Anaokulu Çocuk Psikolojisi Gündem Okul

Okul öncesi dönemde akran zorbalığı

Okulda 3 aydan fazla süren arkadaş sorunlarına dikkat...

Akran zorbalığına dair kapsamlı bir yazı sitemizde mevcut. Lakin 4 yaşındaki kızımın başına geldikten sonra işlerin okul öncesinde nasıl olduğuna daha yakından bakmak zorunda kaldım ve bakmışken de bu yazıyı kaleme aldım. Her yaş için (yetişkinler için bile) akran zorbalığı baş etmesi zor bir mesele. Ancak okul öncesinde daha zor, çünkü baş etme yöntemlerini öğretmek, daha doğrusu bunu konuşarak yapmak hiç kolay değil. Ve bizim durumda olduğu gibi artık günlük hayatınızı ve okul motivasyonunu çok etkilemeye başladıysa bir şeyler yapmanın zamanı gelmiştir.

Baştan söyleyeyim biraz uzun bir yazı olacak. Ama kısaca aktarmaya çalışacağım. Öncelikle akran zorbalığının genel tanımıyla başlayalım. İngilizce’de “bullying” olarak geçen bu kavram, Türkçe’ye “akran zorbalığı” olarak çevriliyor. Okul zorbalığı, akran şiddeti de kullanılan terimler arasında. Akran zorbalığı, bir ya da birden fazla öğrencinin kendilerinden daha güçsüz öğrencileri kasıtlı ve sürekli olarak rahatsız etmesiyle sonuçlanan ve mağdurun (kurbanın) kendisini koruyamayacak durumda olduğu bir saldırganlık türüdür*  Araştırmalarda, okul öncesi dönemde (özellikle 4 yaş civarı için) zorbaların çok da kasıtlı davranmadığına yer verilse de, eğer zorbalık sürekli bir şekilde devam ediyorsa, mağdur durumdan çok fazla etkileniyor ve okul motivasyonu da dahil tüm yaşamına sirayet eden bir hal alıyor.

Peki, klasik arkadaş kavgalarından nasıl ayırt edeceğiz? 3-4 haftalık mevzular pek de rahatsız edici olmayabilir. Ve öğretmenin de dikkatini çekmeyebilir. Ama 3-4 ay süren bir durum varsa durum değerlendirmesi yapılmalı, çocuk gözlemlenmeli.

Zorbalık türleri, fiziksel zorbalık, sözel zorbalık ve dolaylı zorbalık olarak sınıflandırılabilir. Fiziksel zorbalık, tüm fiziksel şiddet davranışlarını içeriyor (örn: vurma, yumruk, tekme, çelme, sarsma, saç çekme, kavga etme, bir odaya kilitleme, tükürme gibi). Sözel zorbalık, lafla, sözle mağduru yıpratma, kızdırma, alay etme, isim takma, bedeni hakkında yorum yapma gibi olumsuz davranışları içeriyor. Dolaylı zorbalık ise, hoş olmayan dedikodular yayma, gururunu kırma, utandırma, görmezlikten gelmez, yanına oturmasını istememe, oynanan oyunlara almama, sürekli olarak birileriyle oynamasını engelleme gibi mağduru direkt karşısına almayan dolaylı olumsuz davranışları içeriyor. Okul öncesi dönemde en yaygın olarak fiziksel ve sözel zorbalık gözlemlense de dolaylı zorbalık davranışlarından oyundan dışlama ve oynatmama en yaygın zorbalık davranışları arasında yer alıyor.

Okul öncesinde çocuğunuzu akran zorbalığına uğradığının belirtileri neler olabilir?

Çok geniş bir yelpaze: Okula gitmek istememe, her sabah karnım ağrıyor diyerek somatizasyon belirtileri gösterme, uyku bozuklukları, kaygı vb. evde gözlemleyebileceğiniz belirtiler olabilir. Tabi ki okul öncesi dönemde bu belirtiler sıklıkla ama kısa süreli olarak görülebiliyor. Ama okulda yaşananlarla ilgili konuşmaya başladıysa ya da bu belirtiler süreklilik gösteriyorsa çocuğunuz akran zorbalığı mağduru olabilir.

Peki neler yapılabilir?

Benim literatürden anladığım okul öncesinde zorbalıklar genelde serbest oyun zamanlarında oluyor ve öğretmenlerin tutumu çok önemli. Süreklilik arz eden durumlarda, öğretmenlerin görmezden gelmemesi ve zamana bırakmaması gerekiyor. Öğretmenin, zorbanın da mağdurun da ebeveynleriyle (kimseyi panikletmeden) işbirliği yapması, sınıf içinde çocukları gözlemlemek, mağduru bizzat kendisi kabul edici bir tutumla, birlikte oynanan oyunları arttırarak belki de sınıf politikalarını (örn: serbest oyun zamanlarını azaltarak) değiştirmesi gerekiyor. Kısacası karşımızda durumu anlayan, işbirlikçi bir öğretmen (ve okul yönetimi) olması gerekiyor. Sınıf içinde, empatiyi anlatan genel oyunlar oynamak, tiyatrolar yapmak, yani bu konuyu dolaylı yoldan eğitimin içine de dahil etmek sınıf içi yapılabileceklerden.

Mağdur ebeveyni olarak ne yapabiliriz?

Bizim yapabileceğimiz şeyler sorunu ortadan kaldırmaz. Ama destek önemli! Mümkün olduğunca üstelemeden gelişmeleri öğrenmek, bunun için kukla tiyatroları yapmak, sevilen oyuncaklarla kişileri adlandırıp oyunla duygularını ifade etmelerini sağlamak başta duygusal gelişimin zedelenmemesi ve normal seyrinde devam etmesi için önemli. Bunun dışında okul dışı arkadaşlar edinmek, okul dışı etkinlikleri ve ebeveynli etkinlikleri arttırmak, zorba dışındaki arkadaşlarla okul dışında görüşmek, çocuğun sevdiği aktiviteleri tekrarlamak, yani rahatlamasını sağlamak diğer yapılabileceklerden. Literatürün en çok önerdiği “Walk-away” yapmayı yani “yürüyüp gitmeyi” öğretmek de en önemli baş etme yöntemlerinden. Okul öncesinde bu çok zor! Ama bunu da oyunların içine katıştırarak yapabilirsiniz. Biz buna “neyse” oyunu dedik ve zorbalıkla karşılaştığında (bizim durumda bu genelde ‘sen X kişisiyle oynayamazsın, sen bizim oyuna katılamazsın’ şeklindeydi) “neyse” diyebilmeyi öğrenmeye çalıştık. Zorba mağdurun üzülmesini veya tepki vermesini beklerken “walk-away” yapabilmek, literatüre göre zorbayı davranışını değiştirmeye yöneltiyor. (Ama tabi bu yöntem ağır fiziksel zorbalıklar için değil!).

Tabii ebeveyn olarak dengeyi korumak da oldukça önemli! Çocuğun okulla ilgili bu mağduriyetini hayatının geneline yayıp, kendine genel bir “mağdur” rolü biçmemesi için sakin ve dikkatli hareket etmek gerekiyor. Olanları yanında konuşmamak, başkalarına anlatırken dikkatli davranmak da önemli!

Zorba ebeveyni olarak neler yapabiliriz?

Zorba ebeveyni olarak eğer bu konuda okuldan bir uyarı geldiyse, savunmaya geçmek yerine kabullenici ve işbirlikçi olabiliriz. Ve öğretmenlerle ve okulla görüşüp birlikte neler yapılabileceğine karar verebiliriz. Empati konulu oyunlar oynayabilir (burada sempatiden yani başkasının yerine kendini koymaktan bahsetmiyorum, karşıdakini anlamayı öğretmekten bahsediyorum), kitaplar okuyabiliriz. Olaya, “bizim çocuk da çok lider ruhlu, herkesi yönetiyor” ya da “bizim çocuk herkesi kırıp geçiriyor sınıfta, herkes ondan korkuyor” şeklinde bakmadan, çocuğa da çok yüklenmeden durumla ilgili daha objektif değerlendirmeler yapmaya çalışabiliriz. Araştırmalara göre okul öncesinde “mağdur” grubunda olanlar “zorba”lara göre sonraki hayatlarında daha az etkileniyor. Yani zorbalar, eğer durumla ilgili hiç bir şey yapılmazsa, davranışlarını daha çok içselleştirebiliyor ve ileriki yaşlarında sosyal ilişkilerinde daha fazla sorun yaşamaya eğilimli olabiliyorlar.

Zorbaların da mağdurların da sorunu mümkün olduğunca öğretmen-okul-ebeveyn işbirliğinde okul ortamında çözmesi en güzel ve en tatlı son! Ama daha sürekli ve çözümsüz durumlarda okul ya da sınıf değiştirmek de bir çözüm. Ama böyle bir durumla karşılaştığımızda sakin olmalıyız ve meşakkatli de olsa en sağlıklı çözüme yönelmeliyiz.

“Kimler zorbalığa yatkın, kimler mağdur olmaya yatkın” başka bir yazının konusu olurdu. Ama bu konu ile ilgili kısaca bilgi edinmek için aşağıdaki makaleye* bakabilirsiniz. Akran zorbalığı her yaş grubunda farklı ele alınması gereken bir sorun. Ama okul öncesinde, gelecekteki -başta okul motivasyonu olmak üzere- bir çok davranış örüntüsünü etkileyebileceği için ve erken dönemde iyi başa çıkılırsa gelecekteki sorunları azaltabileceği için daha önemli diye düşünüyorum. Tüm çocuklara ve velilere sağlıklı sosyal ilişkiler diliyorum =)

*Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Metin Pişkin’in tanımına dayanarak)
*Uysal, H. & Dinçer, Ç. (2012). Okul Öncesi Dönemde Akran Zorbalığı. Kuramsal Eğitimbilim Dergisi – Journal of Theoretical Educational Science, 5(4), 468-483.
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk

Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk

1984 doğumluyum. Anneyim, psikoloji mezunuyum, araştırma görevlisiyim, ve hala okuyorum. Kızım-okul-işim-eşim arasında kendime de alanlar yaratmaya çalışıyorum. Yoga yapmak en sevdiğim kendi zamanım. Hem işim hem de ebeveynlik mesaisi ile beraber çocuk yetiştirme meseleleri en önemli ilgi alanım. Sağlıklı, duyarlı, umutlu, sevgi dolu ama bir yandan da hayatın gerçeklerine hazır bireyler yetiştirmek için neler yapmalı diye kafa yoruyorum.
bilgicanne@blogspot.com.tr

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda K. Yıldırım
Funda K. Yıldırım
Tümünü Gör