Alternatif Anne Ödülleri Cinsellik Kadın Yetişkin Psikolojisi

Oğlum bana ped alır mısın?

Oğlum bana ped alır mısın? (Yazar burada ne demek istiyor?)

Kadın olmanın zorluklarını yüzyıllardır yaşıyoruz. Sadece değişen zaman sorunlarımıza da ayak uyduruyor.  Halen şiddete, tecavüze ya da tacize uğruyoruz. Anlayacağınız zamanın ayak uyduramadıklarını da cinsiyetimizle birlikte sürüklüyoruz çünkü biz, insandan öte, kadınız. Maymundan önce de kadındık. (Yazar burada okurunu güldürürken düşündürmek istemiştir.)

Farkında mısınız?

Gelmiş geçmiş en büyük, en kuvvetli siyasi rejimler, ekonomiye dayalı sistemler, sektörler kadınların üzerine kurulu! Bir tek din konusunda uzlaşamıyoruz, o da yakındır. (Yazar burada da okurunu güldürürken düşündürmek istemiştir.)

Bizim üzerimizden, içimizden bu kadar faydalanıyorken, biz kadınlar neler yapıyoruz? Henüz doğmamış kadınlara, erkek çocuklarımızı nasıl hazırlıyoruz?  Birbirimizi ne kadar koruyor, kolluyor ya da savunuyoruz?mom-and-son

Aranızda kaç kişi oğlunu ped almaya yolluyor?

Ya da kaç kişi babasıyla, oğluyla veya erkek kardeşiyle makyaj malzemesi almaya gitti? Sizin üzerinizden herkes bu kadar nemalanırken bunları yaptırmamayı halen erkek çocuğunun ahlaklı gelişimi kabul edenlerden misiniz?

Ya da bakkalda aldığınız pedi, gazeteye sarıp siyah poşete koyan erkeği destekleyenlerden misiniz?
Sahi, oğlunuza regl gününüzden bahsettiniz mi?
Yoksa “karşı cinse ilgisi azalır, cinsel tercihleri değişir” diye korkarak kadın olduğunuzu göstermeyen annelerden misiniz?

Az önceki gülümsemeleriniz yerini soru işaretlerine bıraktıysa biraz da bana kızmaya başladıysanız, kendimi kutlamak üzere olduğumu da hatırlatmak isterim.

Kadın olarak kendimizin farkında olmamız hiçbir şey ifade etmiyor.
Yıl olmuş 2015!

Ne zaman ki karşımızdaki kadınları da fark etmeye başlar ve onlar için birçok şey yaparız, işte o zaman hemcinsimizi anlamış ve savunmuş oluruz.

Aramızdaki en büyük sorunlardan birini görmemekte ısrar ediyoruz. Birleşemiyoruz, el ele veremiyoruz. Bizi en başta annemiz, yengemiz, ablamız ya da komşumuz susturuyor. Çünkü en küçük mahallelerde de, eyalet sisteminde de doğru olan bir saptama var ki;  Kadın önce bir başka kadınla paylaşır.

Burada sakın ola ki, erkekler melektir ya da onları bu hale getiren biziz, dediğimi düşünmeyin. Öyle bir şey yazmadım, söylemedim komiktir ki okumadım. Sadece çok isterdim kadın, erkek kelimeleri yerine “insan” diyerek konuşmayı, insan-insan eşitliğini tartışmayı.

Bu yüzden birbirimizi eğitmeli, yanlışlarımızı söylemeliyiz. Saçma sapan bir şekilde sosyal egonun verdiği kıskançlıklara girmemeli ”çok güzelsin ya da başarılısın” diyebilmeliyiz.

En önemlisi, düşüncelerimiz olduğunu fark etmeliyiz. “Kadındır, duygusaldır” cümlesi; “Sarışındır, aptaldır” kadar itici ve gerçek dışıdır. Bu yüzden arka mahallemizde kocasından şiddet gören Ayşe’ye, üvey babası tarafından taciz edilen Hanife’ye ”düşünebildiğini” göstermeliyiz.

Eğer böyle yapmazsak zaman yaralarımıza yara eklemeye devam ederse, en uygun şartlarda yetiştirdiğiniz oğlunuzun torunu da 2150 yılında, halen uzayda pedleri kağıtlara sararak veriyor olacak. Ya da Mars istasyonunda yüksek bir mevkide çalışan erkek kardeşiniz karısına ”erkek adam etek giydirmez” demeye devam edecek…

Anlayacağınız, kadınları yine ”kadınlar” kurtaracak…

Ahter Önkaya

Marmara Üniversitesi-Gazetecilik Bölümünden mezun...
Uzun zamandır basın-medya sektöründe çalışıyor...
Bir yayınevinde basın ve iletişim uzmanlığı yapıyor...
Yazıyor,karalıyor,yazıyor,karalıyor...

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız