Alternatif Anne Ödülleri Çocuk Psikolojisi Kategorisiz

Ebeveynler Dikkat: Bir narsist yetiştiriyor olabilirsiniz!  

Ebeveynlik yöntemimizle narsisizm artışına sebep olabilir miyiz?

boy-183306_1280Farklı ebeveynlik yöntemlerine ilişkin daha fazla bilgi edinmek ilginizi çeker mi? Bu konuda, “Danimarka Usulü Ebeveynlik” kitabına denk geldim.

Son zamanlarda narsisizm büyüyen bir salgın hastalık halini almaktadır. Bazı çalışmalar 1980-1990 yıllarından itibaren genç insanlarda, oldukça ürkütücü olarak, narsisizmin iki kat arttığını iddia etmektedir. Narsistlerin özelliği kendilerine çok fazla odaklanarak başka insanların ihtiyaçlarını gözden kaçırmalarıdır. Bu durum, ilişkilerine ve uzun dönemde genel mutluluklarına ciddi zararlar verebilir. Bu salgının ebeveynlik yöntemimizle bir ilgisi olabilir mi?

Hepimiz methiyeler düzülen ve sürekli tapınılan çocuklarla karşılaşmışızdır. Sürekli övgünün çocuklarda başarı ve kazanmanın temel unsuru olduğuna birçokları tarafından uzun süre inanıldı. Hepimiz çocuklarımızın özel olmasını isteriz. Fakat bazıları, çocuklara yapılan övgülerin başkaları ile iletişim kurmamızı sağlamaktansa uzaklaştırdığının ve yalnızlaştırdığının halen farkına varamamışlardır. Bizim başkalarıyla bağlantı kurabilme becerimiz -onlardan ayrışmak ve uzaklaşmak değil- mutluluğun asıl temelini oluşturmaktadır.

Bir narsist yetiştirmenin en etkili panzehirlerinden birisi empati kurmayı öğretmektir. Empati, muğlak bir konu gibi görünebilir ancak Danimarka gibi bazı ülkelerde empati, Matematik ve yabancı dil öğrenimi kadar önemli sayılmaktadır. İlginç şekilde, Danimarka 40 yıldır art arda dünyadaki en mutlu ülkeler arasında seçilmektedir. Acaba bu, empatiye odaklanmalarının bir sonucu olabilir mi?

Danimarka gibi bazı ülkelerde empati, Matematik ve yabancı dil öğrenimi kadar önemli sayılmaktadır.

Empati temelde, başkalarının duygularını fark etme ve anlayabilme becerisidir. Kendini başkalarının yerine koyabilmektir. Eskiden insanlar bebeklerin empati duygusu olmadan doğduklarına inanmaktaydı fakat bu basitçe doğru değil. Hepimiz genetik olarak empati ile yaratılmış durumdayız. Çalışması için öğrenmemiz gereken sadece hatları nasıl birleştireceğimiz. Ebeveynlerin empatinin başlıca örneklerini oluşturmalarından ve kendilerinin empatik olmak için alıştırma yapmaları gerektiğinden bu konudaki sorumlulukları çok büyüktür. Çocuğun evde maruz kaldığı her şey empati gelişimi için kritiktir.

Aşırı korumacı ebeveynlerin, bazılarının narsisrdeyimiyle helikopter anne-babaların, çocuklarının empati kurma becerileri olumsuz etkilenmektedir. Bu ebeveynler genellikle çocuklarının başarısız olmalarına izin vermekten veya şiddetli duygular yaşamalarından korkarlar ve çatışmayı engellemek için her şeyi yapıp çocuklarının her türlü isteğini yerine getirirler. Bazen çocuklarını ‘korumak’ için gerçek tepkilerini saklarlar. Bu aslında çocukların, başka insanların duygularını okuyabilme kabiliyetini engeller ve sonuç olarak empati eksikliğine yol açar.

Örneğin, eğer bir çocuk sporda kaybediyor veya kötü oynuyorsa, helikopter anne-babalar onlara harika oynadıklarını söyleyerek başarısızlık duygularından çocukları ‘kurtarmaya’ çalışırlar. O duygu içinde kalmalarına izin vermektense, bir başkasını suçlayabilir ya da saha şartlarının olumsuzluğunu öne sürebilirler. Aslında yenilgiden kaynaklı üzüntü hepimiz için çok önemli bir tecrübedir. Sadece kendimizi anlamamıza yardımcı olmaz, aynı zamanda yeniden gerçekten denememizi sağlayan gücü bulmamıza yardımcı olur.

Çocuklara tüm duyguları hissetmenin ne kadar çok normal olduğunu gösterirsek, onlar da o kadar istikrarlı olurlar. Onları ‘negatif’ duygulardan korumaya çalışma ve sürekli olarak önemsiz başarılar için boş ve sahte övgülerde bulunmak kağıttan ev yapmak gibidir. Koca kötü kurt geldiğinde ne olacak peki?

Belki de çok şaşırtıcı olmayarak, aşırı korumacı ailerden gelen çocuklar narsisizme, endişeye ve depresyona daha yatkın olanlar oluyor.

Empatiyi kolaylaştırmaya nasıl yardımcı oluruz?

  • Kendinize sorun: Ne kadar empatiksiniz? Başkalarını yargılıyor musunuz yoksa anlamaya mı çalışıyorsunuz? Unutmayın, çocuğunuz sizi yansıtıyor.
  • Çocuklarınıza empati dilini geliştirmelerinde yardımcı olun. Onlara başkalarının duygularını yargılamaktansa anlamalarında yardımcı olun. “Sophia kızgın mıydı?“ “Sence neden kızgındı?“ “Peki bu olan hakkında sen ne düşünüyorsun?” Ama “Sophia buna kızmamalıydı!” değil. Bu çocuklarınızın başkalarının duygularını aşağılamaktansa onları düşünmeye alışmalarına yardımcı olur.
  • Okuyun. Araştırmalar çocuğunuza okumanın empati seviyelerini önemli derecede arttırdığını göstermektedir. Sadece güzel kitaplar okumak değil, her türlü duyguyu kapsayan kötü ve tatsız kitapları da okuyun. Üstesinden gelebilecekleri bir seviyede bile, gerçeklikle karşılaşmak dürüsttür ve empatiyi ciddi anlamda geliştirdiği ispat edilmiştir.
  • Bir empati aplikasyonu indirin. Günümüzde çocukların oynadıkları oyunlar sırasında onları farklı yüz ifadeleri seçme durumunda bırakan bir çok empati aplikasyonu bulunmaktadır. Bu empatiyi teknoloji ile özendirmek için eğlenceli bir yol.
  • Çocuğunuzun daha fazla oynamasına izin verin. Helikopter anne-babalar bazen en ufak didişmede çocuklarını ‘korumak’ için müdahalede bulunurlar. Fakat çocuklar yaşıtlarından çok fazla şey öğrenirler. Çocukların oyunlarında tapınmalar veya özel övgüler yoktur. Kendilerine hakim olmayı ve elzem bir hayat dersi olan başkalarıyla birlikte olmayı öğrenirler. Bazı zamanlar, en iyi dersi veren, zor çocuklarla nasıl başa çıkılacağının öğrenilmesidir.

Dolayısıyla bir dahaki sefere kendinizi çocuğunuzu fazla överken bulduğunuzda ya da onları zor bir duygudan kurtarmaya çalıştığınızda, çocukları üstünde yücelttiğiniz kaidelerin yalnızlık anlamına geldiğini ve çocukların her duyguyu yaşaması normal olduğunu hatırlamaya çalışın. Çocuklar, başarısızlığın ne olduğunu ve hem kendilerinin hem başkalarının yoğun duygularını ne kadar öğrenirlerse, o kadar iyi kalpli ve empatik olurlar. Bunlar da bildiğimiz üzere daha fazla iletişim ve mutluluk için zemini oluşturmaktadır.

Jessica Alexander “Danimarkalı Yöntemi Ebeveynlik: dünyadaki en mutlu çocukları yetiştirme kılavuzu” ortak yazarlarından biridir. 14 yıldır Dane ile evlidir, 4 dil konuşmaktadır. Kocası ve 2 çocuğuyla Roma’da yaşamaktadır. Bu yazı Sharon Praissman tarafından 18 Haziran 2015 tarihinde Psychology Today sayfasında yayımlanmıştır.
Çeviren: Sanem Yıldız
Sanem Yıldız

Sanem Yıldız

1981 doğumlu. 1999 yılından beri amatör olarak fotograf ıle ilgilenmekte. Lisans ve yüksek lisans eğitimini ODTÜ'de tamamladı. İkinci yüksek lisansını SciencesPo Paris'de yaparken küçük kızını yurt dışında büyütme tecrübesi edindi. 2012 doğumlu bir kız çocuğu annesi.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör