Gülüş'ün Köşesi Kitap

Montessori öyküleri

Montessori eğitim sistemi temel alınarak yazılmış yalın, şiir gibi öyküler...

Kitabın başlığını ilk gördüğümde aklıma, bir zamanlar çocuğunu Montessori metoduyla büyütmeye gayret eden bir arkadaşımın sözleri geldi: Hafızama kazınan şekliyle sözler şu şekildeydi:

Montessori’de masallara yer olmadığını biliyor muydun?

Redhouse Kidz “Montessori Öykülerim” başlığında kitaplar yayınladığına göre, bir şeyi yanlış anlamış olmalıydım. Ne mutlu ki artık 1001 Çiçek Çocuklar Evi Montessori Önokulu’nun kurucusu Hilal Mutlusoy Öktem’i tanıyordum. En iyisi kendisine sormaktı.

Öktem’in aydınlatmalarıyla anladım ki mesele, çocuğa yaşına uygun olmayan soyut olaylar sunmamakla ilgiliydi: Süpürgeli cadılar, arabaya dönüşen balkabakları, kurdun karnından kurtarılan kızlar ve hatta prensesler bile belli bir yaştan önce sunulmuyordu çocuklara. Redhouse’un kitaplarını daha da merak etmek için sebeplerim vardı şimdi.

Montessori Öykülerim serisinde Montessori eğitim sistemi temel alınarak yazılmış yalın, şiir gibi öyküler var. 3 yaş ve sonrasının severek ilgileneceği küçük öykülerde Liv ve Emma adlı iki kız kardeş, gündelik hayatlarında sorunlarla karşılaşıyor, türlü deneyimler yaşıyorlar.

Her kitabın sonunda konuya uygun bir de etkinlik önerisi bulunuyor. Son yıllarda anne babalar, bir kitabın öylesine okunup kapanmaması gerektiğini anlamış durumdalar. Hayal gücü geniş olmayanlar için bu aktiviteler, kitabı hemen rafa kaldırmamak için güzel bir başlangıç sunuyor…

Montessori pedagojisi üzerine uzmanlaşmış ve bir Montessori atölyesinin kurucusu olan Fransız yazar Ève Herrmann, bu öyküleri kendi iki kızından esinlenerek kaleme almış. Detay isteyenleriçin işte ilk kitapların temaları:

MİSAFİR GELİYOR

Bugün Liv ve Emma’nın evine misafir geliyor. Onlara güzel bir ekmek yapmak istiyorlar ama hangi tarifi kullanacakları üzerine bir türlü anlaşamıyorlar. Ekip çalışması konusuna değinen bu öykünün sonunda, kitapta yapılan ekmeklerin tarifi bulunuyor.

ODAMIZI TOPLUYORUZ

Liv ile Emma bütün gün oyun oynadılar, şimdi odalarını toplamaları gerek. Her şeyi tek bir yerde toplasalar aradıklarını bulmaları çok zor olacak; oyuncakları nasıl düzenleseler de onlara kolayca ulaşsalar?.. İki kız kardeşin bu öyküsünde, eşyaları toplarken nasıl sınıflandırma yapabileceğimiz anlatılıyor. Kitabın sonunda çocukların odalarını toplarken oynayabilecekleri bir oyun önerisi bulunuyor.

YARALI KUŞ

O gün Liv ile Emma resim yaparken pencereye bir kuş çarpar. Bahçeye koştuklarında kuşun yaralandığını görürler. Ne yapmalı, bu kuşu nasıl iyileştirmelidirler?.. Hayvanları gözlemlemek ve iyileştirmek konusunu ele alan öykünün sonunda iki farklı türde baştankara kuşunu yakından tanıyoruz.

YAZLIK ELBİSE

Sonunda yaz gelmişti. Liv mavi elbisesini giymek için sabırsızlanıyordu, ama elbise artık ona çok kısa geliyordu. Kardeşi Emma’ya ise tam olmuştu. Elbisesini vermek istemeyen Liv çok sinirlendi. Bu öfkeyle nasıl başa çıkmalıydı?.. Kitapta ayrıca öfkeyle nasıl başa çıkabileceğimize dair bir etkinlik önerisi bulunuyor.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız