Çocuk İş Hayatı Kadın Kategorisiz Psikolog Yetişkin Psikolojisi

Ne kadar anne, ne kadar “ben” olmalıyım?

"Çocuklarla ilgilenmekten olmak istediğim kişi olamadım” der miyim acaba?

Küçükken kendimle ilgili hayallerim vardı: Yazar ya da şair olacaktım. Sonra genetik mühendisliğine, sonra da tıbba geçtim, ama “dünya çapında araştırmacı” ve aynı zamanda “yazar” olma umudundan vazgeçmedim.

Kendini değerlendirmek, gelecekten beklentilerini, olmak istedikleriyle olduğu arasındaki farkları tartmak her zaman o kadar kolay veya rahatlatıcı değil. 40 yaşıma birkaç yıl kaldı. Üç beş yazı, bilimsel makale falan yazdım ama ne romanım var, ne Nobel ödülüm. İşin kötü tarafı, “başarı”nın ne kadar uçucu bir şey olduğunu anlamış durumdayım: Sıradan bir psikiyatrist kitabı yazmak ya da birkaç tane ortalama araştırma yayınlamak da artık kesmeyecek. Romanın bestseller olsa ne olur, araştırmanla ödül alsan ne olur? 1963’ün bestseller romanlarından kaç tanesini hatırlıyoruz?  İnsanlık tarihini değiştirecek bir şeyden veya Nobel’den aşağısı beni kurtarmıyor. Onun için de geç kalmışımdır herhalde!

Peki o zaman, bir unvan sahibi olayım bari.
Anne oldum iki kez, şahsi olarak en değerli unvan da annelik. Ama bir kez çocuğun zor zamanlarını halledince annelik de yetmiyor insana!
Dernek başkanlığı yaptım, bitti bir süre sonra, sadece güzel anıları var geride. Oxford’da falan kendime ait kürsü kursaydım, bir de üç çocuk yapsaydım, üzerine de dünya sağlık örgütü başkanı olsaydım… O zaman bunların hepsini bir arada yapmış olmaktan dolayı aferin derdim belki kendime. Eee, best seller roman yazmanın kesmeyeceği bir bünyeden bahsediyoruz, kolay değil!

Şimdi, çocuklar da az çok kendilerini kurtarmaya başlamışken, iki yol uzanıyor önümde:
Daha yoğun  bir çalışma hayatını tercih edebilirim.  Anneliğin kaçınılmaz bir öğesi olan vicdan azabını göze almam gerekir bu durumda. Ya da daha kendime dönük, çocuklara zaman ayırdığım bir çalışma temposunda yazmaya ve terapi yapmaya odaklanabilirim. Vicdanım da, ben de pek rahat oluruz. Ama çocuklar büyüyünce “Neden daha büyük bir hırsla asılmadım ki istediğim şeylere? Çocuklarla ilgilenmekten, olmak istediğim kişi olamadım” der miyim acaba?

Dedim ya, tatilin bir noktasından sonra insan kendini, yaşamını gözden geçirmeye başlıyor. Eğer sorular sormaya başladıysan hayatınla ilgili, cevapları öyle bir yazıda bitecek kadar kolay olmuyor. Yetenek ve zayıflıklarının ne olduğunu, bunlarla istediklerinin ne kadarını yapabileceğini anlamak kadın erkek herkes için zor. Hele bir de annelik girince işin içine, kararlar daha da karmaşık oluyor.

Erkekleri bu açıdan kıskanıyorum! Babalık için bir mesleki fedakarlık yapmak zorunda hissetmiyorlar kendilerini.

Hayatımla ilgili nihai kararı bu yazımda da veremedim. Ama kadınların daha da zorlu yaşadığı iş hayatı ve çocuk ikileminin üzerinde daha çok düşünmem ve yazmam gerektiğine karar verdim. Belki işe yaramak, sadece Nobel ve Oxford ile olmuyordur. Belki yazdıklarımı okuyan birkaç kişinin biraz daha az yalnız hissetmesi de uzun vadede anlamlıdır. Madalya takmadığın  başarılar vardır belki hayatta, kim bilir? Yazmaya devam o zaman! Hangi yolu seçersem seçeyim, yazmak her zaman küçük de olsa bir anlam katabilir birilerinin hayatına…

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 23 Ağustos 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Uzm Dr. Defne Eraslan

Uzm Dr. Defne Eraslan

ALTERNATİF ANNE UZMANI | Erişkin Psikiyatristi, Bilişsel Davranışçı Terapist. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu, yine Ege Üniversitesinden Psikiyatri Uzmanı ünvanı aldı. Üniversite öğrencileri ile çalıştı, bir süre ilaç sektöründe yöneticilik yaptı. Acıbadem Üniversitesinde Yardımcı Doçentlik yaptıktan sonra şimdi kendi ofisinde çalışıyor, part time öğretim üyeliğine devam ediyor. İki çocuk annesi.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Ben sizin yazdıklarınıza bir de çalışmayı sevdiğiniz, kariyeriniz de bir kenarda dursun istediğiniz için size uzaylı muamelesi yapan toplum baskısını eklemek istiyorum. Ben kendimden fedakarlık yapıp işimin yanı sıra hem evime hem de çocuğuma yetmeye çalışıyorum. Çocuğuma yetemediğimi de düşünmüyorum. Bu noktada problem yoksa istediğim gibi istediğim azimle çalışabilmeliyim. Anneyim diye “ben artık öylesine çalışırım çocuğum var” demek zorunda değilim.Bu konuda biraz dertliyim 🙂 Yazınız gerçekten iyi geldi. Teşekkürler.

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör