Kategorisiz Öğrenci Koçu

Okul zili çaldı

Okula yeni başlayan çocuklar için öğrenci koçumuz çok ama çok değerli ipuçlar veriyor:

person-907723_1280Yeni öğretim yılı bütün ailelere, öğretmenlere, öğrencilere hayırlı olsun.

Belki de tarihin en kaotik öğretim yılına başladık. Hem bir öğrenci velisi hem bir öğrenci koçu olarak eleştirilerimi başka bir yazıya saklıyorum. Bu yazımda hayırlı olsun demek istedim. Hepimiz bu bilinmeyenlerle baş edebilelim demek istedim. Allah gücünüze güç versin demek istedim tüm anne-babalara. Bir de ufak hatırlatma yapmak istedim, belki yardımı olur diye.

Çocuklarımız sabahtan akşama kadar okuldalar, belli bir düzen içinde olmak zorundalar. Eve geldiklerinde bırakın bir saat bile olsa özgür olsunlar. Nefes aldıklarını hissetsinler. Sevildiklerini bir daha hissetsinler. Şımarsınlar. Çocuk olduklarını hatırlasınlar.

Tabii ki okul dersleri tekrar edilecek. Ödevler yapılacak. Ama lütfen ebeveynler, çocuklarınızla oturup ders çalışmayın, ödev yapmayın. (ilkokul 1. Sınıflar hariç.) Ona yardıma hazır olduğunuzu hissettirin, açıkça söyleyin. Ama bu, onun sorumluluğu, bunu da bilmeli. Gerekiyorsa ödevini yapmadığı için öğretmeni ile o yüzleşsin. Ne demişler, bir musibet bin nasihatten daha iyidir.

 

Başarı nedir, ne değildir?

Matematikten düşük not alan öğrenci başarısız mıdır? Matematikten tam puan alan öğrenci midir başarılı olan? Her çocuğun yapısı, öğrenme tekniği farklıdır. Çoklu zeka kuramına göre farklı farklı zeka çeşitlerinden birinde veya birkaçında çok üst sıralarda olabilir, hepsinde değil. Eğer matematik, fen bunlardan biri değilse bu çocuk “başarısız” anlamına gelmez. O zeka türünde üst seviyelerde olmayabilir, mühendis olmayacaktır yani. Ama kinestetik zeka çeşidinde çok üst seviyelerde olabilir ve 2016 veya 2020 olimpiyatlarında atletizmde altın madalya kazanabilir. Ne yani, şimdi bu çocuk için “başarısız” mı diyorsunuz siz?

Ne yapmalı?

Keyifli, mutlu öğrencilik için aile-öğretmen-öğrenci sac ayakları tam olmalı. Okul ile, öğretmeni ile iletişim halinde olmalısınız. Çocuğun kendini ifade etmesine izin vermelisiniz.

Hafta sonu bir tek ders odaklı geçirilmemeli. Dışarıda oynasın, sinemaya-tiyatroya gitsin, arkadaşlarıyla bir araya gelsin, spor veya sanatla ilgili –kendi ilgi alanı doğrultusunda- bir kursa katılsın. Halk eğitim merkezlerinde her çeşit kurs uygun fiyatlara veya ücretsiz olarak veriliyor.

Evde rahat, huzurlu, verimli ders çalışacağı ortamı hazırlamak sizlerin elinde.

Ne yapmamalı?

Okuldan eve geldiğinde “dersler nasıldı,child-433877_640 okul nasıl geçti?” diye sormayın. “Günün nasıl geçti” şeklinde sormak yalnız derslerin değil, onun keyfinin de, mutluluğunun da, arkadaş ilişkilerinin de önemli olduğunu hissettirir çocuğunuza.

Çocuklarımızın yanında okulu hakkında, öğretmeni hakkında olumsuz şeyler konuşmamalıyız. Buna bir yenisi daha eklendi: yeni eğitim sistemi hakkında da konuşmamalıyız. Bu, onların motivasyonunu, inancını düşürmekten başka bir işe yaramaz.

Seçmeli dersler için çocuğunuza Milli Eğitim Bakanlığı’nın web sayfasında yer alan tanıtım videolarını izletip bütün dersler hakkında fikir sahibi olmasını sağlamalısınız. Sonra da kendisi seçimini yapmalı. Sorumluluk ona ait olmalı.

 

Bir sonraki yazımda öğrenilenleri hafızada tutmak için nasıl tekrar yapmak gerekir, bunu paylaşacağım sizlerle. 9 aylık maratonda hepimize kolaylıklar, çocuklarımıza da zihin açıklığı diliyorum.

 

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 28 Eylül 2012 tarihinde yayımlanmıştır.

 

Berna Kasapoğlu Serdarlı

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Öğrenci koçu, web tv programcısı (www.ailemizle.tv), yazar, en önemlisi 3 çocuklu mutlu anne:)

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Yazınızı okurken düşüncelerimin yazıya dökülmüş hali diye düşündüm.Çok güzel bir yazı bunu yazıyı mümkün olduğu kadar çok kişiye okuyacağım ;çünkü bende çocuklarını yarış atı gibi değerlendirenlere kızıyorum oyun yok sinema yok sadece başarı odaklı yaşayan bir sürü çocuğu etrafımda görünce çocukluğumu hatırlıyorum ve onlar için üzülüyorum size aynı zamanda bir şey sormak isterim.2005 kasım doğumlu çocuğumu geçen sene göndermemiştim ama şimdi sınıfta çok büyük kaldı ve anaokulunda gördüklerini tekrar ettiği için çok sıkıldığını söylüyor.şansımızdan çok iyi bir öğretmeni var ve sürekli iletişim halinde yiğit ile.Ama oğluma zaten bildiği derslerinin (kendi ifadesi ) ödevini yaptırırken çok zorlanıyoruz.Zorlamak istemiyorum ben onun mutlu bir çocukluk ve iyi bir eğitim almasını isterim yani birinci önceliğim mutlu olması ama ödevini yapmakla yükümlü olduğunu da öğrenmesini isterim.Ve bu durumda zorlamadan nasıl davranacağımı bilmiyorum