğunuz zorbalığa uğradığında, belirlediğiniz ifadeyi söyledikten sonra ortamdan uzaklaşmasını gerektiğini ona öğretin ve bunu evde pratik edin.

– Anlık tepkileri kontrol edebilmek. Herkes gibi çocuğunuzda onu üzecek veya öfkelendirecek bir söz duyduğunda hemen tepki göstermek isteyecektir. Eğer onu üzecek veya kıracak bir şey duyduğunda kendini kaybederek, ağlayarak, bağırarak tepki gösterirse, zorbalık yapan kişi istediği amaca ulaşmış olur. Çocuğunuza ona kötü davranan kişinin, onun bağırmalarını, ağlamalarını devam etmesi için ihtiyacı olduğunu iletin. Zorbalığın döngüsünü kırmak için çocuğunuzun daha önceleri yaptıklarından vazgeçerek, basit bir cümle söyleyerek ortamı terk etmesi daha yararlı olacaktır.

-Okulda güvendiği bir kişiyle zorbalığa uğradığını paylaşması için cesaretlendirin. Çocuğunuza ispiyonlamak ile söylemek/anlatmak arasındaki farkı anlatabilirsiniz. İspiyonlamanın birinin başını derde sokmak için yapılan bilinçli bir davranış olduğunu, söylemek/anlatmanın ise yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda birinden yardım almak için olduğunu anlatabilirsiniz. Yaşadığı durumu güvendiği bir yetişkine anlatmasının hem kendini hem de başkalarını korumak için gerekli olabileceğinden de bahsedebilirsiniz.

-Zorbalık döngüsünde yer almayan arkadaşları ile sosyal ilişkilerini güçlendirmek için okul dışı aktiviteler düzenleyin. Böylece çocuğunuz yalnız olmadığını hisseder ve zorbalığa karşı daha güçlü durabilir.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 15 Mart 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

 

Ayşe Başak Erk

Ayşe Başak Erk

Yeditepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Okan Üniversitesi Gelişim Psikolojisi yüksek lisans programını tamamlamıştır. Geçmişte M.E.B Ponpon Anaokulunda çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalarda yer almıştır. Aynı zamanda özel bir danışmanlık merkezinde çocuklar ile dikkat azlığı, öğrenme güçlüğü ve akademik güçlükler üzerine çalışmalar yürütmüştür. 2010-2012 yılları arasında Mavi Aile Danışma Merkezi’nde staj çalışmalarını sürdürmüş, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, duygusal ve davranışsal problem yaşayan okul öncesi ve okul çağı çocuklar ile çalışmıştır. Halen aile terapisi eğitimine de devam etmektedir.

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör