Alternatif Baba Çocuk Eğitimi Çocuk Kültürü Çocuk Psikolojisi

Ne kemanlar kırılsın, ne de çocukların kalbi

Sevdireyim derken nefret etmesine sebep olmayın...

Bir tekerleme uydurdum: “Bu çocuğu projelendirsek de mi büyütsek, projelendirmesek de mi büyütsek?”

Günümüz ebeveynlerinde bilerek, bilmeyerek yapılan bir tutumu ve sonuçlarını konuşalım bu sefer. Tabii ki varabileceği sonuçları öngörmeye çalışalım, ama orası pek belli değil.

Kendime “Nedir proje çocuk?” diye sorsam, kurgulanmış, planlanmış, yetişkin ve toplum beklentilerine göre yolu, yönü çizilmiş bir varlık derim. Eskilerin tabiriyle “doğmamış çocuğa don biçmek” belki de.

Anne-baba olarak “En iyisini ben bilirim, bir bildiğimiz var elbette, benden iyi kim bilebilir” cümlelerinin hayat bulması, kronikleşmesi. Peki, en benzersiz ve değerli gördüğümüz çocuğumuz geleceğe hazırlanırken ne ister, ne düşünür, neye ihtiyacı var? Bu soruları hakkını vererek cevaplıyor muyuz?

Yaşanmış, çarpıcı bir anımla devam edelim.

Pınar, 22 yaşında konservatuar modern dans bölümü öğrencisi. Cıvıl cıvıl bir genç. Gözlerinin içi parlıyor konuşurken. Sohbet ederken kızımın sanatla olan ilgisinden ve onu nasıl destekleyeceğimi soruyorum. Söz onun sanata başlamasına gelince duraksıyor, bir an gözlerindeki ışık soluyor

“Ne istiyor, onu iyi gözlemlemeniz gerek” diyor.
“Tabii, benim de niyetim o.”
“Sevdireyim derken nefret etmesine sebep olmayın, bana öyle oldu.” diyor.

Ve anlatıyor: “Babam daha 4 yaşımda elime kemanı tutuşturdu. Başta oyun gibi geldi ama dersler ağırlaşınca çalmak istemedim. Sana çuvalla para harcıyorum,sen keman sanatçısı olacaksın dedi. Yıllarca zorla ders aldım. Ağlaya ağlaya çaldığımı çok bilirim. Halil abi, ben tam 5 keman kırdım. Her kırdığımda yeniden aldı. Şimdi kendimi buldum, mutluyum ama o günleri unutamıyorum. 6. kemanım kutusunda duruyor, nefret ediyorum dokunmaktan.”

Kendimize şu soruları sormalıyız bence:

Çocuklarımız için hep en iyisini biz mi biliriz?
Bir çocuğun hayatı keşfetmesi için önüne seçenekler sunmak çok mu zor?
Bu şekilde birisi bizim hayatımızı kurgulasa, projelendirse, ne hissederiz?
Bunu yapmaya hakkımız var mı?

Ne kemanlar kırılsın, ne de çocukların kalbi!

Halil Uzel

Hayalim, gri şehir ortasında hayatın yavaş gittiği bir vaha kurmaktı. Kurdum da. Her yaştan kişilerin keyifli, mutlu ve kendisini rahat hissedeceği Toprak Baba Yaşam Merkezi’nin sahibiyim.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız