İş Hayatı Kategorisiz

Mutlu kadın, mutlu aileler ve mutlu bir dünya

O gün DUR dedim kendime. DUR ARTIK!

Mutlumutlu dünya olmak için istediğim iyi bir kariyer miydi? Çalışıp kendi ayaklarımın üstünde durmak mıydı? Bunun için canıma dişime takıp 18 yaşımdan beri çalışmamış mıydım?! Çalıştıklarımın meyvesini tam yemeye başlamışken içimde tarif edemediğim bu derin boşluk neyin nesiydi?

Sıkılmıştım artık, hem de çok fazla. Güzel kıyafetlerim, topuklu ayakkabılarım, havalı bir kartvizitim vardı.

Nisanda açan çiçekleri plazanın 13. katından seyretmekten, bütün enerjimi egosu tavan yapmış insanlarla geçirmekten, güler yüzlü maskemi takıp sonsuz sabrımı saçma sapan insanlara göstermekten sıkılmıştım. Akşam eve geldiğimde tek bir kelime konuşmak istemiyor, tükenen sabrımı ve enerjimi eşime gösteremiyordum.

Hastasın! Çalışmak zorundasın, hastalanamazsın. Akşam kocanla kavga ettin belki yahu kafan bozuktur. Ama çalışmak zorundasın. 365 günde zar zor kopardığın 1 haftalık senelik iznine çıktığında ise binlerce kez telefonla aranır, tatilinden bir halt anlamazsın.

7 aylık hamilesin tansiyonun fırlar, doktorun riskli olduğunu 2 gün işe gitmemen gerektiğini söyler. Bir telefon çalar; ‘iş daha önemli, düşecek çocuk evde de düşer, iş yerinde kan revan içinde de düşer’ der telefonun ucundaki diğer kişi.

O an lanet okursun. Ben önemli değilsem, karnımdaki bebek önemli değilse ne için bunca çalışmak, havalı kartvizit ve ay sonunda hesabına yatan rakam? Sabrım tükenmişse, özel hayatıma özen gösteremiyorsam, evimi bir otel olarak kullanıyorsam bunca sene ne önemi vardı ki?

Köyünde fasulye yetiştiren insandan daha mı mutluydum ay sonunda hesabıma yatan sanal paramla?!

O gün DUR dedim kendime. DUR ARTIK! İzni hak ettiğin tarih itibari ile evinde oturuyorsun keyfini çıkaramadığın hamileliğinin son 2 ayını ayaklarını uzata uzata yatıyorsun ve işinden ayrılıyorsun. Bu çocuğu yapmayı bildiysen bakmayı da bileceksin. Kusura bakma belki haftada 5 kez gittiğin lüks restaurantlarda yemek yiyemeyeceksin, pahalı kıyafetler giyemeyeceksin ama sana hayatını vadediyorum, dedim kendime.

O kararın üstünden 16 ay geçti. İşten ayrıldım, oğlum 1 yaşına bastı. Eşim durumdan o kadar memnun ki 6 senelik evliliğimizi sorguladığımda “şu son 1 yılımız kadar hiç mutlu olmamıştım; bir aile olduğumuzu hissettim” dedi. Ben de öyle. Bahar geldiğinde dışarıda çimenlerin üstüne oturarak saatlerce etrafı izledim. Oh be dedim dünya varmış. Meğer çiçekler açıyormuş. Güneş aydınlatıyormuş. Ben bunca sene plazanın 13. katında siyah film kaplı camlardan izliyormuşum dünyanın renklerini.

Çocuk bakmak dünyanın en zor işi ama en güzel işi de. Onun hergün yeni hareketler yaptığını, büyüdüğünü izlemek, oğlumla yürüyüşler yapmak, hayatı onun gözünden bir daha keşfetmek, yıllardır dolabın bir köşesinde kalan resim boyalarımın tekrar su yüzüne çıktığını görmek, arkadaşıma istediğin zaman görüşebiliriz bana hergün müsait diyebilmek,  güzel bir yemek sofrası hazırlamak en büyük keyfim oldu.

Otoriter bir kariyer kadını kabuğumun altından domestik bir kadının çıkacağını nerden bilebilirdim!…

Tekrar çalışır mıyım çalışmaz mıyım şu anda bunu hiç düşünmüyorum. Son bir yıla kadar hayatımı planlayarak yaşadım. İlk defa plan yapmadan düşünmeden yaşıyorum.

Ben mutluyum.

Ben mutlu olunca evliliğim daha da güçlendi.

Ben mutluyum.

Eşim daha mutlu, işe gülerek gidiyor.

Ben mutluyum.

Çocuğum mutlu.

Bir kadın mutluysa herkes mutlu, bir kadın mutsuzsa bütün dünya mutsuzdur.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 15 Mart 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Güzin İnce

Güzin İnce

Rüzgar'ın annesi; Tufan'ın eşi, evinin süpürgeli kraliçesi. Yüksek öğrenim hayatına İngiltere'de başlamak üzereyken aşık olup evlenmeyi ve yurtta kalmayı tercih etmiş olup, eğitimini Anadolu Üniversitesi'nde devam ettirip 2005-2012 yılları arası finans ve bankacılık sektöründe çalıştı. 22/02/2012 tarihinde ailesine sevimli bir küçük adamın katılmasıyla bu mesleği daha fazla icra edemeyeceğini düşünüp süresiz bir izne çıktı. Şimdilerde kendimi oğluna, kocasına, evine adamış olup, profesyonel anne olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte:) Pilates yapmayı, ata binmeyi, tenis oynamayı, her türlü sporsal aktivitenin içinde bulunmayı seviyor. Bu annelik yolculuğunda her gün her gün hayatı yeniden öğrenip unuttuğu çocuk masumiyetine döndüğü için mutlu. Hayatı yaşamayı seviyor!

7 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Yazınız cok güzel bır seyı merak ettım uzun zamandır ewdesınız sıkılmıyormusunuz ? Bende yogun bır tempodan dınra işten ayrıldım vee oglum rüzgar a sahıp oldumm o yogun tempodan sonra ewet 6 ay kafar cok keyıflı fakat sonra bı bosluk oluyo sureklı aynı seylerı yapmak rutinlik mutlulugu törpülüyor maalesef !

  • hayır sıkılmıyorum çünkü evde pek oturmuyorum:) oğlumla sürekli geziyoruz. çocuk olunca arkadaş ortamında ona göre değişiyor ve çocuklu annelerle arkadaş oluyorsunuz. onlarla geziyoruz doğum günü partileri oluyor. spora gidiyorum, rüzgarıda yanımda getiriyorum oda toplarla oynuyor. yazın hele daha keyifli oluyor 🙂

  • Çok tanıdık bir durumu ne güzel yazıya dökmüşsümüz. Be nde benzer bir durum yaşadım. Ama bir süre sonra rutin sıkıcı gelebiliyor. Sanırım hem çalışıp hem ev hayatının yürutülenileceği partime çalışma sistemi hepimizi daha mutlu edecek. En azından çocuklarımız biraz ele gelene kadar çalışmayıp, yuva zamanı partime daha sonra normal çalışma hayatı şeklinde çalışmak güzel olacaktır.

    • maalesef türkiyede böyle bir sistem oturmadı keşke olabilseydi. yurt dışl
      ında yaşayan arkadaşlarım dediğiniz gibi parttime çalışıp çocuğuna bakabiliyor ama türkiyede hamile olduğu öğrenildiği anda işten çıkartılan kadınlar var. 4-5 sene çocuğunu büyütüp yeniden iş hayatına dönmek istediğinde ise ya bıraktığın pozisyonun altında başlıyorsun ya da iş bulamıyorsun. keşke mümkün olabilseydi…

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör