Faber & Mazlish Kategorisiz

Konuşa konuşa anlaşmak, bir ütopya mı?

Çocuğumuzla daha iyi iletişim kurmak için uygulamalı tüyolar, "Çocuğumla Nasıl Konuşursam Beni Dinler?" atölyelerinde!

speakingBir çocuğun size hiç karşı gelmemesi, istemediğiniz bir şeyi yapmaması mümkün olamaz. Ama sokaklarda yeleğini giymemek için tepiş tepiş tepinen, annesinin sözünü dinlemeyen hatta onun sesini duymuyormuş gibi davranan asi varlıklar yaratmanın önüne büyük ölçüde geçilebilir.

Çocuklar niye ters davranırlar? 

Çünkü yetişkinler gibi bize: “Biraz zamanın var mı anne? Seninle önemli bir konuyu konuşmak istiyorum” diyemezler ve yanı başımıza oturup, bizi kırmamaya dikkat ederek kendisini anlamadığımızı, onu gerektiğinden fazla baskıladığımızı bize anlatamazlar. Onlar sadece “Aaaaaah!” diye bağırmayı, iyice zıvanadan çıktıklarında vurmayı, en sonunda çareyi bizi umursamamakta bulmayı becerebilirler.

Onları mağara adamı konumundan çıkarıp iletişimi öğretmek biz medeniyet temsilcisi ebeveynlere düştüğüne göre, çocuklarımız hakkında varsayımlarımızı bir kenara bırakıp, küçük de olsa bizden farklı duyulara ve düşüncelere sahip olan bu küçük yaratıklara saygı duymayı (dikkat edin sevgi demiyorum), onu dinlemeyi ve hepimizin amacına hizmet edecek çözümü aramayı hatırlamamız gerekiyor. Zor iş! Ama sadece ilk başta…

Nasıl iletişim kurmalı?

İletişim sorunu, temel olarak anne-babaların çocuklarının hislerini kabul etmemelerinden çıkıyor.

–  Kardeşimden nefret ediyorum!
–  Nefret etmiyorsun, sadece oyuncağını kırdığı için ona kızdın.
– Hayır, gerçekten de ondan nefret ediyorum!

– Hırkamı giymiycem çünkü üşümüyorum.
– Üşüyorsun ama farkında değilsin, bak ellerin buz gibi!
– Ü-şü-mü-yo-ruuuuum! Giy-miy-ceeeeeem!

– Halam çok şişko!
– Hop hop, halan hakkında öyle konuşamazsın!

Bu satırları okuduğunuz anda kendi çocukluğunuzu hatırlamış olabilirsiniz. Evet, bizimle hep böyle konuşuldu! Başka nasıl konuşulabilirdi ki?

Yeni bir konuşma biçimi

Çocuklarla başka türlü, daha etkili bir şekilde konuşmanın bir yolu var… Ağzımızı açmadan önce dilimizi ısırıp, bol bol antrenman yapmamızı gerektirecek bir yol. Çünkü çoğumuz, analarımızdan böyle görmedik…

– Kardeşimden nefret ediyorum!
—  Hımm, sen kızgınsın galiba…

Onu dinliyoruz, hislerini anladığımızı gösteren bir ses çıkarıyoruz, ve hislerini ona tercüme ediyoruz (burada kızgınlık)

– Evet çünkü büyük kırmızı arabamı kırdı!
– Büyük kırmızı arabanı mı? Hay Allah, O arabayı çok seviyordun sen… (hemen durumu düzeltme güdünüze yenilmeyip, onu dinlemeye devam edin ve kendi başına çözüm üretmesi için şans verin)

– Üüühüüü, evet, çok seviyordum!
– Tüh… Bu küçük çocuklar arabalarla nasıl oynamaları gerektiğini bilmiyorlar… (hala ona destek oluyorsunuz, kişiye yönelik suçlama yapmadan konuşuyorsunuz)
– Ama biliyor musun, şimdi odama gidip kırmasını istemediğim her şeyi ortadan kaldıracağım!
– Aaa! İşte bu çok iyi bir fikir! (çocuk çözümü kendi buldu, siz sadece dinlediniz!)

Hırkamı giymiycem çünkü üşümüyorum.
– Yaa… Peki ama ellerin soğuk? Onu dinliyoruz, hislerini anladığımızı gösteren bir ses çıkarıyoruz (hımm/yaa/ooo), hislerini ona tercüme ediyoruz (burada düşünce)
– Çünkü salıncağın zincirleri soğuktu. Onları tuttum. Üşümüyorum, çünkü ben hep hareket ediyorum.
– Haklısın galiba, ben ise hep oturuyorum. Üşüyünce bana haber ver o zaman!

– Halam çok şişko!
– Öyle mi düşünüyorsun? – Sözünü kesme güdümüze yenilmeyip onu dinlediğimizi, hislerini anladığımızı gösteriyoruz.
– Evet! Kocaman bir göbeği vaaar!
– Biliyor musun, büyük insanlara şişman olduklarını söylersen üzülebilirler. İstersen bu senin ve benim aramızda bir sır olarak kalsın.
– Tamam! Şşşşştt!!!

Durumu hemen düzeltme güdümüze “dur” deme fikri bana çok devrimci bir fikir gibi gelmişti. Siz ne düşünüyorsunuz kim bilir. Fakat ne kadar erken kendinizi bu tutuma hazırlarsanız o kadar hızlı meyvesini topluyorsunuz!

Bunların yanı sıra; unutmayın ki ona canının acımadığını söylediğiniz için canı daha az acıyamaz. Bir şeye “üzülme” dediğiniz için daha az üzülemez… Ama duygularına ayna tutarak bir süre kızgınlığını, acısını, üzüntüsünü ifade etmesine izin verirseniz hem bu kötü anlar daha katlanılır olur, hem de daha hızlı geçer. Yeter ki müdahale etme isteğinizi dizginleyin ve onu anladığınızı gösterin.

Ve biraz bekleyin bakalım, acaba o kendi bir çözüm, çıkış yolu bulabilecek mi?

Çocuğumuzla daha iyi iletişim kurmak için uygulamalı tüyolar, “Çocuğumla Nasıl Konuşursam Beni Dinler?” atölyelerinde!

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

6 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Çok beğendim, şunu yapmayın, öyle demeyin gibi birçok şey söyleniyor bizlere ama neyi nasıl yapacağımızı söyleyen az sayıda yazıdan biri, teşekkürler.

  • merhaba,konya dan yazıyorum ankara da SEMİNERLERİNİZ olursa katılmak istiyorum tabi konya da da olsa keşke…. bununla ilgili bilgi nasıl alırım teşeekürler

    • Şefika hanım merhaba, bu talebinizi mail olarak siteye yollarsanız (yorumunuzu da hatırlatarak) size geri dönüş yaparız. Sevgiler