Eğitim Kategorisiz

Okul için 5 altın kural

Çocuğumuzun okula başlamasıyla birlikte hepimiz amatör birer veliyiz. Güzel bir başlangıç için ipuçları:

Okullar başladı ya sonra? Sonrası için 5 altın kural: Okulöncesi atılan o ilk güzel adımların en tatlı dönemi. Okulla tanışma, heyecan, bekleyiş, korku, mutluluk belki de yükselen ağlama sesleri eşliğinde dökülen gözyaşları ve geçen bir iki hafta sonrasında özlenen dinginlik. “Aman çocuğum okula alışsın yeter ”diyen velilerin hızlı hafıza kayıpları sonrası bitmek bilmeyecek olan beklentilerinin baş göstermeleri… İşte asıl okulla tanışma şimdi başlıyor. Okul yalnızca çocuk için değil anne ve babalar için de eğitim yuvasıdır.

Profesyonel anne baba olabiliriz ama unutmayın çocuğumuzun okula başlamasıyla birlikte amatör birer veliyiz. Anne baba olarak “Neyi ne kadar istemeli, neyi kimden istemeli, çocuğuma nerelerde destek olmalıyım?” gibi sorular aklınızı karıştırıyorsa başlama noktanız şunlar olmalı:

1.      Çocuğunuzun mükemmel olmasını istemeyi ve mükemmel olmayı bırakın!
Önünüzdeki bütün bir yılı hatta ve hatta önünüzdeki 20 yılı düşünün. Çocuğunuzun 25-26 yaşına geldiğinde kendi kararlarını alan biri mi olsun istersiniz yoksa size bağlı olmasını mı tercih edersiniz? Öncelikle buna karar verin ve mükemmeliyetçi olmayı bırakın, bırakın ki çocuğunuz beceriksizce kendisi için en iyisini yine kendisi yapsın.

2.      Öğretmen-veli-çocuk üçlemesi: Sacayak mı, şeytan üçgeni mi?
Bu üçleme şeytan üçgenine dönüşebileceği gibi sağlam bir sacayak da oluşturabilir. Tabi bu sizin elinizde. Nasıl mı? Öğretmenine her gün “Suluğunu unutmuş, bugün terledi mi” gibi sorularla gidiyorsanız şeytan üçgenini oluşturmaya başlamışsınız haberiniz olsun, dikkat! Onun yerine “Bugün öğrendikleri ile ilgili evde neler yapabiliriz?” sorusu her zaman tüm taraflar arasında olumlu iletişim kurulmasına yardımcı olacaktır. Unutmayın her öğretmenin hayali böyle bir velidir.

3.      Öğrendiklerini yaşamına katsın. Yaratıcılığının önü açılsın.
Çocuğun hayatı gün içinde ikiye ayrılmasın. Okulda öğrenilenler okulda, evde öğrenilenler evde kalmasın. İkisi bir bütün olmalı. Yolda giderken bile değişik sorularla onu baş başa bırakın. “Sence arabaların tekerlekleri daire şeklinde değil üçgen şeklinde olsaydı neler olurdu?” Eğitim; her zaman her yerde.

4.      Sizde çocuktunuz kıyaslanmak kötü bunu en iyi siz bilirsiniz.
Çocuğunuza bir birey gibi davranın ama çocuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Her şeyi birden öğrenmesini ve herkes gibi öğrenmesini beklemeyin. Alabildiğini verin.

5.      Bilimsel yayınlardan mutlaka yararlanın
Çağımız hızlı gelişim içinde ve tek bildiğiniz hiçbir şey bilmediğiniz olsun. Çocuğunuzun yaş dönemlerinde yapabilirliklerini, yetkinliklerini bilin ki ona göre davranın.

Çocuğunuzun geleceği için bugünün peşini hiç ama hiç bırakmayın…

Nurgül Ayşe TEZCAN KOÇER
Okul öncesi öğretmeni

Nurgül Ayşe TEZCAN KOÇER

1987 Eskişehir doğumlu Anadolu üniversitesi eğitim fakültesi Okulöncesi Öğretmenliği (2009) ve aynı zamanda Anadolu üniversitesi Halkla ilişkiler (2009) mezunu olup, 2009 yılından bu yana istanbul’da öğretmenliğe devam etmekteyim. 20011-2013 yıllarında belediyenin yaygın eğitim veren kurumlarnda yetişkinlere yönelik çocuk gelişimi dersinde eğitimci olarak görev aldım. 2013 yılında sevdiğim adamla evlendim. 2014 yılında Yeditepe Üniversitesi Eğitim yönetimi ve denetimi bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. 2014 yılında hayatımı renklendirecek yavru karıncamın müjdesini aldım. Kendi adıma cesur bir karar alarak bebeğimi kucağıma almak için ABD New York şehrine gitmeyi tercih ettim.Eylül 2014’ten beri bebeğimin bana öğrettikleriyle bildiklerimi harmanlamaya çalışan bir anneyim.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız